Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Faruk Loğoğlu 1941''de Ankara''da doğdu. 1953-1960 yılları arasında Tarsus Amerikan Koleji''nde okudu. 1960-1963 yılları arasında Boston''daki Brandeis Üniversitesi''ni tamamladıktan sonra, 1963-69 yılları arasında Princeton Üniversitesi''nden master ve Siyasal Bilgiler Doktorası derecelerini aldı. 1968 ve 1969 yıllarında ABD''de Middlebury Kolej''de Siyasi Bilimler konusunda ders verdi. 1971 yılında Dışişleri Bakanlığı''na girdi. 1973''e kadar Orta Doğu Dairesinde, sonra da Bakanın özel kaleminde görev yaptı. 1973-76 arasında Brüksel''de Avrupa Birliği nezdindeki Türk delegasyonunda çalıştı. 1976-78 yıllarında Bangladeş başkenti Dakka''da maslahatgüzar idi. 1978-80 arasında bir süre bakan özel sekreteri olarak ve daha sonra da Orta Doğu Dairesinde çalıştı. 1980-84 yıllarında New York''ta Birleşmiş Milletler nezdindeki Türk misyonunda müsteşardı. 1984-86''da Ankara''da Kıbrıs Dairesi Genel Müdürü idi. 1986-89 arasında Hamburg Başkonsolosuydu. 1989-91 arasında Yunan ve Kıbrıs Dairesinde, Genel Müdür Yardımcılığı yaptı. 1991-93 yıllarında ise Dışişleri Bakanı''na siyasi danışmandı. 1993-96 arasında Danimarka''ya büyükelçi oldu. 1996-98 yıllarında Azerbaycan''da büyükelçilik yaptı. 1998-2000 yıllarında Bakanlığın Siyasi İşler Müsteşar Yardımcısıydı. Nisan 2000''den itibaren Bakanlık Müsteşarlığına terfi etti. Büyükelçi Loğoğlu''yla son görevine başladıktan sonra geniş bir sohbet yaptık.
* Kışlalı -Müsteşarlık görevine başlarken durumu genel hatlarıyla nasıl görüyorsunuz? Loğoğlu -Önce şunu söylemeliyim: Türk dış politikasının temel unsurlarında devamlılık vardır. Bütün Cumhuriyet tarihince böyle olmuştur. Biz de bu temel çizgiler doğrultusunda hareket edeceğiz. Mevcut hükümet programında yer almış hususlara da uyacağız. Oradaki hedeflere ulaşmaya çalışacağız.
* Kışlalı -Türkiye dünyaya nasıl bakıyor? Loğoğlu -Komşularıyla ilişkilerine çok vurgulanmış bir öncelik verecek. Komşular itibariyle zor bir coğrafyada yer alıyoruz. Komşularla ilişkilerde ne kadar rahatlarsak potansiyelimizi daha etkili ve işlevsel konuma getirmiş oluruz. Suriye, Irak, İran, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan ve Yunanistan gibi komşular yanında, Türk Cumhuriyetleriyle de ilişkiler geliştirilecek. Avrupa Birliği''ne adaylığımız hedef olarak önümüzde.
* Kışlalı -Komşular dışında öncelikleri olan ülkeler hangileri? Bir de Kıbrıs konusundaki strateji nedir? Loğoğlu -Rusya Federasyonu, ABD, Çin, Hindistan, Japonya, Mısır, Pakistan gibi bölgelerinde önemli olan ülkeler. Kıbrıs Türk halkının güvenlik ve menfaatleri korunacak. Tabii birçok başka; parçası olduğumuz alanda aktif rol oynamaya devam edeceğiz.
Suriye ile ekonomik temaslar * Kışlalı -Suriye ile ilişkiler için ne diyeceksiniz? Loğoğlu -Adana Mutabakatı imzalandıktan sonra mükellefiyetleri bakımından oldukça başarılı bir grafik ortaya koydular. İnandırıcı, ciddi gayret gösterdiler. İki ülke Dışişleri Bakanları ortak ilkeler dizisi üretmek için komite kurma kararı aldılar. İlk adımlar da atıldı. Bütün unsurları içeren ilkeler manzumesi formüle ediliyor. Suriye heyetini Ankara''ya bekliyoruz. Ekonomik temaslar da var.
* Kışlalı -İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreterliği görevini alabilecek miyiz? Loğoğlu -Çalışıyoruz. Bir aday gösterdik. Bangladeş de gösterdi. Rotasyonla seçim yapılıyor. Asya, Arap ve Afrika grupları var. Sıra Asya grubunda. Biz de oraya dahiliz. 17 ülke var. Bizi bunlardan 9''u destekliyor. Şimdiki Genel Sekreter Faslı. Yeniden Fas''ı seçtirmek istiyor. Bizce mümkün değil. Bizim adayımız Büyükelçi Yaşar Yakış. İngilizce, Fransızca ve Arapça biliyor. Hiç bu posta bu kadar yaklaşamamıştık. Katkılarımızla bu örgütün daha nazım hale geleceğini düşünüyoruz. Haziran''da yapılacak Dışişleri Bakanları Konferansı''nda neticeye bağlanacak. Bangladeş ile temastayız. Suudi Arabistan''ın tutumu önemli. Henüz tutumlarını açıklamadılar. İstişarelerimiz devam ediyor.
