Kaydet
a- | +A

Son yıllarda Türkiye, dış politika alanında Çin, Rusya ve Hindistan''a hızla yaklaşırken; başta Pakistan olmak üzere İslam ve Türk Dünyasından da o kadar uzaklaşmaktadır. 1990''lı yılların başlarında "Adriyatik''ten Çin seddine" sloganı ve hedefi, maalesef Türkiye''nin pasif politikası ile Çin Seddinden Adriyatik sahiline uzanmıştır. Türkiye Çin''in, Rusya''nın ve Hindistan''ın gerek Ortadoğu ve gerekse Balkanlar''da üslenmesine yardımcı olmuştur. Özellikle Çin''e aşırı taviz vermiştir. Çin''in 30 milyon olarak takdim ettiği, aslında en az 55 hatta 60 milyon (yani Türkiye nüfusuna yakın) Doğu Türkistanlının çoğunluğu Uygur Türkleri olup öz be öz Türktürler. Ve Doğu Türkistan, Asya''nın ikinci Çeçenistanıdır. Kafkasya''da Ruslarla en az 400 yıl mücadele eden Çeçenler gibi; Doğu Türkistanlılar da asırlardır Çinlilere karşı bağımsızlık savaşı vermektedirler. Çeçenler için Şeyh Şamil neyse Doğu Türkistan için de Osman Batur ve İsa Yusuf Alptekin öyle bir semboldür.

Türkiye devamlı Çin''e taviz vermiştir. Çin karşıtı gösterilere hatta bu gösterilerde Doğu Türkistan bayrağını kullanmayı bile yasaklayan 36 sayılı Mesut Yılmaz imzalı Başbakanlık Genelgesi halen yürürlüktedir. 1995''te Cumhurbaşkanının sonra da İçişleri Bakanı, TBMM Başkanı ve Başbakan Bülent Ecevit''in Çin''e ziyaretleri ile son olarak Çin Cumhurbaşkanı, iktidarda olan Komünist Parti Genel Sekreteri ve Çin Silahlı Kuvvetleri Başkomutanlığını temsil eden Merkezi Askeri Komisyonu''nun başkanı Jiang Zemin''in, 20 Nisan 2000 tarihinde Türkiye''yi ziyareti ile iki ülke son derece yakınlaşmıştır. 55 milyon Doğu Türkistanlıya soykırım icra ederken, katliam ve zulüm yapanların liderine "Devlet Nişanı" verilmesi haklı olarak bazı çevreleri tedirgin etmiştir ve ardından "Putin''e nişan ne zaman" sorusu gelmiştir. Çin nükleer denemelerini Doğu Türkistan''da yapmaktadır. Bu denemeler sebebiyle 250 bin Türk ölmüş, onbinlerce çocuk sakat doğmuş ve onbinlerce kişi sakat kalmıştır. Doğu Türkistanlılar kendi öz vatanlarında azınlık haline getirildi. Doğu Türkistan''da resmi ve hususi yerlerde çalışanların % 95''i Çinli, sadece % 5''i Uygur Türküdür. 55 milyon Doğu Türkistanlı dünyanın en zengin yeraltı ve yerüstü kaynaklarına sahip kendi vatanlarında aç, sefil, işsiz ve tam bir sefalet içindedir. Daha önemlisi mecburi kürtaj ile Türklerin çoğalması yasaklanmıştır.

Doğu Türkistan Çin''in bir eyaleti değildir. 1949''da işgal edilmiş bir Türk yurdudur. 1949 işgalinden önce Doğu Türkistan''da yaşayan Çinliler ve diğer milletler nüfusun % 8''i idiler. Şimdi durum tersine dönmüştür. Çin''e ihracatımız 38 milyon dolarken, Çin''den alınan ise 852 milyon dolardır.