Devlet Bakanı Rüştü Kazım Yücelen 1948 yılında İçel''in Anamur ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Anamur''da, yüksek öğrenimini İstanbul İktisat Fakültesi''nde yaptı. İşletme-Maliye bölümünden mezun oldu. Erzurum''da 11,5 yıl özel sektörde idarecilik yaptı. 1972''de Anamur''da aile şirketinde ticarete başladı. 1983''e kadar serbest mali müşavirlik ve ticaret yaptı. 1983 seçimlerinde ANAP''tan İçel Milletvekili seçildi. Partisinde MKYK üyesi olarak görev yaptı. Genel Sekreter Yardımcılığı, Propaganda ve Sosyal Faaliyetler Başkan Yardımcılığı, Genel Başkan Yardımcılığı, Teşkilat Başkanlığı, Genel Sekreterlik yaptı. TBMM''de ise ANAP Grup Yönetim Kurulu Üyeliği, Araştırma Komisyonu Başkanlığı, Sanayi ve Teknoloji Ticaret Komisyonu Üyeliği ve Sözcülüğü, Adalet-Milli Savunma-Plan ve Bütçe komisyonlarında üyelik yaptı. 48. Hükümette Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, 55. Hükümette Devlet Bakanlığı yaptı. Ecevit''in 57. hükümetinde de Devlet Bakanı olan Rüştü Kazım Yücelen ile bakanlığını ilgilendiren TRT, Basın Yayın Genel Müdürlüğü, Anadolu Ajansı ve İnsan Hakları konularında sohbet yaptık.
* Kışlalı -TRT''ye nasıl bakıyorsunuz? Yücelen -Arkadaşlardan brifing aldım. Orada bir yapılanma çalışması var. Çok ilgi duydum. TRT reyting kuruluşu değil. Türkiye''deki vatandaşlarımızın yüzde 100''üne ulaşmak zorundayız. Dünyadaki Türkler''e sesimizi duyurmalıyız. Bana özerkliklerini kaybettiklerini söylediler. Yayınlarında özerk ama bazı konularda, devletçe desteklenen ve belli sorumluluk bilincinde bir kurum olmalarından yanayım.
* Kışlalı -İktidarlar etki yapar mı? Bir de yıllardır o bölgeye gittiğimde ne radyo ne de televizyonun rahatça seyredilip dinlenemediğini görürdüm. Güneydoğu''nun ne kadarlık bölümüne ulaşıyorsunuz? Yücelen -Siyasi iktidarlardan etkileniyorlar mı bilmem. Ama yayında özerk olmaları gerekir. Ben Türkiye''deki ifade özgürlüğünün önündeki bütün engellerin kalkmasından yanayım. Buna çalışıyorum. Ama bu özgürlük adı altında başkalarının hak ve hürriyetlerinin zedelenmesine de karşıyım. Şu anda bütün Türkiye''nin yüzde 98.5''ine ulaşıyoruz. Bunu yüzde 100''e getirmemiz lazım.
TRT''nin görevi milli * Kışlalı -TRT görevini nasıl görüyorsunuz? Yücelen -TRT''nin milli görevi de var. Türkiye aleyhine yayın varsa bunları izleyip karşı yayın geliştirmesi ve Türkiye''yi tanıtması lazım. Bunları özel kanallardan bekleyemeyiz. Diğer kanallarla, basın yayın kuruluşlarıyla da ilgileniyorum. Yazın bütün kuruluşları gezeceğim. Köşe yazarları ve yayın yönetmenlerini tanırım. Muhabirler ile de çok iyi ilişkilerim vardır. Diyalog sürecim daima açıktır. Basın yasasını hazırlamayı kendime vazife olarak görüyorum.
* Kışlalı -İnsan hakları ile bu yaklaşımımız bir yerde birleşiyor mu? Yücelen -Onu ayrı başlık altında alalım. Bunun bir bakanlık işi olmasına karşıyım. Bu herkesin işi olmalı. Basın özgürlüğü de insan haklarının vazgeçilmez bir bölümü. Bir Başbakanlık Genelgesi ile İnsan Hakları Üst Kurulu oluşturuldu. Ortada mevzuat yok. Bazı Bakanlık müsteşarlarından oluşuyor bu kurul.
* Kışlalı -Bu konuda ne yapmayı düşünüyorsusunuz? Yücelen -Önce bu genelgeyi mevzuata bağlamalıyız. İnsan Hakları Başkanlığı halen Bakanlar Kurulu imzasında. İinsan Hakları sadece basınla ilgili değil. Bildiğiniz gibi Avrupa Birliği''ne giriş için yapılması gereken İnsan Hakları raporu hazırlandı. İçinde çok husus var. Sadece ifade özgürlüğü değil.
* Kışlalı -İşler iyi gidiyor mu? Yücelen -Yapılacak şeyleri toplumun bütün kesimlerinin kabul etmesi lazım. Yapılanlar AB için değil. Türk milleti olarak kendimize ev ödevi verdik. Demokrasi geleneğimizdeki eksikliklerimizi tamamlayacağız. Bu konuda toplumumuzda bir konsensüs oluştu. Ev ödevimiz şimdi AB ödevi haline geldi. Çalışmalarımızı hızlandırdı. Ama Anayasımız değiştirilmeye göre değil değiştirilmemeye göre hazırlanmış. Bazı değiştirilemeyecek maddeler dışında da değiştirme güçleştirilmiş. Ama varılan konsensüs ile değiştireceğiz. Partiler 26 maddede anlaştılar.
