Milletvekillerinin kamuoyu karşısında itibarlarının yükselmesine yardım edici bir yasa çıkarılması için gayret sarfeden ANAP Milletvekili Bülent Akarcalı, "Bir siyasetçi olarak itibarlı olduğumuzu hissetmek istiyorum. Bunun aksine durumlar beni üzüyor. Bazen ağır eleştiriler alıyoruz. Siyasetçinin bunu aşması ve yaptığı işten gurur duyması gerek. Tek tek siyasetçi olarak itibar görebiliyoruz ama bu bize yetmiyor. Mesleğimizle genelde gurur duyabilmeliyiz" dedi.
- ANAP Milletvekili, Genel Başkan Yardımcısı Bülent Akarcalı bugünlerde yeni bir dava peşinde. TBMM''de, milletvekillerinin kamuoyu karşısında itibarlarının yükselmesine yardım edici bir yasanın çıkarılması için gayret sarfediyor. Geçen yasama döneminde siyasi parti liderlerinin de onayını almış olan tasarı, vakit yetersizliğinden yasalaşamadığından bu döneme kalmıştı. Konu Anayasa Komisyonu''na intikal etti. Akarcalı, komisyonda üyelere bilgi verdi. Ancak komisyon tasarının görüşülmemesini kararlaştırdı. Akarcalı ile bu konuda bir sohbet yaptık.
Kışlalı- Bu konu nereden çıktı?
Akarcalı- Dört sene önce meslek ahlakı, etik konusuna el atmıştık. Oradan siyasi ahlaka geçtik. Siyasetçiler en çok projektör altındaydılar. ABD''deki "National Democratic Institute" girişimimizle ilgilendi. Bize yurt dışından uzman ve doküman toplayarak destek vereceklerini söylediler. İngiltere, ABD, İsveç ve İsrail''den uzman getirdiler. Türk akademisyenlerinin ve parlamenterlerin katıldığı 5-6 toplantı yaptık. Türk Demokrasi Vakfı olarak, Mustafa Kalemli ve Hikmet Çetin TBMM Başkanı olarak katıldılar.
Kışlalı- Toplantıların neticesi ne oldu?
Akarcalı- Ortaya bir teklif çıktı. TBMM Adalet ve Anayasa Komisyonu ile diğer hukukçu arkadaşlar hazırlığa katılmışlardı. Denetim mekanizmalarının nasıl olacağını araştırdık. Dıştan gelen uzmanlar da milletvekili etiğini milletvekillerinin kendilerinin denetleyebileceğini, başkasının bu işe karışamayacağını söylediler.
Kışlalı- Seçmenler denetleyemezler mi?
Akarcalı- O ayrı. Bu meslek etiği babında bir olay. Nasıl doktorları hastalar denetlemiyorsa bu da öyle. Basın ahlak divanı gibi.
Kışlalı- Milletvekillerinin hangi faaliyetleri gözlemlenecek?
Akarcalı- Milletvekillerini olabilecek yanlışlıklardan korumaya yönelik. Nelere dikkat etmeleri gerektiğini bilecekler. Mesela alacakları hediye miktarı ne olacak. Kabul edilecek davet şöyle ya da böyle olmalı. Sonra Türkiye''nin bazı gerçekleri vardır. Meclise devam ve devamsızlık gibi.
Kışlalı- İlk teklif ne zamandı?
Akarcalı- Üç sene önce. Diğer partiler de konuyla ilgilendi. Onlar da siyasi ahlak konusuna eğildiler. Hepsi ayrı tasarılar verdi. Bunları birleştirdik. Anayasa Komisyonunda alt komite kurup gündeme aldık. Ama erken seçim kararı alınınca konu kaldı. Yeni dönemde Bahçeli ve Ecevit''in de teşvik edici beyanları oldu. Bunun üzerine teklifi yeniledim.
KONUYA YANLIŞ YAKLAŞILDI
Kışlalı- Komisyonda izahat vermişsiniz ama komisyon gündemden çıkarmış. Anlamı ne bunun? Yoksa teklif sizin kişisel teklifiniz gibi göründüğünden mi bir tarafa itildi?
