Yunanlılar başta olmak üzere Kıbrıslı Ermeniler ve Türkiye dışındaki Ermeniler bütün imkanlarını kullanarak Türkiye aleyhinde faaliyet göstermektedirler. (Türkiye''deki Ermenilerin cumhuriyet tarihinde devlet aleyhine faaliyetleri görülmemiştir.) Kıbrıs''ta Rum din adamlarının teröre bulaşmaları Ekim 1998''de ortaya çıktı. Rum polisi, Larnaka''da bir otele yaptığı baskında, tahta kasalar içinde baskıdan yeni çıkmış ve hiç kullanılmamış 250''lik banknotlar halinde milyarlarca Irak dinarı bulmuştu. Otelin sahibi, bu paraların Limasol Metropoliti Hrisantos''a ait olduğunu söyleyince ortalık bir anda karıştı. Miloşeviç''in sahte dolar, mark ve frank gibi Irak dinarları da Güney Kıbrıs''ta üslenmiş Yugoslav Kariç bankasının bir görevlisi Haderyan adlı Beyrutlu bir Ermeniye ait idi. Haderyan, Saddam, Miloşeviç, Metropolit Hrisantos arasında silah kaçakçılığı tesbit edildi.
Kıbrıslı Metropolit Hrisantos Ortadoğu''daki terör teşkilatlarına ve bilhassa PKK''ya silah temin ediyordu. Kıbrıs Başpiskoposu Hrisostomas, silah kaçakçısı Metropolit Hrisantos''u 2 yıl görevden uzaklaştırdı ama Kıbrıs Rum Hükümeti hadiseyi örtbas etti. NATO''nun Sırpların Kosova''da yaptıkları soykırımı durdurmak maksadıyla hava ve füze saldırıları başlayınca "Hıristiyan Ortodoks ittifakı" bir anda ABD ve NATO''ya ve Yunanistan hariç NATO üyesi ülkelere karşı cephe aldı. Yunan ve Güney Kıbrıs Rum kiliselerinin "NATO Hıristiyan Ortodoks kardeşlerimizi öldürüyor" şeklindeki vaazları ile yaptıkları kışkırtmacılık, NATO ve ABD''ye düşmanlığın derecesini had safhaya ulaştırdı. Bu arada Kıbrıs''ın Rum bölgesinde Başpiskopos Hrisostomas ile Baf Metropolitinin kışkırttığı Rumlar, PKK''lılar ve Sırplar sokaklara döküldüler. NATO ve ABD''ye duydukları düşmanca hislerini, NATO''yu Nazi Almanyasına, Clinton''ı da Hitler''e benzeterek ve de ABD bayraklarını yakarak ABD elçilik binasını taş, boya, portakal ve yumurta atarak sergilediler. KKTC''nin Ledra Palas giriş kapısının Rum sınırında yapılan bir gösteride EOKA''cılar ve Sırplar NATO, Almanya, Fransa ve İtalya aleyhine sloganlar attılar. Yapılan konuşmalarda: "Rus, Yunan, Sırp ve Rumlardan meydana gelecek Ortodoks Birliği gücünün Hıristiyanlığın düşmanlarını, Balkanlardan ve Kıbrıs''tan söküp atacaklarını" ifade ettiler. ABD''de yaşayan "Fanatik Türk Düşmanı" bir grup Ermeni "Türk kökenli Amerikalı Aydınlar" diye tanıttığı 150 kişilik bir imzalı liste ile bildiri neşretmişlerdir. Bu bildiride: "Türk kökenli Amerikalı aydınlar, Ermeni soykırımını tanıdıklarını ve telin ettiklerini ve Ermeni soykırımını kabul etmesi için Türkiye''ye çağrıda bulunacaklarını" ilan etmişlerdir. Türk kökenli diye tanıttıkları kişilerin Ermeni, Rum, Süryani oldukları, aralarında zengin Ermeni şirketlerinde müdür olarak çalışanların da bulunduğu tespit edilmiştir.
Kıbrıs''ta "Alithia" gazetesinde Baflı doktor Talioti''nin okuyucu mektupları sütununda "Kürtler ve Helenizm" isimli mektubu 5 Mart 1999''da neşredilmiştir. Mektup,Yunanistan''ın Öcalan''a sahip çıkmadığı için Yunanistan''ı tenkit etmektedir. Bu mektubu başka bir yazımda sizlere neşredeceğim. Şimdi sadece birkaç cümlesini naklediyorum: "Onu (Öcalan''ı) tutabilmemiz, saklamamız, onun tanınmaması ve bulunmaması için papaz cübbesi giydirmemiz gerekmekte idi. Yunan Hükümeti onu yücelteceğine, alelacele kovdu... Kürtler bizim birgün Kıbrıs ve İstanbul''u ve İzmir''i kurtarabilmemiz için elimizdeki en büyük avantajdı... Biz ancak bu ülkenin (Türkiye''nin) parçalanması halinde yaşayabileceğiz... Türkiye on kısıma bölünüp küçük devletlerden meydana gelmezse, Doğu Akdeniz''de Yunanistan''dan uzakta ne bizim ne de çocuklarımızın huzuru olacaktır..."

