Rusya son iki aydır Çeçenistan''da dünya tarihinin en büyük soykırımını gerçekleştiriyor. Başta Türkiye, Türk ve İslam Dünyası olmak üzere bütün dünya bu zulmü sadece seyrediyor. Rusya AGİT Başkanının Çeçenistan''a gitmesine bile izin vermiyor. Kosova''ya müdahale eden güçler; Çeçen halkının (sivil, çocuk, yaşlı, kadın) öldürülmesine seyirci kalıyorlar. AGİT''in prensip ve kararları işlemiyor. Büyük bir pazar olan Rusya''yı gücendirmemek yani menfaatleri için bu zulme dolaylı da olsa ortak oluyorlar. 1996 yılında Çeçenistan ile Rusya arasında imzalanan "Hasanyurt Antlaşması"na göre; Çeçenistan 2001 yılında yapılacak bir referandum ile geleceğini tayin edecekti. Bu anlaşma aslında bir göz boyama idi. 1997 yılında Rus ordusunun Çeçenistan''dan çekilmesini sağlayan emekli general ve o tarihte Yeltsin''in danışmanı Aleksander Lebed, bir nevi "Barış Güvercini" olarak tanıtıldı. Aslında Lebed, Rus Ordusunun zafer kazanamayacağını teşhis etmişti. Çeçenistan işgali için, bu anlaşma hile ve tuzak idi. Rus ordusunun yeniden "reorganizasyon"a giderek hazırlık yapması gerekiyordu. Ve gerekli hazırlıkları yaparak Dağıstan''da savaşı bizzat Ruslar başlatmış oldu. Şamil Basayev ve askerleri Dağıstan''a yardım için gittiler. Yardıma gitmemiş olsalardı dahi Rusya''nın Eylül 1999''da Çeçenistan''ı bombardımana başlaması ve 1 Ekim 1999''da Rus ordusunun Çeçenistan''a üç koldan girerek işgali zaten planlanmıştı. Rusya AGİT İstanbul Zirvesine kadar bu işgalin biteceğini ön gördü. Ama Çeçenlerin kahramanca direnişi ile planları aksadı.
Rusya''nın Hasanyurt Antlaşmasını göz boyamak için yaptıkları biliniyordu ve Rus saldırısının bu kadar erken olacağı da zannedilmiyordu. Ancak 1999 Duma seçimleri, 2000 yılında yapılacak devlet başkanlığı seçimleri ile Rus halkının sefaleti sebebiyle Çeçenistan''a müdahale edildi. Rusya''da 300 kişinin ölümüne sebep olan patlamaları Putin ve adamlarının yaptığını Rus gazeteleri yazdı. Kuzey Kafkasya ve Çeçenistan''da devam eden savaş 1994-1996 ve 1999 Eylül''ünde başlamış değildir. Rusların ve bütün dünyanın kabul ettiği gibi bu savaş 400 yıldır devam etmektedir. Bazı dönemlerde kesintiye uğramış gibi görünen bu mücadele bugüne kadar gelmiştir ve Çeçenistan ve Kuzey Kafkasya milletleri tam bağımsızlığa kavuşuncaya kadar da bu savaş devam edecektir.
Çarlık rejimi yıkılınca Kuzey Kafkasyalılar 11 Mayıs 1918 yılında bağımsızlıklarını ilan ederek "Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti"ni kurmuşlardır. Aynı tarihlerde Kafkasya''da bulunan Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan da bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. Komünist rejim yeniden Kafkaslar''a hakim olunca Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan Sovyetler Birliğine cumhuriyet statüsünde katılırken; Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti ise cumhuriyet statüsünde değil 7 ayrı özerk bölgeye ayrılarak Rus sınırları içine alındılar.
Sovyetler Birliği dağılınca Azerbaycan hariç, problemsiz bir şekilde Sovyetlerden ayrılırken; cumhuriyet statüsünde olmayan Kuzey Kafkasya özerk bölgeleri, zorla Rusya Federasyonu adı ile kurulan Rusya''nın sınırları içine alındı. Rusya''nın hukuken böyle bir hakkı yoktur. Kuzey Kafkasyalıların hukuku çiğnenmiştir. Kuzey Kafkasyalıların "hamisi" yoktur. Türkiye, İslam dünyası, İslam Konferansı Teşkilatı, AGİT ve Birleşmiş Milletler Kuzey Kafkasya halklarını Rusya''nın zulmüne bırakarak bir anlamda Rus zulmüne ortak olmaktadırlar. Devletlerarası hukuk normları çiğnenmiştir. Kuzey Kafkasya halklarının insan hakları ve hukuku gaspedilmiştir. Çeçenistan Rusya''nın yaptığı bu zulmü ve haksızlıklara ilk olarak demokratik bir tavır koyarak karşı çıkan ve Rusya''ya başkaldırdığı için bunun faturasını çok ağır ödemiştir. Sadece 1994-1996 arasında yüzbin şehid vermiştir. Ruslar mağlup edilmiş ama Rus Ordusu bu yenilginin acısını almak için Eylül 1999 başında yeniden saldırmıştır. Ama Rusya yine yenilecektir.

