Kaydet
a- | +A

DSP Ankara Milletvekili Uluç Gürkan, 1945''de Şanlıurfa''da doğdu. İlkokulu Trakya''da, orta ve liseyi ise Kayseri Talas ve Tarsus''ta tamamladı. SBF''den mezun oldu. 1991''de milletvekili seçilinceye kadar gazetecilik yaptı. Anka, Sabah ve Güneş''te çalıştı. 1995''de tekrar seçildiğinde TBMM Başkanvekili oldu. 1999 seçimlerinden sonra ise DSP''nin önerisiyle Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Türk Grubu Başkanlığı''na getirildi. Uluç Gürkan ile son zamanlarda Avrupa''da sürdürülmekte olan merkez sol siyasetin "Çağdaş Yönetim Projesi" üzerinde bir sohbet yaptık.

Kışlalı -Bu projenin esasları neler? Gürkan -Aralarında Nobel ödülü sahibi bilim adamlarının da bulunduğu 130''dan fazla uzman, projeyi Haziran''da Berlin''de hazırladı. Beş kıtadan sol eğilimli 14 devlet ve hükümet başkanı orada projeyi değerlendirdiler. Onlar daha önce 1999''da Floransa''da toplanıp, 21. Yüzyıl zorluklarıyla nasıl başa çıkılacağının araştırılmasına karar vermişlerdi. "21. Yüzyıl İçin Çağdaş Yönetim Projesi" böylece kabul edilip, "Berlin Bildirgesi" adıyla açıklandı.

Kışlalı -Konu Türkiye''de pek duyulmadı? Önemi anlaşılamadı mı? Gürkan -Evet. Sadece İngiltere Başbakanı''nın, babalık izninde olduğundan bu toplantıya katılamadığının bildirildiği küçük bir haber oldu. Önemi anlaşılamadı. Merkez sol iktidarların sayısı artarken, bu asırda sorunların nasıl üstesinden gelineceği üzerinde duruluyor. ABD''de Demokratların da sola açıldıkları görülüyor. ABD Genelkurmay eski Başkanı Powell "Sol esintili demokrat politikaların gerisinde kalmamalıyız" dedi.

Türkiye katılmadı Kışlalı -Türkiye neden katılmadı bu toplantıya? Gürkan -Tam olarak bilmiyorum. Davet mi edilmedik? Yoksa mazeret gösterip katılmadık mı? Bilmiyorum. İlgimi çeken konu, solun merkez sağ ile birleştiği iddialarının bu gelişme ile doğrulanmamış olmasıdır. Dayanışma, eşitlik ve sosyal adalet gibi solun temel prensipleri yeniden vurgulanırken bir çağdaş yorum getiriliyor.

Kışlalı -İngiltere ve Almanya bir yeni sol anlayış ortaya koymamışlar mıydı? Gürkan -Tony Blair ile Schröder''in yeni sol anlayışında bu değerler aşındırılıp, unutulmuştu. Küreselleşmiş bir merkez sol vizyonu şimdi ortaya konuldu. Çarpıcı bir nokta ise Clinton''ın ilgisi oldu. Seçim kampanyasında Gore yaklaşımı da böyle oldu.

Kışlalı -Gelişmenin Türkiye için önemi nedir? Gürkan -Küreselleşmeye karşı son hareketler, konunun önemini arttırdı. Liderler bildiride "Bizler küreselleşmenin getirdiği imkânların farkında olan ancak tehlikeleri de gören liderleriz. Biliyoruz ki, küreselleşme bütün insanlarımız, özellikle de gelir dağılımının daha eşitsiz olduğu gelişmekte olan dünya için aynı şekilde yarar sağlamayacaktır. Küreselleşme herkes için daha yüksek yaşam standartlarına önderlik etmeli, çevrenin ve çalışanların pahasına tahrip edici bir yarış olmamalıdır..." dediler. Bu yaklaşımın Türkiye için önemi ortada.

Kışlalı -Hareketin güç kaynağı nedir? Gürkan -İnsanı sorumluluğu ile birlikte sorunlarıyla kucaklayan bir yaklaşım var. G-8''ler denen dünyanın en güçlü 8 ülkesinden 6''sının liderinin bu harekete katılması önemli. Türkiye''nin de bu konuyla ilgilenmesi gerek. Birleşmiş Milletler''in bildirgelerine de yansıdı çalışmalar.

Kışlalı -Mensubu olduğunuz DSP''nin de bu merkez soldaki yeni gelişmeleri izlemesi gerekmez mi? Neden girişiminizi DSP içinde yapmıyorsunuz?

