Kaydet
a- | +A

Arnavutluk''ta komünizm rejimi çöktükten sonra, yapılan ilk hür seçimlerle iktidar olan Berişa, Müslüman ve Ehl-i sünnet idi. Bunun yanında aşırı Türk ve Türkiye sevgisiyle de dolu idi. Yunanistan ve İtalya liderliğinde AB destekli "Banker skandalı" ile Arnavutluk iç savaş eşiğine getirilerek Beriş''a hileli bir seçimle devrildi. Yunan asıllı biri iktidarı ele geçirdi. Arnavutluk''ta Yunan etkinliği hızla yükselirken Türkiye''nin itibarı ve etkinliği de o ölçüde düştü. Türkiye, Arnavutluk''ta bir nevi dışlandı. Şu anda Kosova''da Türkiye ve Kosovalı Türkler dışlanmaktadır. Yalnız Kosovalı Türkler ve Türkiye değil, Osmanlıdan dünya ve insanlığına miras kalan güzide eserler Ehl-i sünnet düşmanları ve Vehhabiler tarafından restorasyon maskesi ile sanki Osmanlıdan intikam alınırcasına tamamen yok edilmektedir.

İnsaf ehli ve ilim haysiyetine sahip tarihçilere göre Avnavutlar şu güne kadar Müslümanlık sayesinde milli kimliklerini muhafaza etmişlerdir. İngiliz tarihçisi Arnold Tonby dahil Batılı tarihçiler bugünkü Yunanlıların, eski Yunanlılarla zerre kadar ilgileri olmadığını, hatta damarlarında zerre kadar Yunan kanı taşımadıklarını eserlerinde açıkça itiraf ederler. Bugünkü Yunanlılar, çoğu Arnavut, Türk, Ulah, Sırp, Makedon ve 13 etnik grubun karışımıdır. Bunların tek müşterek değeri Rum Ortodoks oluşlarıdır. Bu 13 etnik unsur, Fener Rum kilisesinin telkini ile Yunan milletini meydana getirmişlerdir. Ortodoksluk sayesinde 13 unsur kaynaşmıştır. Osmanlı Devletinde ve Arap ülkelerinde yaşayan Araplar ve Arnavutluk hariç, Müslüman olan bütün etnik unsurlarda Osmanlının temsil ettiği "Müslümanlık" bu insanların ortak paydası idi. Batı, bu etnik grupları birleştiren İslami şuuru yıkmak suretiyle Osmanlıyı yıkmıştır.

Tanınmış Arnavut aydınlardan yazar ve diplomat (Washington Büyükelçisi) Faik Koniça (1876-1942) eserinde şu itirafı yapmaktadır: "Eğer Arnavutlar, Osmanlılar sayesinde Müslüman olmasalardı, bir Arnavutluk ülkesi ve Arnavut kimliği bulunmayacaktı. Çünkü bu topraklar Elenlerle, İslâvlar (Yunanistan ile Sırplar) arasında paylaşılmış olacaktı..."

Bugün Yunanlıların soyadlarına bakılırsa milyonlarca Arnavutça kelimeler görülür. Meşhur besteci Elefteriya Arnavidaki de olduğu gibi. Hatta bazı tarihçilere göre, Mora isyanını Ortodoks Arnavutlar, Müslüman Arnavutlara karşı başlattılar ve Batı''nın desteği ile bu isyan Yunanistan''ın bağımsızlığının temeli oldu.

İkinci Dünya Savaşı hiç şüphesiz bütün Balkanları olduğu kadar Yunanistan''ı da sarsmıştır; önce İtalya, sonra Alman ve Bulgar işgallerine uğrayan Yunanistan, aynı zamanda büyük bir iç savaş yaşamıştı. Bu savaş sırasında anti-komünist cepheyi oluşturan ve önce cumhuriyetçi sonra kralcı çizgide seyreden EDES''in başındaki General Napoleon Zervas, bir taraftan komünist EAM- ELAS kuvvetlerine karşı savaşırken, bir taraftan da Arnavutlar''a ve Makedonlar''a karşı etnik temizlik hareketleri yürütmekte idi.

Bu saldırıların bir bölümü EPİR bölgesine de yönelmiş ve Çamerya''da yaşayan Arnavutlar hedef alınmıştı. İkinci Dünya Savaşı patlak verdikten sonra ortaya çıkan Yunanistan ile Arnavutluk arasındaki savaş durumu, İtalya''nın Yunanistan''ı işgali sırasında diktatör Metaksas tarafından ilân edilmiş ve 1940 yılından bugüne kadar (2000) devam etmiştir. 8 Temmuz 1986''da Arnavutluk ile 46 yıldır teknik anlamda devam eden savaş durumuna son verme açıklamasına, ana muhalefet Mitsotakis itiraz etmiş ve bu kararın ancak parlamentoda alınacağını söylemiştir. Daha sonraki hükümetler EPİR bölgesindeki taleplerine devam etmişlerdir.