* Kışlalı -Sorumluluk alanınıza girdiği için sorayım; Güneydoğu konusunda hep gündeme geliyor; bölgeye Kürtçe yayın yapılması tartışılıyor. Sizin görüşünüz nedir? Yücelen -Kürtçe yapın yapıyoruz dersek bunu Güneydoğu''da kaç kişinin izleyebileceği hesaplanmalı. Aldığım bilgiler; burada bir dilden ziyade bir lehçenin varlığı, lehçelerin 3-500 kişinin anladığı merkezinde. Hakikaten vatandaşlarımıza biz orada lisandan dolayı ulaşamıyorsak onların anlayacağı lehçeden yayın yapmamızın bir mahzuru yok. Ama bu konuda fazla tetkikte bulunamadım. Sadece bir aydır bu görevdeyim. İki yönüyle bakmalıyım olaya. Biri özgürlük yönü, Cumhuriyet kurulurken bireysel haklar üzerine kurulmuş ama diğer taraftan da dil, etnik, din gibi farklar gözetmeksizin vatandaşların bireysel haklarının korunması esası kabul edilmiş. İhtiyaç olursa konuşulmasından yanayım.
* Kışlalı -Yabancı ülkelerden yapılan Kürtçe yayınların yurdun nerelerinden ne kadar alındığı izlenmiş mi? Yücelen -Bana intikal eden bir şey yok. Karşı olduğumuz yayın, cumhuriyetin esaslarına karşı yayınlardır. Yoksa herhangi bir yabancı dilde yapılan yayına diyeceğimiz yok. Orada gerçek bir ihtiyaç varsa TRT bu yönde çalışmaya başlamalı. Bunu isterim.
* Kışlalı -Ölüm cezasının kaldırılması girişimlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Yücelen -Madem şu anda verilmiş cezaları uygulamıyorsunuz, o halde kaldıralım. En azından konuşalım. Herkes bildiğini söylesin. Bütün bu konuları tartışalım. Biz bazı şeylere karşıysak hazırlanıp ortaya çıkalım.
* Kışlalı -Basın-Yayın Teşkilatının durumu hakkında bir intiba edinebildiniz mi? Yücelen -Arkadaşlarla konuştum. Bir an önce basın yasasının çıkması hususunda istekliler. Yasa çıkar da Basın Yayın''ın yeniden yapılanması ihtiyacı doğarsa o zaman düşünürüz. Buna göre bu genel müdürlük basın kartı dağıtan müessese olmamalıdır. Meclis saygınlığı korunmalı. Orada alınan kararlar karalanmamalı. Bunu istiyorum. Basını haber alma hakkımızı sağlayan araç olarak görüyorum. Bunun üzerine titremeliyiz. Basın Yayın bu alanda bir mekanizma olmalı. Bu arada söyleyeyim basın kuruluşları da tek sivil toplum örgütü olarak birleşmeli.
* Kışlalı -Anadolu Ajansı faaliyetleri hakkında bir fikir edinebildiniz mi? Yücelen -Büyük Atatürk''ün bir emaneti. Tamamen özerk bir şirket statüsünde kurum. Son bir yıldır yaptıkları hamlelere baktım. Dünyadaki benzerlerinden çok ileriler. Uluslararası ajanslarla işbirliği içindeler. Önlerinde engel yok. Çalışmalarından memnunum. Özel sektör zihniyetiyle çalışan bir kurum. Yönetimleri daha önce oluşmuş ama benim dönemimde de olsa ben yönetimlere müdahaleden yana değilim.
Türkiye''nin tanıtımı * Kışlalı -Türkiye''nin dış tanıtımının başarısız olduğunu herkes kabul eder. Bu konuda bir düşünceniz var mı? Yücelen -Tenkit iyidir. Bu konu beni doğrudan ilgilendirmiyor. TRT ve Basın Yayın''ı ilgilendirdiği ölçüde gereğinin yapılmasına çalışılmalı. Bu konu milli mesele haline getirilmeli. Vatandaşlara bu şuur verilmeli. Onlar da bu kampanyaya katılmalı. Galatasaray''ın ve Milli Takım''ın son başarıları tanıtım için çok büyük fırsat olmuştur. Bundan yeterince istifade ettik mi? Bir daha böyle bir şey ile karşılaşırsak daha fazla istifade etmeliyiz. Edilebilir. Bunun yollarına bakmalıyız. Bunlar turizme endekslenebilmeli.
* Kışlalı -İnsan hakları başta olmak üzere Türkiye''ye yönelik çok eleştiri var. Bunların karşılanması için yeterince uzmanınız var mı? Yücelen -Çeşitli kurumumuz kendi alanlarında uzmanlarının yaptığı çalışmaları bana getirir. Bunları koordine etme görevi bizim.

