Kaydet
a- | +A

İslam Konferansı Teşkilatının 1976 yılında İstanbul''da yaptığı olağan dışişleri bakanları toplantısında İslam ülkeleri ortak pazarı kurulmasına oybirliği ile karar verildiği halde; 24 yıldır (çeyrek asır) bu konuda "Arpa boyu" yol alınamadı. Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra ise "Türk Dünyası Ortak Pazarı" konusunda çok sayıda yazılar yazdım. Orta Asya ve Kafkasya''daki Türk Devletleri, Sovyetler Birliğinin 70 yıllık ve daha öncesinde, asırlar boyu süren Çarlık devrinin baskıcı yönetiminden kurtulduklarında başta rahmetli Turgut Özal (başbakan ve cumhurbaşkanı olarak) ve çok sayıda bürokrat ve yazar 21. asrın Türk dünyasının asrı olacağına inanmaktaydık. 9 yıl önce başlayan münasebetler, bugün maalesef durma noktasına gelmiştir. Bu zaman dilimi içinde Türkiye diğer Türk devletlerine 1.5 milyar dolarlık kredi açmışsa da bu rakamın ancak 600 milyon dolarlık kısmı kullandırılmıştır.

En önemli milletlerarası projemiz olan Bakü-Ceyhan, Türkistan-Türkiye boru hattı ise AGİT''te kesin bir netlik kazanmamıştır. Böylesine karamsar bir tablo karşısında Türk dünyası bu konuda yerinde sayarken; Ekim 1999''da ülkemizde yapılan bir milletlerarası zirve dikkatlerimizi yeniden Türk dünyası coğrafyasına çevrilmesini sağlamıştır. Zirvenin asıl maksadı adından da anlaşılacağı üzere "İkinci Avrasya Zirvesi" idi. Bu zirvede tebliğ halinde gündeme getirilen Türk dünyasına mal edilen bir konu, belki de yıllar önce hayalleri kurulmasına rağmen gerçekleşmeyen bir hedefin gerçekleşebileceği işareti verilmiş oldu. "İHLAS BARTER"ın sponsor olarak katıldığı bu zirvede, katılan her ülke temsilcileriyle aynı görüşmelerde bulunmuş ve ticari işbirliğinin ancak Barter sistemiyle sağlanabileceği, bunu gerçekleştirmek için de "TÜRK BARTER ORTAK PAZARI"nın kurulması gerektiği fikri üzerinde görüş birliği sağlanmıştır.

Başta Avrupa Birliği''nin karşı çıkmasıyla gerçekleşmeyen "Türk Ortak Pazarı" fikri, anlaşılan "Barter Sistemi" ile gerçekleşecektir. Bu fikri Türk devletleri ısrarla desteklemektedirler. İkinci ve en büyük destek ise kısa adı "IRTA" olan "Dünya Barter Birliği"nden gelmektedir. Dünya Barter Birliğinin desteği ile kurulan "Dünya Barter Vakfı"nın başkanlığına genç, dinamik ve Türkiye''de "Barter" ile ilgili master tezi bulunan (İhlas Barter)ın Genel Müdürü M. Sırrı Şimşek getirilmiştir. Bu önemli vakfın birinci gündem maddesi de Türk devletlerinde "Barter Ticareti"nin yaygınlaşmasıdır.

Peki bu ortak pazar nasıl kurulacaktır? Zaten ekonomik bakımdan sıkıntı içinde olan Türk devletleri, hammadde kaynak temini bakımından zengindirler. Yeni yeni kurulmakta olan "Ortaboy Sanayi Tesisleri"nde ciddi üretim rakamlarına ulaşabilmektedirler. Ancak değişim vasıtası olan dövize, nakite büyük ihtiyaç duymaktadırlar. Bu sebeple Türk devletleri ihtiyaçlarını karşılamakta Barter Ortak Pazarı içinden alacakları mal ve hizmetler karşılığında kendi hammaddelerini verebileceklerdir. İhlas Barter yöneticileri, Barter ortak pazarının kurulabilmesi için her ülkenin üst düzey katılımının sağlanacağı bir toplantının 2000 yılının ilk aylarında gerçekleştirileceğini söylüyorlar. Bu toplantıda alınacak kararlar doğrultusunda, her ülke devlet destekli bir Barter şirketi kuracak. Bu şirketler, Dünya Barter Birliği (Sistemi) içinde Dünya Barter Birliğinin kurucu üyesi olan İhlas Barter kanalıyla temsil edilecektir. Aynı zamanda Dış Ticaret Sermaye Şirketi kimliği de taşıyacak olan bu kuruluşlar öncelikle arz ve talepleri toplayarak pazarın yönetim kuruluna arz edecektir. Tamamıyle hazır ve çalışır durumda olan "Barter Online" sistemi sayesinde Internette alış ve satış emirleri verilebilecektir. Devlet kontrolünde ve güvencesi altında yapılacak bu ticarette işbirliği sayesinde büyük mesafeler katedilecektir.