Batı Trakya''dan Türkiye''ye artık göç söz konusu değildir. Fakat bu rahatlama azınlığın sorunlarının çözümlendiği anlamına gelmez. Çözüm önerileri; Batı Trakya ve Türkiye''de yaşayan Batı Trakya Türklerinin eğitimine önem verilmeli, yüksek lisans ve doktora çalışmaları teşvik edilerek, Batı Trakya tarihi, coğrafyası ve kültürel hayatıyla ilgili akademik çalışmalar yapılmalıdır. Türkiye, Batı Trakyalı öğrencilerin eğitim burslarını ve kontenjanlarını artırarak eğitim ve kültür düzeylerinin gelişmesine katkıda bulunmalıdır.
Batı Trakya''da azınlığın şirketleşmesi teşvik edilmeli, iş adamlarımızın Yunanistan ile yapacakları ithalat ve ihracat öncelikle bu şirketler vasıtasıyla yapılmalı ve böylece azınlığın ekonomik hayat standartları yükseltilmelidir.
Bölgede bulunan Türkçe radyolara frekans tahsisi sayesinde azınlığa iletişim imkanı sağlanmalı, bölge, Türkçe yayın yapacak bir televizyona kavuşmalıdır. Bölge eğitim ve kültür tarihinde çok önemli bir yer tutan, Türkiye''deki İmam-Hatip Liseleri muadili Gümülcine''deki Medrese-i Hayriye ve İskeçe''deki Şahin Medrese''lerin pasifleştirilerek kapatılma niyetlerine engel olunmalı, bu köklü eğitim kurumlarının daha da geliştirilmesi için elden gelen çaba sarf edilmelidir.
Avrupa Birliği''nden gelen yardımların ülke çapında dağıtımındaki çifte standarda son verilmeli ve Batı Trakya''da da eşit oranda dağıtılması temin edilmelidir.
Azınlık içinde farklı görüşlerin bulunması bir zenginliktir. Ancak sürtüşmelerden kaçınılmalı ve bu durumun Yunanlıların işine geldiği unutulmamalı ve toplumsal güç potansiyeli heba edilmemelidir.
Azınlık, Türkiye ile Yunanistan devletleri arasında her zaman dengeyi gözetmeli ve iki ülke arasında kültür köprüsü işlevi görmelidir. Bölge insanının Türkçe''yi ihmal etmeksizin mutlaka Yunanca''yı öğrenmesi sağlanmalıdır. Batı Trakya realitesini dünya gündemine taşıyabilmek için, bölge halkının sorunlarıyla ilgili uluslararası çapta baskı grubu oluşturacak, profesyonel, etkin sivil toplum kuruluşları, NGO''lar oluşturulmalı, bunlar vasıtasıyla uluslararası kuruluşlar ile temasa geçilmeli ve geniş çaplı toplantılar düzenlenmelidir. Batı Trakya Türkleri kendi haklarının Türk-Yunan yakınlaşması sürecinin gölgesinde kaybolmasından endişe duymaktadır. Türk-Yunan dostluğunun tesisi, Batı Trakya''daki hak arama mücadelesini unutturmamalı ve asla yavaşlatmamalıdır.
Türkiye, komşusu Yunanistan ile ilişkilerinde uygulayacağı geniş ufuklu, alternatifli dış politika stratejileriyle, Yunanistan''da yaşayan azınlığın kendi dini, kültürel, sosyal ve ticari hayatlarını huzurlu bir şekilde geçirmelerini sağlayabilir.

