Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği (AGSK), son zamanlarda sık sık ve özellikle Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu''nun gündeme getirdiği bir konu. Geçen hafta içinde Ankara''ya gelen Almanya Savunma Bakanı Rudolf Scharping''in Genelkurmay''a yaptığı ziyarette, Org. Kıvrıkoğlu''nun bu konudaki memnuniyetsizliğini ifade ettiği basına yansıdı. Böylece konu Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından bir kere daha gündeme getirilmiş oldu. TSK, konuya verdiği önemi en büyük komutanın ağzından belirtiyor. Ama konuyla ilgili gelişmeler hakkındaki teknik bilgi daha ziyade Dışişleri Bakanlığı''ndan alınabiliyor. Türkiye okurlarının, daha önceki bir "Haftanın Sohbeti"nden tanıdıkları Dışişleri Bakanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdür Yardımcısı Tomur Bayer ile AGSK ile ilgili son gelişmeler üzerinde bir sohbet yaptık.
Kışlalı -Avrupa Birliği ile ilgili olan bir konu AGSK, sizinle yaptığımız konuşmadan bu yana; son Helsinki toplantısına ve Brüksel''deki Bakanlar Konseyi''ne kadar ne gibi gelişmeler oldu? Bizim durumumuz nedir?
Bayer -Konu bizimle birlikte AB üyesi olmayan, 6 NATO üyesini ilgilendiriyor. Bir kere; AGSK çerçevesinde yapılacak tatbikatlara ve olası harekatlara katılmak istiyoruz. Sonra planlamalara da katılmak isteriz. Hele bu operasyon NATO yetenekleriyle yapılırsa. Sadece AB yetenekleriyle yapılacak bir harekat ise, bizim de katılmamız istenirse hazırlığa baştan katılmalıyız.
Kışlalı -Avrupa''da halen bir sorun var mı? Ne faaliyetimiz var?
Bayer -Şimdi yok ama Avrupa güvenliğiyle ilgili, ne olursa içinde yer almak istiyoruz. Sadece çatışma sırasında akla gelmemeliyiz. Batı Avrupa Birliği''nde (BAB) olduğu gibi, her aşamada çalışmalara katılmalıyız. AB''nin ortaya nasıl bir çalışma çıkaracağını görmek istiyoruz bu noktada. Bunun için yoğun temaslar yaptık. Kapsamlı kağıtlar dağıttık.
RAHATSIZ OLDUK
Kışlalı -Helsinki öncesi durum neydi?
Bayer -Helsinki''den hemen önce, NATO Savunma Bakanları toplandı. Bu konuda çalışmanın başladığını ifade ettiler. Daha önce de Lüksemburg''da BAB bakanları toplandı. Orada çıkan bildiride görüşlerimize oldukça yakın hususlar vardı. Washington''da kurulan denge gözetilmişti.
Kışlalı -Sonraki gelişmeler?
Bayer -Helsinki''den çıkan sonuçlardan biz tatmin olmadık. Başbakan orada yaptığı konuşmada söyledi. Biz de Bakanlık açıklaması yaptık. Bir iki nokta bizi rahatsız etti. Bunlardan biri katılım konusunda ne olacağı, bize yön gösterecek bir açıklık gelmemesi. Diğeri, esas önem verdiğimiz sürekli danışma sürecinden hiç söz edilmemesiydi. Üçüncüsü ise AB içinde birtakım yapılanmalara gideceklerini söylemeleri ama bunların içinde bizlere yer vermemeleriydi.
Kışlalı -Yani tamamiyle projeden dışlanıyorduk? Neydi bu kuracakları şeyler?
Bayer -Askeri komite, siyasi-askeri grup gibi şeyler. Bunlar içinde bize yer vermeyi tahayyül dahi etmediler. Biz bu çerçevede Brüksel''deki NATO Bakanlar Konseyi toplantılarına gittik. Bunlara katılımımız olmadıkça konunun bizimle ilgili noktası geldiğinde rızamızı vermeyeceğimizi Başbakan açıkça söyledi.
İŞİN İÇİNDE OLMALIYIZ
Kışlalı -Bu takınılan tavrın anlamı; konu NATO''ya geldiğinde, NATO''dan onay istendiğinde bizim bu onayı vermeyeceğimiz midir?
Bayer -NATO''da oy birliği şarttır. Biz AGSK''nın gelişmesine ilke olarak karşı değiliz. Kendimizi Avrupalı güç olarak görüyoruz. Avrupa''yı ilgilendiren konuda bütün Avrupalılar''ın rol almasını tercih ediyoruz. İşin içinde olmak istiyoruz.
Kışlalı -Brüksel''de ne yaptık?
