Kaydet
a- | +A

Orman Bakanı Prof. Dr. Nami Çağan, 1947 yılında Amasya''da doğdu. Ankara Hukuk Fakültesi''nden 1969''da mezun oldu. Aynı fakültenin Maliye Kürsüsü''ne 1970''de asistan olarak girdi. 1975''de doktor, 1981''de doçent, 1988''de de profesör oldu. 1977-78 yıllarında Amsterdam Üniversitesi''nin lisans üstü "Avrupa Bütünleşmesi Programı"na katıldı. Ankara Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi''nde Maliye, Bütçe ve Vergi Hukuku dersleri okuttu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi''nde Dekan Yardımcısı iken Ekim 1991 seçimlerine katıldı. Demokratik Sol Parti''den İstanbul Milletvekili seçildi. Aralık 1995 ve Nisan 1999 seçimlerinde de yine DSP''den İstanbul Milletvekili olarak TBMM''ye girdi. 1997''de kurulan ANAP-DSP-DTP Koalisyon Hükümeti''nde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, 1999 DSP Azınlık Hükümeti''nde Maliye Bakanı oldu. Mayıs 1999''da kurulan Koalisyon Hükümeti''nde ise Orman Bakanı olarak görev aldı. Prof. Çağan ile günün önemli konusu olan "Orman Yangınları" üzerine sohbet yaptık.

* Kışlalı- Orman yangınlarıyla mücadelede uçak mı yoksa helikopter mi daha etkili? Deniz Kuvvetleri''nden almanız söz konusu 15 uçaktan sadece biri mücadeleye uygun hale getirildi. Diğerleri ne olacak? Çağan -Helikopterler daha çok işe yarıyor. Uçakların, hele böyle maliyetiyle alınması çok masrafa yol açar. Bakımları ve kullanılacak pist ayrı sorundur. Sözünü ettiğiniz 15 uçaktan biri geçen yıl hizmete girdi. Ama diğerlerinin yangın mücadelesi için teçhizi nasıl olacak, kaynak nereden bulunacak henüz belli değil. Bütçede bunlar için olanağımız yok. Başbakanlık içinde genel afetlerle mücadele birimi kurulması projesi var. O gerçekleşirse hem bu uçaklar dönüştürülebilir, hem de bazı gazetelerin pazarlamaya çalıştığı Kanada uçağı alınabilir.

Helikopterler verimli * Kışlalı -Son yıllardaki mücadelede hangi araçlar ön planda rol oynuyor? Çağan -Üç yıldır helikopter kiralıyoruz. Çok verimli oldu bunlar. Gelişmiş ülkeler de helikopteri tercih ediyorlar. Bu yıl da 10 genel maksat, 10 da su atan helikopter kiraladık. Geçen yıl da öyle oldu. 1 Haziran''da her şey hazırdı.

* Kışlalı -Helikopterlere ilaveten başka neler var? Uçak ihtiyacı yok mu? Çağan -Türk Hava Kurumu''ndan yangın söndürme amaçlı 10 adet uçak kiraladık. 5 adedi İstanbul''da 5''i de Çanakkale''de konuşlanmış durumda. Türk Hava Kuvvetleri iki C-130 uçağına onar tonluk kimyasal madde atabilecek tank ilave edildi ve Antalya''da konuşlandırıldı. Maliye''nin sağladığı olanaklar şu anda en üst düzeyde. Bir de Kanada 400 uçakları var ama onlar olsa da sadece Antalya sahil bantında kullanılabilecekler. Kiraya verseler neyse ama satmak istiyorlar. Tanesi oldukça pahalı; 25 milyon dolar. Özelliği iniş ve kalkışlarının seri olması.

* Kışlalı -Yangınla mücadelede yeterli personel var mı? Uçak ve helikopter dışında hangi araçlar kullanılıyor? Çağan -Var. Yangın aylarında, 5 ayda 11 bin 250 kişi istihdam edilecek. 717 ekibimiz var. 413 arazöz, 108 su tankı, 130 buldozer, 93 grayder, 81 treyler, 694 ulaşım aracı ile 113 motosikletimiz var.

* Kışlalı -Yangınların önemli bir bölümünün kasıtlı çıkarıldığı hakkında tesbitler var. Bu suçlar sizi ne kadar ilgilendiriyor? Çağan -Mücadele ve soruşturma polis ve jandarma tarafından yapılıyor. Genel terörizm içinde de sabotajlar yapılıyordu. İstanbul, İzmir ve Hatay gibi bölgelerde oluyordu. Bir de orman idaresine kızan işçi ve köylü tarafından yapılanlar var.

* Kışlalı -Yanan alanlar ne oluyor? Çağan -Onları daha verimli orman alanları haline dönüştürüyoruz. Mutlaka yılı içinde ağaçlandırıyoruz. Düzenli yapıldığında 10-15 yıl içinde daha sağlıklı ormanlar haline geliyor. Orman yangınlarını, gençleştirme vesilesi sayan ülkeler de var. ABD gibi. Bizim öyle bir lüksümüz yok. Ama yangınla mücadelede Akdeniz ülkeleri arasında hemen hemen bütün yıllar birinci gidiyoruz. Bunu FAO (Dünya Gıda Örgütü) da böyle kabul ediyor.

