"Pontus" kelimesi eski Yunancada; (şimdiki Yunanlılarla, eski Yunanlıların kan bağı olmadığı gibi; şu andaki Yunanca da eski Yunancadan farklıdır.) "Pont- Evxin" anlamı (Karadeniz) demektir. Yunanistan''ın, Bizans (Doğu Roma), Makedonya, Kıbrıs ve Pontus ile hiçbir ilgisi yoktur. Yunanlı tarihçi Yorgos Kordatos "Büyük Yunan Tarihi" isimli kitabının birinci cildinde Yunanlıların Pontus ile ilgileri hakkında "Atinalı tüccarların gemileriyle Trabzon bölgesinde yaşayan insanlardan çaldıkları inekleri Atina''ya ve Mısır''a götürüp sattıklarını" yazar.
Yunanistan''ın, Trabzon ve civarının 4 bin yıllık Yunan toprağı olduğu iddiası bir yalandır. İngiliz tarihçi Nil Assenson "Black Sea" (Karadeniz) isimli kitabında aynen şöyle yazmaktadır: "Bu topraklarda 4000 (dörtbin) yıldan beri Tatar ve Kırım Türkü, Çerkez, Laz, Abaza ve Bizanslı Rum (Rum Romalı demektir) gibi çeşitli soylardan ve dinden insanlar problemsiz ve huzur içinde yaşadılar." Kitabın bir başka sayfasında; "Yunan megali ideası ve Elenizm milliyetçiliği bu topraklara ayak bastığı an vahşeti de beraberinde getirdi" denmektedir. Yunanlı tarihçi Kordatos ise eserinde Atinalıların buraya ayak basması ile yalnız hayvan hırsızlığı yapmakla kalmayıp, buranın insanlarını kaçırarak esir pazarında sattıklarını itiraf eder. Bazı tarihçiler Pontusluların Yunan kökenli olduklarını iddia ederler. Karadeniz''in bu bölgesinde yaşayanlar farklı din ve kökenden gelmektedir. Buradaki Rumlar ise Yunanlı değildir. Doğu Romalı (Bizanslı) Rumlardır. Rum''un manası Romalı (Romeos''lar) demektir. MÖ 6. asırda İyonyalılar Trabzon ve Sinop''ta, şehir devletleri yani ticari koloniler kurdular. Bir müddet Perslerin hakimiyetinde kalan bu bölgeden Persleri Makedonya Kralı Philippe ve oğlu İskender sürdü. Bilhassa (Selçuklu devrinde) dalgalar halinde gelen Haçlı ordusundaki Latinler ve Katolikler İstanbul''u ele geçirince çok sayıda Doğu Romalı (Bizanslı) Trabzon ve civarına göç ederek Pontus krallığını kurdular. 250 yıllık ömrü olan Pontus krallığını, Fatih Sultan Mehmed Han feth ederek sona erdirdi. Yunanistan, Doğu Karadeniz bölgesinde 700 bin Rumun yaşadığını ve bunların 350 bin kişinin katledildiğini iddia ederek dünyayı kandırmaktadır. ABD Hükümetince görevlendirilen King Krane komisyonu 28 Ağustos 1919 tarihli raporunda Doğu Karadeniz''de Rumların (Romalıların) 200 bin kişi olduğunu belirtmektedir. Fransa Dışişleri Bakanlığınca yayımlanan "Documents Diplomatigues" de Rum nüfusunun Trabzon''da (1893- 1897) tarihleri arasında 193 bin olduğunu kaydeder. İstiklal savaşından sonra Karadeniz bölgesinde 100 bin Rum (Romalı) Yunanistan''a göç etmiştir. Batılı kaynaklara göre 1876-1878 (93) Osmanlı- Rus savaşından sonra 100 bin Rum, Trabzon ve Samsun''dan Rusya''nın Sivastopol ve Odessa kentlerine yerleşmişlerdir. Bolşevik hükümetler Çar''ı geri getirmek isteyen İngilizlerle işbirliği yaptığı için Rumları gözaltında bulunduruyordu.
Yunanlı ajanlar kilise aracılığıyla Rumların arasına sızarak, Bolşevikler aleyhine faaliyette bulundular. Bolşevikler Rumların kiliselerini kapatıp, yüzbinlercesini tutukladılar. 1936 yılında 170 bin Rum Sibirya''ya sürüldü. İkinci Dünya Savaşı esnasında Sibirya''dan dönen Rumlar Kırım''a yerleştirildi. Rumlar yeniden Rusya aleyhine faaliyete başlayınca 14-15 Haziran 1945''te Stalin, Rus gizli polisi NKVD ile 100 bin Rumu hayvan vagonlarına doldurup, aç ve susuz tekrar Sibirya''ya gönderdi. Yolculuk esnasında çok kişi öldü. Stalin sonrası, geriye 40 bin kişi döndü. Rumlar Sibirya''daki Türk evlerine yerleştirildi. Halbuki Rumlar Balkan göçmeni Müslüman Arnavutları 1915''te Samsun''da köylerine bile sokmadılar. Türk jandarmasına karşı silah çektiler. Bunun yanında 1928-1955 arası Ruslar 150 bin Rumu katlettiler.

