Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin gelişmesinin, 17 Ağustos depremi sonrasında daha belirgin şekilde ortaya çıktığını belirten, İspanyol El Pais gazetesi yazarı Herman Tertsch, "Pangalos ile Papandreu arasında gerçekten büyük farklılıklar var. Üslup değişikliğini, deprem sonrası ortaya çıkan hava da güçlendirdi. İki ülkede çok duygusal bir hava oluşturuldu" dedi.
Herman Tertsch İspanya''nın en büyük gazetesi El Pais''in önde gelen yazarı. Gazeteciliğe, 1982''de İspanyol Haber Ajansı''nda başladı. Viyana, Almanya, Polonya''da El Pais temsilciliği yaptı. 1993-96 arasında gazetesinin genel yayın müdür yardımcısıydı. Şimdi gazetesine başyazılar ile çeşitli konularda yorumlar yazıyor. Türkiye''ye ilk defa 1987''de Bulgaristan''daki Türk kökenlilerinin gönderilişi sırasında gelen Tertsch, daha sonra birçok defa çeşitli olaylar için gelip incelemeler yaptı. Yazılar yazdı. Bu defa Ankara''ya gelişinde kendisiyle güncel konularda bir sohbet yaptık.
* Kışlalı -Bu defa gelişinizde neyi daha ilginç buldunuz?
Tertsch -Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin gelişmesi, galiba 17 Ağustos depreminden sonra daha belirgin ortaya çıktı. Bunu nasıl izah ediyorsunuz? İki ülke arasında birçok sorun var. Bunlardan en önemlisi de galiba Kıbrıs. Bu gelişmeler beni çok ilgilendiriyor. Buraya gelmeden Yunanistan''da, Atina''daydım. Sonra İstanbul''a geldim. Orada da burada da hava o kadar değişmiş ki. Geçen sene de, biliyorsunuz, gelmiştim. O zamandan çok farklı bir havayla karşılaştım. Bu görünümün ardında gerçekten önemli şeyler var mı? Bunu da ben size sorayım.
* Kışlalı -Sanıyorum iki ülke arasındaki ilişkilerin asıl değişmeye başlaması Öcalan''ın yakalanmasından sonra oldu. Böyle düşünmüyor musunuz?
Tertsch -Doğru. Sizinle aynı fikirdeyim. Bu olay Güneydoğu''daki çatışmayı da çok etkiledi. Değil mi?
* Kışlalı -Tabii. Adeta son ve en önemli dönemeç noktası oldu. Peru''da Aydınlık Yol terör grubu lideri Guzman''ın yakalanmasından sonraki gelişmeleri burada da gördük.
Tertsch -Sendero Luminoso liderlerinin yakalanmasından sonra etkisini yitirdi. Doğru. İki numaralı liderleri de yakalandı. Sizde de öyle oldu değil mi?
* Kışlalı -Bu gelişmeler Yunanistan''ı zor duruma soktu dünya kamuoyu karşısında. Hükümetlerinde önemli değişiklikler meydana geldi. Siz de kabul edersiniz ki ülkeler arasındaki dış politikalar böyle çok çabuk gösterişli şekilde değişmez. Ama yaklaşımlar, üslup değişebilir. Sanıyorum şimdi bu oluyor.
PANGALOS PAPANDREU FARKI
Tertsch -Pangalos ile Papandreu arasında gerçekten büyük farklılıklar var. Üslup değişikliğini deprem sonrası ortaya çıkan hava da güçlendirdi. İki ülkede çok duygusal bir hava oluşturuldu.
* Kışlalı -Türkiye''yi iyi biliyorsunuz. Türkiye''de hiçbir zaman, Yunanistan''da olduğu gibi bir ''Yunan düşmanlığı'' olmamıştır?
Tertsch -Doğru. Son gelişmelerden sonra Güneydoğu''da yıllardır süren ve pahalıya mal olan mücadelenin sonuna geldiği söylenebilir. Bu mücadele Avrupa ile ilişkilerinizde sorunlara sebep oluyordu. Kıbrıs''ı bu sorunlara ilave etmek de gerekir. Eğer Helsinki''de beklenen gelişmeler olursa, Kıbrıs konusunda da gelişme, o istikamette bazı hareketler beklenebilir mi? KKTC''ye Türkiye mali destek veriyor. Bu yük değil mi? ¥ Kışlalı -Bu konuda önemli bir nokta var. Adadaki Türkler''i batı azınlık olarak görüyordu. Onun için de bir yere gidilemedi. Şimdi batının adada iki toplum, iki devlet olduğunu kabul etmesi gerekmez mi? KKTC''ye mali yardımı Türkiye hep taşıyabilir. Bundan kimsenin şüphesi olmamalı.