* Kışlalı -Akdeniz kuşağında en başarılı olma önemli. Bunu nasıl yapıyoruz? Ne kadar harcama yapıyoruz? Çağan- 52 trilyon lira. Bu iyi bir tutardır. Dış kredilerden yararlanarak araç-gereç sağlanmış durumda. Çok duyarlı bir kamuoyumuz var. Bu da Orman İdaresi çalışmalarına yansıyor.. İyi haberler pek basına yansımıyor. Geçen yıl cumhuriyet döneminin en iyi dönemini geçirdiğimiz haberi pek yer bulmadı.

* Kışlalı -Yanan her hektar ormanda kaç ağaç kaybolmuş oluyor? Çağan -Ormancılar, ormanı ağaç ve toprak olarak tanımlıyorlar. Bazen hiç ağaç olmayan yere de toprak yapısı itibariyle orman diyorlar. Ağaç sayısı ormanın tipine göre değişiyor. Ağaçlandırmada daha sağlıklı ağaç türlerine gidiliyor. Son Bodrum yangınında 315 hektarın ağaçlandırılması için gereken maddi kaynak bir saat içinde Bodrum''da toplanmış. 150-200 milyara bu gerçekleştirilecek. Eskiden ağaçlar seyrekmiş, şimdi daha sık dikilecek. Ortalama hesapla bir hektara, türlerine göre; 2000 ile 2500 ağaç dikiliyor. Yanan alanda muhtemelen hektar başı 1000 ağaç bile yoktu.

* Kışlalı -Hangi ağaç türleri daha ziyade tercih ediliyor? Çağan -Ağaç türüne göre değişiyor. Çam''ın ortaya çıkması bile 7-8 yıl alıyor. Karadeniz''de bir ağaç var; Kızılağaç 8 yılda dev gibi büyüyor. Meşe ise daha ziyade erozyon ile ilgili, toprağın tutulması için tercih ediliyor. Tema''nın on milyar meşe kampanyası var ama bu biraz hayalci bir rakam. Yılda 200 bin hektarlık bir çalışmayı gerektiriyor. Ağaçlandırmada orman köylüsünün ekonomik durumunun iyileştirilmesi de dikkate alınıyor. Fıstık çamı, ceviz, badem, kestane, gibi meyve veren veya akasya gibi bal üretimine katkı sağlayan türler de dikiliyor.

* Kışlalı -Akdeniz ülkeleri içinde yangın rakamları nasıl? Çağan 1988-97 yılları arasında bu ülkelerde yanan yıllık orman sahaları şöyle; Fransa''da 27.336, Yunanistan''da 49.276, Portekiz''de 92.000, İtalya''da 106.604 ve İspanya''da 191.004 hektar orman yanmış. Bu süre içinde Türkiye''de ise yıllık ortalama yangın kaybı 14.662 hektar olmuş. 1990-1999 arasında ise yıllık yanan orman alanı 12.905''e düşmüş. Son üç yılda ise; 6316-6764 ve 5804 hektara düşmüş.

* Kışlalı -En düşük rakamlar bizde. Neden böyle? Çağan -Tabiat koşulları önemli. Son yılda, son üç yılda çok daha iyiyiz. Basın ve toplumun duyarlılığı mücadele bakımından elverişli ortam oluşturuyor. Başka ülkelerde bu yok galiba. Bir de bizde söndürme faaliyetlerine katılanların adedi çok fazla. Bütün çevre vatandaşlarıyla Silahlı Kuvvetler katılıyor. Onlarda insan gücü sınırlı. Yangına belirleyici müdahale yerden oluyor. Bu bakımdan çok avantajlıyız.

* Kışlalı -Cumhuriyet döneminde kaç yangın çıkmış, ne kadar orman yanmış? Çağan -Kayıtlar 1937''den itibaren tutulmuş. 1999 sonu itibariyle 65 bin 836 orman yangını olmuş. 1 milyon 507 bin 245 hektar orman yanmış. Yıllık ortalama yangın sayısı 1028, her yangında yanan yer 23,5 hektar. Yılda ortalama 216 hektar orman yanmış. Son 10 yılda Akdeniz ülkelerinde yangın başına yanan orman 16-19 hektar, bizde ortalama 6 hektar.

5 Nisan''daki afet * Kışlalı -Bu sene Nisan''da çok yangın oldu? Çağan -Evet. Bu sene Haziran ortasına kadar 379 yangın çıktı. Ama maalesef rüzgar ve elverişsiz hava koşulları 7 bin 516 hektar ormanın yanmasına sebep oldu. 5 Nisan günkü yangın bir tabii afetti adeta. Bir günde 6 bin 900 hektar ormanlık alan yandı. Geçen yıl aynı dönemde 368 yangın olmuştu. 562 hektar yanmıştı.

* Kışlalı- Orman yangınlarıyla mücadele konusunda iyimser misiniz? Sizce başarılı oluyor muyuz? Yananların yerine yenisini koyup kayıpları karşılıyor muyuz? Çağan- İyimserim. Sadece kayıpları karşılama değil, topraklarımızın yüzde 27 oranındaki kısmını kaplayan orman alanını yüzde 30''a çıkarmayı da planlıyoruz.

Ç ağan, "1988-97 yılları arasında; Fransa''da 27.336, Yunanistan''da 49.276, Portekiz''de 92.000, İtalya''da 106.604 ve İspanya''da 191.004 hektar orman yanmış. Bu süre içinde Türkiye''de ise yıllık ortalama yangın kaybı 14.662 hektar olmuş. 1990-1999 arasında ise yıllık yanan orman alanı 12.905''e, son üç yılda ise 6316-6764 ve 5804 hektara düşmüş" diye konuştu.