Kaydet
a- | +A

Ermeniler asırlarca Roma ve bilahare Doğu Roma (Bizans)ın zulmü altında inlediler. Selçuklu Devletinin 1071 Malazgirt zaferinden sonra Anadolu''nun fethi ile huzur, adalet, insan hak ve hürriyetlerine ve dinlerini serbestçe yaşama haklarına kavuştular. Osmanlılar zamanında Türk-İslâm kültürü ile kaynaşarak mimari ve çeşitli sahalarda Osmanlı kültürünün gelişmesinde önemli hizmetler ifa ettiler. Bürokrasi ve devlet idaresinde yüksek makamlara gelerek, Osmanlının idare yapısında önemli rol oynadılar. Osmanlı, azınlıkların hiçbirine ayırımcılık yapmadı. Tanzimattan sonra ise azınlıkların bürokrasi, siyaset, idare, ekonomik sahada rolleri çok daha artmıştır. "Minorities and The Destruction of The Ottoman Empire" isimli eserin 259. sayfasında 1912 yılında İstanbul Ticaret ve Sanayi Odası''na kayıtlı 30 bin tüccarın %25''i Ermeni, %45''i Rum ve ancak %15''i Türktür. 1071''den önce Bizans, soykırım, sürgün ve çeşitli yollarla başvurarak Ermenileri kendi imparatorluk toprakları üzerinde dağıtmıştır. Oysa Osmanlı bu insanlara adaleti ile muamele etmiştir. Hatta Osmanlı tarafından Ermeniler "Millet-i Sadıka" olarak özel muameleye tabi tutulmuştur. Osmanlıyı yıkmak, parçalamak isteyenler, azınlıkları Osmanlıya karşı kışkırttıkları gibi; misyoner okullarında beyni yıkanıp, Türk, İslam ve Osmanlı düşmanlığı aşılanan Ermenileri Batı (bilhassa Rusya, İngiltere, Fransa) bu amaç için kullandılar. Geçmişte olduğu gibi Osmanlının yıkılışından sonra da Batı, Ermenileri kendi emperyalist emelleri uğruna kullandılar. Ermenileri bir limon gibi kullanıp, sıktıktan sonra çöpe attılar. Osmanlıları yıkmak için Rumların eline "Megalo idea" ve Ermenilere de "Büyük Ermenistan" hayalini milli hedefleri olarak telkin ettiler. Ve gerek Rumlar gerekse Ermeniler Osmanlının yıkılış devresinde çok kan döktüler. Ermeni ve Rumlara soykırım yapılmadı. Ama Rum ve Ermeniler gerçekten Anadolu''da soykırım yaptılar. Şayet Batı''nın oyununa gelmeselerdi, bugün Anadolu ve İstanbul''da 7 milyon Rum 4 milyon Ermeni olarak Türkiye''nin en zengin tabakası ve hatta Türkiye''nin ekonomik imkanları onların elinde olacaktı. Döktükleri masum kanlarla ve yaptıkları soykırımla Anadolu''da barınamaz hale geldiler. Bugün Rumların sayısı 2-3 bin, Ermenilerin sayısı 40 bindir.

Balkanlar''da bazı Hıristiyan azınlıklar Osmanlı''dan ayrılıp bağımsız olunca; Ermeni komitacıları "Vilâyet-i sitte" (Altı Vilayet)te yani (Bitlis, Diyarbakır, Erzurum, Elazığ, Van, Maraş''ta) Büyük Ermenistan kurma hayali ile Müslümanları katletmeye başladılar. Çünkü Amerikalı Tarihçi Magie''nin eserinde 1912 yılında bu 6 vilâyette Ermenilerin sayısı %26.5''tir. Müslümanların sayısı ise % 65''tir. (sayfa 419) Aradaki bu büyük nüfus açığını kapatmak için katliamlara giriştiler ve bu 6 vilayetin Müslümanlarını göçe zorladılar. Ermenilerce öldürülen Müslümanların yüzlerce toplu mezarı ve bu katliamlarıyla ilgili binlerce belge, Osmanlı Arşivinde mevcuttur. Türk Dışişleri devamlı savunmada kalarak hatalı hareket etmiştir. Türkiye, Ermenilerin soykırımını belgelerle dünya kamuoyuna nedense arz etmemiştir. Bazı güçler bizleri ilerici-gerici, sağcı-solcu, sosyalist-milliyetçi, Alevi-Sünni ve Türk-Kürt senaryoları ile devamlı oyalamışlardır. Bazı Ermeniler Birinci Dünya Savaşında Rus ordusuna katılıp, Osmanlı ordusunu arkadan vurdular. Müslüman ahaliye askeri ve terörist saldırılarıyla katliamlar yaptılar. Osmanlı Hükümeti Ermenilere tehcir (göç ettirme) kararı aldı ama kesinlikle katliam ve soykırım yapılmadı. ABD sözde Ermeni soykırımı ile uğraşacağına kendi tarihçilerinin eserlerinde itiraf ettikleri gibi 50 milyon Kızılderili katliamını kınayan karar çıkarsınlar...