Gürkan -Kamuoyunda olgunlaşmayan konuların tartışma konusu olması zor. Partimizin içinde de uygun bir zemin bulduğumda tartışmaya açmayı düşünüyorum. Ama parti şimdi bir kurultay süreci içerisinde. Bu çalışmaların tamamlanması lazım. O zaman dikkat çekici bir çalışma yapılmalı.

Kışlalı -DSP ortanın solunda bir parti. Bu konuyla doğrudan ilgilenip ciddi çalışma yapması gerekmez mi? Sol politikası nasıl oluşturuluyor? Gürkan -Bu özellikle seçim çalışmaları sırasında bildirge için üzerinde durulan bir konu oluyor. Genel başkanın yönlendirmesiyle bir yapılanma güncelleşme çalışması yapıyor. Ama üzerinde durduğum Floransa-Berlin yapılanması henüz Türkiye''de ele alınmış değil.

Kışlalı -Türkiye''de iki merkez sol parti var. CHP bunlardan biri, Avrupa solu içinde. DSP dışta kaldı galiba? Gürkan -DSP şimdi uluslararası parlamentolarda milletvekillerince temsil ediliyor. Oradaki sosyalist grubun üyesiler. Sosyalist Enternasyonel''de üyelik yok. Bu bazen problem de oluyor. Üye olmadığımız için de sosyalist gruplar içinde yer alamıyoruz.

Kışlalı -Neden üye olunulmamış? Şimdi üye olmayı düşünmüyor musunuz? Gürkan -Başlangıçta, sanıyorum bir ilişki vardı. Ama o zamanki maddi sıkışıklık, aidat ödenmemesi bir kopukluk doğurmuş. Yeniden düzenleme için sanıyorum bazı girişimler oluyor.

Merkez sol iktidarda Kışlalı -DSP''in merkez soldan uzaklaştığı, sağa kaydığı iddialarına ne diyorsunuz? Gürkan -Bu iddialar dünyada merkez solun karşılaştığı şeyler. Türkiye için de geçerli. Sovyet Bloku çözülünce bu gelişme güç kazandı. Merkez sol bir şaşkınlık dönemi geçirdi. Sadece DSP değil. Şimdi dünyada, sözünü ettiğim hareketle, merkez sol yeniden güç kazanıyor. Zaten bir çok ülkede merkez sol iktidarlar var. Başarılı da oluyorlar. Yeniden öz değerlerini vurgulama ihtiyacı hissediyorlar. Küreselleşme konusunda merkez solun kontrolünün gereği üzerinde duruyorlar.

Kışlalı -Nasıl kontrol edecekler? Gürkan -Küreselleşme kontrolunda hedefler konuyor. On yıl içinde dünyadaki fakirlerin yarı yarıya azaltılması bu hedeflerden biri. Türkiye gibi ülkeler küreselleşmede ortaya çıkan zenginleşmede hakettikleri payı alamıyorlar. Daha ziyade zengin ülkeler alıyor büyük payı. Merkez sol liderler, pazar ekonomilerinin de doğal işleyişe terkedilemeyeceği görüşündeler. Bunların sosyal sorumluluk ile birleşmesi gerektiğini düşünüyorlar. Uzun dönemli büyüme, istikrar ve tam istihdama, sosyal adaletin gerçekleşmesine ve çevrenin korunmasına ancak bu şartlarla ulaşılabilir, deniyor.

Kışlalı -Türkiye mevcut gelişmelerden neden hissesine düşen payı almıyor? Gürkan -Tükiye''de iktidar merkez sol öncülüğünde olmasına rağmen bu toplantıların dışında kaldı. Hem de kamuoyunda bu gelişmeler tartışılmadı. Ama dünyadaki merkez sol yükselişi, dediğim gibi, Türkiye''de de DSP öncülüğündeki iktidarda görüldü. Daha önce de DSP azınlık hükümeti bir göstergeydi. Görünen köy kılavuz istemez. Dünya sola yöneliyor. Merkez sol refahın artırılması, sivil toplumun güçlendirilmesi ve uluslararası işbirliğinin geliştirilmesi konularında insanlığa yeni ve umutlu bir ufuk açıyor.

Kışlalı-DSP''in eski altı ok ile ilgili yeni yaklaşımı nedir? Yeni yorum var mı? "Bu oklar günün şartlarına nasıl uygulanabilir" diye bir çalışma var mı? Gürkan -Hayır çalışma yok. Ama DSP programında görüşler var tabii. Aynı şekilde CHP programında da değerlendirmeler, yorumlar var. Onlarda da günün şartlarına uyma gayreti görülüyor. Ancak bunlar sözünü ettiğim Berlin Bildirgesi''nin çok gerisinde. Daha ziyade bunlar Berlin duvarının yıkılmasından hemen sonra düşünülmüş şeyler.