Kaydet
a- | +A

* Kışlalı- Söz konusu komisyonun toplantısı KPK''nın eş başkanı Kohn Bendit''in, Leyla Zana''yı cezaevinde ziyaret etmesi engellendiğinden ertelenmişti. Sonra ziyaret gerçekleştirildi ve toplantı 5 Haziran''da yapıldı. Sizi nasıl karşıladılar? Yalova- Fransa''nın Korsika meselesine girdim. 80''li yıllardan itibaren takip ettiğim bir konudur. Bana "Fransa Başbakanı, Korsikalılar''ı Paris''e davet etti. Siz de böyle bir şey yapabilirsiniz" dediler. Diyarbakır''dan, Bitlis''ten, Bingöl''den insanları Ankara''ya davet etmemizi önerdiler. İsimleri dolayısıyla bunları söyleyenleri insanlar ister istemez bir yere koyuyorlar. 1968''den bu yana siyaset içindeler.

* Kışlalı- Vatandaşları Ankara''ya davet edip kendileriyle müzakere mi yapmanızı istiyorlar? Yalova- Onlara böyle bir şeyi istesek de yapamayacağımızı söyledim. Çünkü onlar misafir değil ev sahipleridir. "Söylediğiniz insanlar cumhurbaşkanı, başbakan, genelkurmay başkanı, Meclis başkanı, bakan, kuvvet komutanları olurlar" dedim. Kendileriyle aynı siyasi terminolojiyi konuşmadığımızı söyledim.

* Kışlalı- Türkiye''deki durumdan da habersizler? Yalova- Evet Bendit bir şeyler söylüyor. Onlara "Bakın şu heyet" dedim. "Ağrı milletvekili Yaşar Eryılmaz, işte o misafir yapın dediğiniz insanlardan. KPK''nın Türkiye temsilcisi, Parlamentonuzun temsilcisi Namık Nedim Bilgiç; MHP Muş Milletvekili A. Sacit Özbey, Diyarbakır Milletvekili partileri farklı ama sizin misafir dediğiniz insanlardan. Komisyonda tam beş tane böyle arkadaşımız var. Milletvekili olarak Türkiye''yi temsilen buraya gelmişler. Şimdi siz bu statüyü geriye mi götürmek isti-yorsunuz? Misafirlik konumuna mı götürmek istiyorsunuz?" Biraz bocaladı doğrusu.

* Kışlalı- Durumu bilmeden konuşuyorlar değil mi? Yalova- Söz konusu bölgeye komşu ülkelerdeki duruma bakmaları gerektiğini, oradaki ilişkilerin bizimkinden ne kadar farklı olduğunu görmeleri gerektiğini vurguladım. Güneydoğu''da sorun yok, her şey güllük gülistanlık demiyorduk. Ama 1994''te Diyarbakır il binasında söylediğim şeyleri tekrarladım. Bizim için mesele devletin demokratikleşmesi meselesidir. Onları Türkiye''ye davet ettim.

* Kışlalı- Nereye? Yalova- Aydın''a, İzmir''e götüreyim. Köyleri görsünler. Oralarda 16. yüzyılı yaşayan köyler var. Aydın''ın dağlarında, Ankara''nın Mamak, Keçiören''inde bile durum ortada. Sorun var. Onlara "Sizinle bu dil meselesini çözmemiz lazım. Hep yargılayan ve suçlayan olmayı tercih ediyorsunuz. Oysa anlayan olmanız lazım. Eğer böyle bakmazsanız ve Avrupa Birliği''ne girmemiz için sadece şunları yapın derseniz sorunu çözümsüzlüğe götürürsünüz" dedim. İnsanımızdaki bazı temel değerleri inkar ettiklerinden bizi gocundurduklarını da söyledim. Büyükelçiliğimizdeki bir yemekte de bütün heyeti Türkiye''de Bendit''in seçeceği bir bölgede bu yaz şahsen misafir edeceğimi söyledim. Alkış geldi. Bendit kalkıp seçme hakkı veremeyeceğini, ama Güney Fransa''ya davet ettiğini söyledi. Memnun olduk kabul ettik tabii.