Bayer -Yoğun çalışma yaptık. Bakan, çeşitli ülkelere mektuplar yazdı. Konuşmasında da bazı noktaları vurguladı. AGSK''nın NATO''nun nazım rolüne halel getirmemesi gerektiğini söyledi. AGSK''nın NATO üyesi olup, AB ülkesi olmayan 6 Avrupalı ülkenin katılımı olmadan geliştirilemeyeceğini açıkça ortaya koydu.
NATO''NUN ONAYI ŞART
Kışlalı -Bunu nasıl sağlayabilecek bu ülkeler?
Bayer -AB Avrupa''da bir harekat yapacağı zaman bunun anlamlı olabilmesi için, NATO imkan ve yeteneklerinden yararlanması lazım. Bunun ille radar, havaalanı, iletişim cihazları yeteneği değil mesela planlama yeteneği de lazım. Askeri karargah lazım. Bunlar yalnız NATO''da var. NATO üyeleri onay vermezse bunu kullanamazlar. Şimdi bazı şeyler kurma yolundalar ama bunlar yetmez. Onlarla ancak; arama-kurtarma gibi "Petersburg görevleri" denen şeyleri yapabilirler.
Kışlalı -Son Konsey toplantısında ne oldu?
Bayer -Bakanlar Konseyi bizim için yararlı geçti. NATO bildirisinin ilgili paragrafları destekleyici oldu. Görüşlerimiz istikametinde unsurlar var.
Kışlalı -Önemli noktalardan birkaçını verir misiniz?
Bayer -NATO''nun yerini alacak yapılanmalara izin verilmeyeceği belirtildi. Bu AGSK ile ilgili çalışmaların bu anlayışa ters düşmeyeceği tekrarlanmış oldu. BAB üyesi olmayan müttefiklerin AGSK''ya katılmalarını sağlayabilecek süreç için çağrıda bulunuldu. AGSK''nın ilerde ihtiyaç hissettiğinde NATO imkanlarına kavuşması, NATO''nun her konuda ayrı ayrı ittifakla alacağı kararlara bağlı oluyor. Daha önce de böyleydi ama bu husus çeşitli kağıtlarda yer almıştı. Bu defa açıkça bir bildiriye konmuş oldu. İtiraza gelir bir hali kalmadı.
Kışlalı -Şimdiden sonra neler olacak?
Bayer -1 Ocak''tan itibaren dönem başkanı Portekiz. O dönemde fazla gelişme olmaz. Ama Transatlantikçidir. Bizim tutuma daha yakındır. AB 2000 yılı sonuna kadar alacağı kararlarla BAB''ı AB''ye entegre etme kararı almak istiyor. Biz müzakereyi bunun olduğunu farzederek yapıyoruz. Portekiz''den sonra Fransa dönem başkanı olacak. Kanımca bu işin nereye varacağı o dönemde belli olacak. Şu ana kadar çıkan bazı metinler bizim açımızdan tatminkar değil ama, kaybedilmiş bir şey de yok. Önümüzdeki dönemde faaliyetimizi sürdüreceğiz.
KRİZ BÖLGELERİ
Kışlalı -Hangi gelişmeler önemli oluyor?
Bayer- BAB''ın ne olacağı önemli. Bazı fonksiyonları AB''ye verilecek. BAB için anlaşma değişikliği yapılması bunun AB protokoluna eklenmesi gerek. 4-5 senede tamamlanır bu. Bazı faaliyetlerinin AB''ye alınmasında da zorluk oluşturacak. Diğer yandan çıkabilecek bir kriz olasılığının bizim civarda olması kuvvetli. Belçika-Hollanda sınırında kimse kriz beklemez. Bunun için konu bizi çok ilgilendiriyor. Bizi yakından ilgilendiren krizler olabilecektir. Mesela Kafkasya''da bir şey olabilir. Buraya AB müdahalesi daha yumuşak olabilir, NATO müdahalesinden. Rusya böyle bir şeyi daha kolay hazmedebilir.
Kışlalı -Böyle bir durumda Türkiye''ye ihtiyaçları var. Neden bizi bu planlamanın dışında tutmak istiyorlar?
Bayer -Bize cevapları devamlı olarak "Sizi muhakkak alacağız. Düzenlemeler yapıyoruz" oluyor. Ama onlar AB''ye bir boyut katmak, onu tamamlamak istiyorlar. Türkiye AB''de olsa mesele kalmıyor. Yapıyı AB içinde yapmak istiyorlar. Ama bunu yapmak için de, bizim de içinde olduğumuz, ABD''nin de içinde olduğu NATO''nun birçok şeyine ihtiyaç var. Onun dengesini bulma çabası var şu anda. Büyük gelişme olmadı ama Washington''da bıraktığımızdan daha iyi konumdayız şimdi.