Akarcalı- Teklifin geçmişini ve bütün partilerin katkısını anlattım. Alt komisyon kurulmasını, istenirse katkıda bulunabileceğimi söyledim. Milletvekillerini denetleyen değil, onlara sahip çıkan bir yasa olduğunu söyledim. 550 milletvekili içinde 2-3''ü yanlışlık yapıyorsa tasarının geri kalan 547-548''ine sahip çıkacağını anlattım. Benden sonra maalesef olaya yanlış yaklaşılmış ve kabul edilmemiş. Söylediğiniz sebepten dolayı, halkla ilişkiler hatası diyelim, böyle yapmış olabilirler. Ama bunun ANAP teklifi olmadığını da söylemiştim.
Kışlalı- Milletvekilleri siyaset etiğinin düzenlenmesini istemiyorlar mı?
Akarcalı- Kesinlikle hayır. İnanıyorum ki bu sene olmasa bile, çünkü geçmesi gereken çok yasa tasarısı var, gelecek yıl konu ele alınacaktır. Çünkü liderlerin bu konuda taahhütleri var. Siyasi ahlak komisyonunun kurulması milletvekillerini denetlemeyi amaçlamıyor. Onlara mesleklerini yaparken dikkat etmeleri gereken hususları gösteriyor.
SİYASETÇİ İŞİNDEN GURUR DUYMALI
Kışlalı- Ortada büyük bir zaruret var. Halkoyu yoklamalarında, benimsenme ve itibar görme konusunda en yüksek puanı yüzde 94 ile Türk Silahlı Kuvvetleri alıyor. Siyasetçilerin durumu ise içler acısı, yüzde 20''lerde kalıyor. Bu durum demokrasi açısından çok acı ve tehlikeli değil mi? Parlamentonun bu hususu göz ardı etmemesi gerekmez mi?
Akarcalı- Ben onun için bu konuya büyük önem veriyorum. Milletvekili, siyasetçi olarak itibarlı olduğumuzu hissetmek istiyorum. Bunun aksine durumlar beni üzüyor tabii. Bazan ağır eleştiriler alıyoruz. Okula giden kızım ve oğlum ile eşimin bazan, "Ne katlanıyorsun buna?" dedikleri oluyor. Siyasetçinin bu durumu aşması ve yaptığı işten gurur duyması gerek. Bunun için bu yola başvurdum. Tek tek siyasetçi olarak itibar görebiliyoruz ama bu bize yetmiyor mesleğimizle genelde gurur duyabilmeliyiz.
Kışlalı- Siyasetçilerin eleştirilmesinin tehlikesi yok mu?
Akarcalı- Siyasetçinin üzerine bu kadar gelinirse bu ülkenin geleceğinde iyi rol oynayacak iyi insanlar buraya neden gelsin? Ben 1950''li yılların bakanlar kurullarına bakıyorum, hiçbir arkadaşım alınmasın onları küçümsemiyorum, orada gördüğüm insanların fotoğrafları beni heyecanlandırıyor. Doyuruyor. Acaba bizim resimler bizden sonraki nesilleri aynı ölçüde doyuracak mı? İnönü ve Menderes kabineleriyle dünya yönetilirdi.
Kışlalı -Siyasetçi nasıl olmalı?
Akarcalı- Türk halkının övündüğü, güvendiği, gurur duyduğu kişiler olmalı. Geleceğimiz başka türlü mümkün değil.
Kışlalı- Bugünkü durumun böyle olmadığı muhakkak. Bundan doğan büyük tehlikenin farkında değiller mi?
Akarcalı- Öyle ama bu nasıl düzeltilecek? El birliğiyle gayret edilmesi lazım. Ama sadece milletvekilini suçlu bulmak yetmez. Zaten başlarken ezik oluyorlar. Bu devam edince de vazgeçilmez lider sultası ortaya çıkıyor. Milletvekilleri tek liderlerine sığınma durumunda kalıyorlar.
Kışlalı- Kamuoyunda "Milletvekili sadece kendisine gelecek seçimlerde nasıl oy sağlar"ı düşünür inancı var?
Akarcalı- Gelip Ankara''da milletvekillerinin bir gününü izlesinler. Büyük haksızlık oluyor bu.
Kışlalı- Önemli noktaya dönsek. Kamuoyunun TBMM ile milletvekillerini nasıl gördüğünü biliyoruz. Bu nasıl düzeltilecek? Hazırlanan tasarının kenara itilmesi cesaret kırıcı değil mi? Bütün partilerin anlaşması bile olumlu bir adımın atılmasını sağlayamıyor. CHP''nin dokunulmazlıkları sınırlama gayreti de boşa çıktı! Milletvekili emekli maaşlarıyla ilgili yasalarınız boyuna Anayasa Mahkemesi''nde iptal ediliyor. Memura verilemeyen zam sizlere isteniyor!