* Kışlalı- Bize bakış açılarını doğru buluyor musunuz? Yalova- Bize Osmanlı zamanında Avrupa''nın "hasta adam"ı dendiğini hatırlattım. Padişahlık döneminde bizi Avrupalı saydıklarını, şimdi cumhuriyette Avrupalı saymamalarını nasıl izah edeceksiniz? dedim. Büyük Atatürk ile cumhuriyeti kurmuşuz. Hedef de belirlemişiz. Muasır medeniyete ulaşmak demişiz. Batılı kavramları benimsemişiz. Coğrafyada kimsenin yapamadığını yapmaya kalkmışız. Şimdi merak ediyorum yoksa siz padişahlık dönemini mi özlüyorsunuz?

* Kışlalı- Verheugen ile görüşmenizde neler söylediniz? Yalova- 1995''ten beri 750 milyonluk Euro, açılmayan bir kredidir. Bunun açılması gerektiğini söyledim. Zamanlamasını kendileri yapabilirler. Buna muktedir olduklarını biliyoruz. AB üyeliği için büyük gayret sarfeden sivil kuruluşların kırılmaması için AB''nin de harekete geçmesi gerektiğini söyledim.

* Kışlalı- Bazı şeyleri sadece bizden bekliyorlar? Yalova- Doğru. Onlara "siz de yükümlülüklerinizi yerine getirmek zorundasınız" dedim. Neticede rakamı 375 milyona getirdim. "Bu rakam Türkler''e giderse onlar tekstil gibi prodüktif alanda kullanır sonra da bize gelip kotaları artırın derler. Bu durumda verdiğimiz parayla problem ithal etmiş oluruz, diye düşünmeyin. Hükümet olarak temin ederiz ki bunu cumhuriyetin en büyük çağdaşlaşma projelerinden biri olan 8 yıllık eğitim alanında kullanabiliriz" uyurasında bulundum. Uygun karşıladı Verheugen.

* Kışlalı- Bendit, KPK''nın eş başkanı olarak Türkiye''ye yaptığı ziyaretiyle ilgili herhangi bir intibasını nakletti mi?

Ziyaretleri konuştuk Yalova- Bu konuyla ilgili konuşmamız oldu. Kendisine "Komisyon eş başkanı olarak önemli bir şahsiyetsiniz, ben de bir Türk bakanı olarak buraya geldiğimde AB sınırları içinde herhangi bir yeri ziyaret etmek istesem ne dersiniz? Buranın hukuk devleti olduğunu, kuralların bulunduğunu söylersiniz. Bakan olmamın fazla anlamı olmadığını, egemenlik haklarınıza göre davranacağınızı söylersiniz. Ama siz isteğinizin mutlaka kabul edilmesi gerektiğini ve TC kurallarının öneminin olmadığını söylüyorsunuz. Ziyaret etmek istediğiniz şahsı Kürt milliyetçiliğinin simgesi kabul ettiğinizi anlatıyorsunuz. Kürt kökenli insanların mağduriyetinden söz ediyorsanız neden onların arasına gitmiyorsunuz?" dedim.

* Kışlalı- Sizden başka Türk TBMM üyesi konuşmadı mı? Yalova- Yaşar Eryılmaz söz aldı. "Ben ANAP''ta genel başkan yardımcılığı ve 4 dönem milletvekilliği yaptım. Bakanlık yaptım. Bugüne kadar kimliğim Türkiye''de ayağıma dolanmadı. Siz gelip hapishanedeki Leyla Zana diyorsunuz. Biz o bölgenin insanı değil miyiz? Ben Kürt kökenliyim" dedi. Ardından FP Diyarbakırlı Sacit Günbey konuşup aynı şeyleri söyledi. Namık Nedim Bilgiç ve birkaç milletvekilimiz de aynı şekilde konuştular. Bendit sustu kaldı.

* Kışlalı- Bendit''in, Zana ile konuşmasından çıkardığı bir netice var mı? Yalova- Tükiye''ye yardım yapılmasını istediğini söylüyor. Aksini söylemesi mantığa aykırı olmaz mıydı? dedim. Sistemli bir yaklaşımları yok. Bunu bilip kendimizi doğru veriler üzerine, onlara tanıtmanın, anlatmanın yolunu bulmalıyız. Demode tarzımızı düzeltmemiz lazım. Jeostratejik yapımızın AB ilişkisinde ne getirip götürdüğünü iyi bilip ona göre iyi hazırlanmalıyız. Ne pahasına olursa olsun 2 sene sonra AB''ye girmeliyiz dememeliyiz.