Tertsch -Ama biliyorsunuz bu olmayacak. Batı dünyası bunu kabul etmez. Bu olmadığı takdirde başka bir çözüm düşünülemez mi sizce? Orta bir yol mesela.
* Kışlalı -Nasıl bir orta yol olabilir?
Tertsch -İki taraf kendilerini devlet olarak adlandırmadan konuşamazlar mı? İki toplum olarak? Bir araya gelirler ve bunlara Avrupa Birliği şemsiye olur. Bir anayasa yapılır. Anayasa iki tarafın da otonomisini garanti edebilir.
KIBRIS ÇOK ÖNEMLİ
* Kışlalı -Kıbrıs Türkiye için çok önemli. Hem stratejik açıdan önemli, hem de duygusal açıdan. Halkın bu konudaki duygularını bilemezsiniz. Siyasi açıdan bu konuda kimse ödün veremez. Başta Ecevit olmak üzere. Askerler de konuya ayrı bir önem atfediyorlar. Kendileri açısından.
Tertsch -Stratejik açıdan doğru. Ada giderse Akdeniz''in bu bölgesi tamamen Yunan ağırlığı taşır. Onun için de orta yol bulunmalı.
* Kışlalı -Kıbrıs konusunun bütün aşamalarını yaşadık. Eski günlerin yaşanmaması gerek. Adadaki Türklerin yaşadığı bir daha yaşanmamalı.
Tertsch -Balkanlar''da oluşturulan denge ve güvenlik durumundan sonra Kıbrıs''ta da bir şeyler yapılır diye düşünen çok.
* Kışlalı -ABD''nin bu konuda baskı yapacağını düşünmemek gerek. İki ülke arasındaki ilişkiler hiçbir zaman bu kadar iyi olmadı. Şimdi ABD kalkıp Kıbrıs dolayısıyla Türkiye ile ilişkilerini bozar mı? ABD önce Kıbrıs konusunun bazı hükümetlerce istismar edilen yapay bir konu olduğunu sandı. Ama aradan geçen yıllar gerçeğin böyle olmadığını gösterdi.
Tertsch -Peki Kıbrıs''ı bir yana bırakırsak Helsinki''de AB toplantısından ne bekleniyor?
* Kışlalı -Burada bazı AB üyesi büyük ülkelerin diplomatlarıyla konuşuyorum; Lüksemburg''ta yapılan büyük hatanın tamir edileceğini düşünüyorlar. İyimserler.
HELSİNKİ SONRASI
Tertsch -Genel olarak dediğiniz doğru. Bu görüşleri ben de işitiyorum. Yunanistan''da da aynı şeyleri dinledim. Helsinki''de onlar da gelişme bekliyorlar. Ama siz Helsinki sonrası da Kıbrıs konusunda fazla bir şey beklemiyorsunuz.
* Kışlalı -Hatırlarsanız, bu konuyu sizinle geçen sene AB''nin Antalya''da tertiplediği seminerde de konuşmuştuk. Lüksemburg kararlarının ne kadar yanlış, saçma olduğu neticesini vurgulamıştık. Türkiye''yi diğer adaylar arasına koymamakla ne kazandılar? Türkiye üzerinde söz haklarını da kaybetmediler mi?
Tertsch -Çok doğru. Şimdi durum daha iyi anlaşılıyor. Türkiye aday olarak kabul edilmeden Kopenhag şartlarını nasıl uygulatacaksınız?
* Kışlalı -Yalnız bu noktada bir şeyi gözden kaçırmamak gerek. Türkiye aday kabul edilse de AB şartlarını ne zaman ve ne süratle yerine getireceğine kendisi karar verecektir. Ülkenin içinde bulunduğu şartları dikkate alarak karar verecektir. Bunu Ecevit de söyledi. "Ülkenin parçalanmasına gidecek şartlar kabul edilmez" dedi. Önce AB''nin Türkiye''ye karşı mali vecibelerini yerine getirmesi gerek.