Akarcalı- Meclis''ten istenilen başka kimseden istenmiyor. Projektörler Meclis''e çevrilip diğer bütün kesimler denetimden uzak kalıyor. Bunu da vatandaşın bilmesi lazım. Meclisin siyasi ahlak işini oturtmaya çalışırken hükümetin de bir siyasi ahlak işi olduğu akla gelmeli. Bu düşünülmüyor. Meclis''e yöneltilen ithamlar da sanıldığı kadar yerinde değil.
GÜVEN DUYGUSU
Kışlalı- Şimdiye kadar birçok TBMM Başkanıyla konuştum. Meclis ve milletvekili itibarının korunması için ne yapacaklarını bilemiyorlar. Bakın siz de çabanızda neticesiz kaldınız. Demokraside siyasetçinin bu kadar düşük not almasına mutlaka Meclis el koyup çare bulmalı.
Akarcalı- Meclis itibariyle ilgilenmek Atatürkçü olan herkesin görevi. Mustafa Kemal "En büyük eserim TBMM" demiş. İşin psikolojik yönü var. O da milletvekillerine güven vermek. Onun yüzde yüz dürüstlükle halka hizmet vereceğine güven duyulduğunu hissettirmek gerek. Hakikaten bu şekilde çalışan çok sayıda milletvekili var. Dürüste sahip çıkarsan o da dürüst olmayana fırsat vermemek için kuvvet kazanır.
Kışlalı- Getirmek istediğiniz yasada sözünü ettiğimiz TBMM''ye ve siyasetçiye itibar kazandıracak neler var?
Akarcalı- Ahlaki değerlerin siyasi bazda somutlaştırılması ve bunun kanuni bir düzenlemeye bağlanması esas. Halen bazı düzenlemeler var ama bunların yetersiz kaldığı açık. Bütün bu durumu sağlayacak bir "Siyasi Ahlak Komisyonu" teklif ediliyor.
Kışlalı- Mal beyanı gibi hususlar eskiden de vardı. Hediyelerle ilgili sınırlamalar geliyor. Milletvekilleri bazı görevleri alamıyorlar değil mi?
Akarcalı- Evet. Milletvekilleri yabancı kuruluşlardan, Türk uyruğunda olmayanlardan aldıkları hediye, o andaki net bir aylık asgari ücretin toplamını geçiyorsa bu hediyeyi bir ay içinde TBMM Siyasi Ahlak Komisyonu''na teslim etme mecburiyetinde olacaklar. Hiçbir özel ya da resmi kuruluş TBMM üyelerine ve dışardan atanan bakanlara değeri aylık asgari net ücretin onda birini geçecek hediye veya numune gönderemeyecek.
SİYASİ TRANSFERLER
Kışlalı- Siyasi transferler hakkında tedbir düşünüldü mü?
Akarcalı- Bu konuda "TBMM üyeleri bir siyasi partiden başka bir siyasi partiye geçişte menfaat sağlayamazlar" hükmü getiriliyor.
Kışlalı- Yasada yer alan düzenlemelere uymayan milletvekilleri için nasıl yaptırım düşünülüyor?
Akarcalı- Caydırıcı yaptırım niteliğinde bir şey yok. Ama Anayasa''nın 83. maddesinin değiştirilmesi Genel Kurul gündeminde. O yasalaşırsa bu boşluk giderilmiş olacak.
Kışlalı- Amaç Meclis itibarını güçlendirmek değil mi?
Akarcalı- Evet. Burada TBMM Başkanına da görev düşüyor. Kendi inisiyatifiyle TBMM''de kimin nasıl çalıştığını ortaya koymalı. Şimdi verilen bazı faaliyet rakamlarıyla yetinilmemeli. TBMM''nin mesela komisyon çalışmaları gerektiği gibi yansıtılmıyor. İtibarı güçlendirmek için yapılacak başka şeyler de var. Parti liderleri de itibar için yapılan çalışmalara verdikleri desteği sürdürmeli. Bunlara öncelik vermeliler. Demokrasi için son derece önemli bir konu bu dediğiniz gibi.

