Bir ülkenin sadece cumhuriyet olması yeterli değildir. Demokrasi olmazsa, cumhuriyet bir nevi hanedan cumhuriyetine dönüşebilir. Suriye''yi 30 yıl dikta bir rejim ile idare eden Esad (Esed) uzun yıllar büyük oğlu Basil''i halef olarak yetiştirdi. Hırslı olan ve kendini devlet başkanlığına hazırlayan büyük oğlu aşırı hız düşkünü idi; ancak 1994 yılında geçirdiği bir trafik kazasında ölünce, bu sefer diğer oğlu Beşar''ı 6 sene içinde yetiştirmeye çalıştı. Oğlu Beşar, 34 yaşında olup İngiltere''de eğitimini tamamlamış ve göz doktoru çıkmıştır. Aynı zamanda bilgisayara ve internete meraklı bir insandır. Mütevazı, gösterişten hoşlanmayan, ılımlı, dürüst ve modern kişiliğe sahip Beşar, 6 yıl içinde orduda albaylığa kadar yükseldi. Babasının ölümü ile orgeneral rütbesine terfi ettirilerek başkomutanlığa getirildi. Anayasadaki 40 yaş sınırı, parlamento tarafından 34''e indirildi. Baas Partisi Beşar''ı devlet başkanlığına oybirliği ile aday gösterdi. 15 yıl sonraki ilk kongresinde Beşar''ı Baas Partisi''nin genel sekreteri olarak partinin lideri seçti. Muhtemelen 25 Haziran 2000 tarihinde parlamentonun oybirliği ile devlet başkanlığına seçilecektir. Baas Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Süleyman Kaddah: "Yoldaş, seninleyiz ve misyonumuza seninle devam edeceğiz" derken Baas''a bağlı 7 parti bu konuda Beşar''ı desteklemiştir. Tilki politikası ile "Ortadoğu''da Mısır''sız savaş; Suriye''siz barış olmaz" hükmü, Esad''ın Ortadoğu''daki siyaset düsturu olmuştu. Beşar''ın, babasının boşluğunu doldurması zaman alacaktır. Birçok ihtilaflarla karşılaşacağı muhakkaktır. Daha ilk ihtilaf cenaze namazında başladı. Sünni din görevlisi Said Ramazan El Muti, namazı Sünni esaslara göre kıldırdı. Az sonra Şii din adamı Şeyh Gazal''ın isteği ile Nusayri esaslarına göre kılındı. Bu namaz televizyondan görüntülenmedi. Esad''ın kardeşi Türkiye''ye gizlice gelerek destek istedi. Ankara kendisini dinledi ama desteğini Beşar''a verdi. Müslüman kardeşler isyanında da Ankara Esad''ı desteklemişti. (O tarihteki Şam Büyükelçisinin ifadesi) Bu katliamda Hama''da 20 bin Sünni öldürüldü. Katliamı yapan o zamanki Savunma Tugayının komutanı Rifat Esad idi. 1983 yılında ordunun desteği ile iktidara geçmek isteyince sürgüne gönderildi. Esad ailesi Nusayridir. Şiiler bunları kendilerinden kabul etmezler. Bunlar Eshab-ı Kiram''ı, mezheb imamlarını ve tasavvuf büyüklerini sevmezler. İnançları İslamiyete aykırıdır. Nusayriler Suriye ordusuna yuvalanmaktaydılar. Esad''ın 1963-1970 Savunma Bakanlığı devrinde ise çeşitli bahanelerle Sünni subayları emekli, ihraç ve tasfiye, bazılarını da pasif görevlere tayin etmesiyle orduyu Nusayri, Yezidi ve Şiiler tamamen ele geçirdiler. Bundan sonra Esad 1970''te bir darbe ile iktidarı ele geçirdi. Sözde yapılan bir referandum ile devlet başkanı oldu. (Baas, ordu ve El- Muhaberat) büyük çoğunluğu Nusayri, Yezidi ve Şiilerden oluşan diktasını ölümüne kadar devam ettirdi.
Baas Partisi''ni Hıristiyan Mişel Eflak ile İsmailiye Salah asıllı El Bittar (1980 yılında Paris''te öldürüldü) kurdular. Mişel Eflak''ı, öldükten sonra Vatikan "Aziz" ilan etti. Bunun en büyük sebebi de İslamiyete verdiği zarardır. (Baas) "Diriliş" demektir. Baas Partisi''nin kuruluş "Dibace"sinde Sosyalizmi benimser, Arapların İslamiyet öncesine dönüşünü yani cahiliye devrine dönüşü hedef gösterir. Araplar arasında Ehl-i sünnet itikadını bozmayı ve Arapların Arap milliyetçiliği bayrağı altında birliğini ve İslamın dışlanmasını öngörür.