İNAN''IN TAVRI SERT
Tertsch -TBMM''de Dışilişkiler Komisyonu Başkanı Kamran İnan ile konuştum. Tavrını çok sert buldum. Son derece şahin. Dışişleri Bakanınızı da eleştiriyor. İstanbul''da bazı işverenlerle de konuştum.
* Kışlalı -Onlar ne diyor?
Tertsch -Bu hükümetten umutvarlar. Çok şey yapabileceklerini düşünüyorlar. Şimdiye dek çıkardıkları yasaların gerçekten çok önemli olduğunu düşünüyorlar. Kendileriyle konuştuğum diplomatlar da bu görüşü paylaşıyorlar. Hükümetin verdiği intiba son derece olumlu. Ekonomiden sonra siyasi alanda da hareketlilik bekleniyor. Sözkonusu siyasi reformları gerçekleştirecek kadar güçlü mü bu hükümet?
* Kışlalı -Neden olmasın? Parlamento içinde çoğunluğa sahipler. MHP''nin de yeni lider kadrosu var. Şimdiye kadar diğer iki ortağıyla uyum içinde oldular. Pek hata yapılmadı. Ecevit''i destekliyorlar. Yılmaz ile Ecevit zaten son iki yılda birlikteydiler. Depreme kadar iyi giden ekonomi maalesef darbe aldı.
Tertsch -Çok önemli bir sorun bu. Bütçe için de büyük engel çıkarmış oluyor. Ne kadar dış yardım alınırsa alınsın asıl önemli yük Türkiye''nin sırtında. Gölcük''teydim, durumu gördüm. Müthiş bir tahribat var.
ÇÖZÜM DEMOKRATİKLEŞME
* Kışlalı -Bu konuda, deprem kurtarma faaliyetleri dolayısıyla hükümet çok eleştirildi ama bu sadece bu hükümetin günahı değil. Şimdiye kadarki bütün hükümetler de eleştiriden nasiplerini aldılar.
Tertsch -Doğru. Daha önceki depremler dolayısıyla alınmış olan önlemler pek uygulanmamış anlaşılan. Suçlamalar hükümetten ziyade galiba devlete yöneltiliyor. Bu depremin şimdiye dek geçerli görülen bir şovenist yaklaşımı ortadan kaldıracağını söyleyen oldu bana.
* Kışlalı -Nasıl bir yaklaşım bu?
Tertsch -Biz Türkler dünyada yalnızız. Türk''e Türk''ten başka dost yoktur. Devlet hep baba gibi hareket etmiştir. Ama şimdi bizi koruyamadı. Dışardan yardım geldi. Bizi sevmediklerini düşündüklerimizden yardım geldi gibi bir yaklaşım bu. Haksızlar mı?
* Kışlalı -Evet bu değerlendirme duyuluyor. Kısmen doğru olduğu da söylenebilir. Hasmımızın çok olduğu söylenebilir ama esasta bir abartma da var. Şimdi çözümün demokratikleşmede olduğunu düşünen çok.
Tertsch- Türkiye''de önemli gelişmeler oluyor. Orduyu rahatsız eden Öcalan yakalandı. Fundamentalist endişesi de son seçimlerle geride kaldı. Bu durumda askerin pek endişesi kalmaması gerekmiyor mu? Şimdi kendilerini rahat ve güvende hissetmiyorlar mı?
* Kışlalı- Ordu her zaman kendini güvende ve rahat hisseder. Halkoyu yoklamalarında müthiş bir desteğe sahiptirler. Yüzde 94''e varan bir destek bu. Anayasanın giriş maddelerinde belirtilen ülkenin temel prensiplerini savunmak üzere eğitilirler. Büyük halk kitlelerinin de aynı istikamette olduğunu bilirler. Ülke bütünlüğü ve laik demokratik cumhuriyet bu esasları oluşturur. Şimdi dediğiniz gibi herhalde yakın geleceğe daha umutla bakıyorlardır.
Tertsch -Ordunun MHP ile galiba 1960''larda bazı sıkıntıları vardı. Şimdi değil herhalde. Demin söylediğiniz gibi yeni MHP lider kadrosuyla bir sorun olmaması normal.