İKÖ ve AB adaylığı * Kışlalı -Çağlayangil''in Bakanlığı sırasında ilk adım atıldığında tereddütler olmuştu. Nereden nereye geldik? Bizi hâlâ tek laik ülke olarak yadırgıyorlar mı? Loğoğlu -Yadırgamaya devam ediyorlar. Genel sekreterlik konusu hassas tabii. Kararlara belli kayıtlarla iştirak ediyoruz. Anayasamızın temel ilkelerinden vazgeçemeyiz. AB adaylığımız bağlamında, din ve medeniyetlerin kucaklaşmasına yardımcı olacağımız kanısındayız. İKÖ bu asırda daha etkili olmak istiyorsa bir Türk genel sekretere sahip olmayı artı olarak görmeli.
* Kışlalı -Bu örgüt bize, sorunlarımızda yardımcı oldu mu? Loğoğlu -Kıbrıs konusunda biraz oldu. Ama istediğimiz kadar değil. Ama Batı Trakya''da birkaç yıldır bir karar alıyor. Yunanistan''a biraz etki yapıyor.
* Kışlalı -Libya ile ilgili bir gelişme var mı? Loğoğlu -Müsteşar Yardımcımız bir ziyaret yaptı. Libya halkı ve devletiyle sorunumuz olmadı. Onları hep destekledik. Onlardan da aynı şeyi gördük. Sadece Libya devleti başındaki liderinin özellikleri nedeniyle zaman zaman sıkıntılar oldu. Bu hiçbir zaman iyi ilişkiler sürdürme iradesini zayıflatmadı. Şimdi yeni açılım olabilir mi kanısıyla son ziyaret yapıldı. Mütevazı da olsa gelişmeler beklenebilir.
* Kışlalı -Lider ile devlet orada ayrı mı? Loğoğlu -Oradaki diplomatlarımız, oraya giden temsilcilerimiz ve oradan gelenler hep Libya Devlet Başkanı''na muhatap olmuyor. Diğer muhataplarda hiçbir zaman Türkiye''ye karşı husumet ya da kötü niyet görmedik. Liderde de olduğunu sanmıyorum. Kendine has özellikleri var. Biz iki ülke arasındaki ilişkileri Libya liderinin iniş çıkışlarının ipoteği altına koymadık.
Dışişleri-DPT kavgası yok * Kışlalı -AB ile ilgili çalışmalarda bir sistem oluştu mu? Bu konuda bir kargaşa olduğu intibaı var. Devlet Planlama ile kavga ediyor musunuz? Loğoğlu -DPT ile Dışişleri''nin kavga ettiği falan yok. DPT''nin bu konuda gayet sarih görüşleri var. Bu basın organlarına doğru intikal etti. Koordinasyon işlerini yaptıklarını söylüyorlar. Yeni yapılanmaya gerek olmayabileceği görüşündeler. Ben DPT Müsteşarı ile ayrıntılı görüşme yaptım.
* Kışlalı -Varılan netice nedir? Loğoğlu -Helsinki''de Türkiye''nin AB''ye tam adaylığı yolunda atılan adım gereği yapılanma lazım. Diğer ülkelere baktık. Orada hep böyle yapılanmaya gidilmiş. Bu yapılanma her defasında o ülkelerin Dışişleri Bakanlığıyla yakın ilişki içinde olmuş. Kendi yapımıza da uygun bir yaklaşım oluşturduk. Koalisyon özelliklerine uygun olarak bir genelge yayımlandı. AB Genel Sekreterliği kurulacağı ifade edildi. Esaslar belirlendi. Ama yasa gerektiğinden tasarı hazırlandı. DPT görüşlerini dile getirince yeni değerlendirme yapıldı. Yeni tasarı hazırlanıyor.
* Kışlalı -DPT iç, Dışişleri ise dış çalışmaları yapsın mı deniyor? Loğoğlu -DPT''nin anlayışı büyük ölçüde bu. İnce bir nokta daha var. Dışa dönük müzakerelerin Dışişlerince yönetileceği hususunda tereddüt yok. Kanunla da bu böyle. İçerisi için; bir ürün ortaya çıkarılacaksa DPT hazırlanmasını, seçimini yapacak. Ama ürünün paketlenmesi ve dışa sürümü için bir aşama daha lazım. O da işte AB Genel Sekreterliği''ni ilgilendiriyor. DPT''nin koordinasyon işlevi var da yaptırım işlevi yok. En iyi mekanizma araştırılıyordu, şimdi bulundu gibi.
* Kışlalı - Çalışmalar yavaş gidiyor da deniyor? Loğoğlu -Daha çabuk hareket edebilirdik ama gündem birden değişiyor. Ama onarılmaz bir gecikme yok. Türk toplumu olarak hangi işimizi kendimizi yokuşa sürmeden yapıyoruz? Ama yapıyoruz. Bunu da yapacağız.
* Kışlalı -AB kulübüne uyma bakımından Türkiye''deki ortam nasıl? Loğoğlu -İyimserim. AB hedeflerine uyma bakımından bence sorun yok. Türkiye''nin bu konuda siyasi iradesinin olduğunu düşünüyorum.

