Ülkesinde, bir bakan ile onun bakanlığıyla ilgili bir iş adamının ilişkilerinin kişisel olamayacağını belirten Dale Campbel Savours, "Bunun her ne şekilde olursa olsun ihlal edildiği ortaya çıkarsa, başbakan bu durumu asla gizleme hakkına sahip değildir. Başbakan bu durumdaki bakanı mutlaka azletmesi gerekir. Mutlaka bunu yapmak zorundadır" dedi.
İngiliz Avam Kamarası ve İşçi Partisi üyesi Dale Campbel Savours ile ABD Temsilciler Meclisi eski üyesi Eliot Leviatas, "siyasi etik" konusunda kendi ülkelerindeki aşamaları Ankara''da çeşitli toplantılarda anlattılar. Bu hafta, "Haftanın Sohbeti" konusunu, biraz farklı yaklaşımla bu konuya ayırdık. Konukların Türk siyasi yaşamının gündemindeki sorunlar hakkında görüşlerini derledik. Dale Campbel Savours 1979''dan itibaren İşçi Partisi milletvekilliği yaptı. Avam Kamarası''nın İmtiyazlar Komisyonu''nda uzun süre görev aldı. Şimdi "Standartlar ve İmtiyazlar Komisyonu" üyesi. 1991''de kalkınma ve işbirliği, 1992-94''te tarım konularında muhalefet sözcüsüydü. Savours''un çeşitli konulardaki görüşleri şöyle: "Biz İngiliz İşçi Partisi olarak, sizin Avrupa''nın parçası olduğunuzu düşünüyoruz. Size ne yapmanız gerektiğini söylemek için gelmedik. Bunu asla düşünmüyoruz. Bu konuları dünyanın her tarafıyla ilgili olarak da konuşuyoruz. Çeşitli ülkelere gidiyoruz. İtalya gibi Avrupa Birliği ülkelerine de gittik. Her yerde kuralların değişmekte olduğu görülüyor. Gürcistan, Bulgaristan, Romanya gibi sizden geride olan ülkelerle daha sofistike ülkelerde de durum aynı."
AÇIKLIK HERŞEYE EGEMEN "Avrupa basınında deprem ile ilgili yazılar okuyorum ama bundan fazlasını inşaat sektöründeki suiistimal ile ilgili iddiaları okuyorum. Türkiye dış dünyaya böyle takdim edilmemeli. Bunlar bir yana demokrasinizi Batı''da yapıldığı gibi kurmaya çalışmanız da gerekiyor. Genellemeler yaparak konuşmadan tamamen spesifik olacağım. Benim ülkemdeki durumu yansıtacağım. Açıklık bizde herşeye egemendir. Kamunun ne yaptığınızı bilmesi gerek. Bunu yaptınız mı başka bir sınırlamaya girmenize gerek yoktur." "İngiliz Parlamentosu''nun davranış kurallarını herkes bilir. Bu konuda bizden yeni bir şey öğrenmenize gerek yok. Sizinki de hazırlanıyor. Onun için de gerekli olan herşeyin bulunacağından eminim. Bizim parlamentoda 600 kişi var. Onların hepsinin mali ilişkileri hakkında ayrıntılı kayıt vardır. Orada benim de ismim var. İlişkilerim de kayıtlıdır. Hisselerim falan herşey oradadır. Şirketimin başında bulunabilirim. Bu vesikayı herkes alabilir. Basın da alabilir." "Önemli olan bu mekanizmaların bulunmasının ötesinde bunların uygulanabilmesidir. Sanıyorum İngiltere''deki mekanizma dünyadaki en iyi mekanizmadır. Bizde meclis başkanı ve başkan yardımcısı seçildikten sonra artık siyasi konuşmazlar. Bölgenizde seçim olursa aday olabilirsiniz ama size karşı aday çıkmaz. Bunlar bütün milletvekillerinin anlaşması, uzlaşmasıyla tesbit olurlar. Seçilmezler. Tarafsız kabul edilirler. Milletvekilleri hakkındaki iddiaları da seçilmemiş, başbakan ve meclis başkanı tarafından tayin edilmiş tarafsızlar inceler. Şimdi bu görevde hukukçu olan bir bayan var."
ŞİKAYET NASIL OLUR? "Herhangi bir vatandaş şikayette bulunabilir. Bunun için yapması gereken tek şey bu görevliye yazıp ben falanca parlamento üyesinden şikayetçiyim demektir. Yolladığı mektup kamuya açıklanmaz. Şikayeti yapan da açıklayamaz. Açıklaması dava konusu olur. Türk vatandaşı da bu şikayeti yapabilir. Mesela benim Türkiye''deyken sergilediğim davranışımı şikayet edebilir. Şikayeti alan görevli şikayet edene yazıp mektubu aldığını ve durumu benden de soracağını belirtir. Eğer bu ilk adımlardan sonra gerçekten ciddiye alacak birşey olduğu kanısına varırsa o zaman resmi inceleme başlatır." "Bu sistemde esas bağımsız araştırmacıdır. Onun ortaya koyacağı rapora, biz politikacılar müdahale edemeyiz. Ben İngiliz Parlamentosu''nun etik komitesindeyim. Eğer biz, iddialar, rapor hakkında yorum yapmak istersek, yapabiliriz. Ama bunu yaparken bağımsız araştırmacının raporunu da yayımlamak zorundayız. Böylece halk, politikacıların söylediklerinden başka, bağımsız görevlinin dediklerinden de haberdar olur. Bu bütün araştırmaların ayrıntılarına varabilmek için uygulanan gerçek ve geçerli bir sistemdir." "Eğer araştırma sırasında parlamentonun kurallarının ihlal edildiği ortaya çıkarsa, bunu parlamento cezalandırır. Sözkonusu milletvekili bir hafta, bir ay, üç ay uzaklaştırma, aylığını kaybetmesi cezalarına çarptırılabilir. Birkaç hafta önce böyle
bir durumda bir milletvekilini üç haftalık cezaya çarptırdık. Yaptığı küçük bir şeyden dolayı bu cezayı verdik." "Teorik olarak, gerektiğinde bir milletvekilinin milletvekilliğine son da verebilir, kendisini parlamentodan atabiliriz. Bunu sadece bağımsız araştırma görevlisinin raporu da aynı istikametteyse yapabiliriz. Parlamentonun koyduğu kurallara uyulmaması halinde, bunların kesin ihlali halinde başvurulabilir. İşin içine siyaset girmez. Sistem üzerinde biz milletvekillerinin bir etkisi olamaz. Başbakan da etki yapamaz. Durumu gerektiriyorsa cezaevine bile gider."
BAKAN-İŞADAMI İLİŞKİLERİNDE SINIR "Bir bakan ile onun bakanlığıyla ilgili bir iş adamının ilişkileri kişisel olamaz. Bunun her ne şekilde olursa olsun ihlal edildiği ortaya çıkarsa, başbakan bu durumu asla gizleme hakkına sahip değildir. Başbakan bu durumdaki bakanı mutlaka azletmesi gerekir. Mutlaka bunu yapmak zorundadır. Eğer kuralı ihlal eden bakan ise polise verilir. Yargıya verilir ve oradan hapse gider. Bunun da kaynağı tamamen bağımsız araştırma sistemidir. Kamu görevlisi için de durum aynıdır. Onlarla ilgili tahkikat da böyle olur." "İngiliz sisteminde memuru mahkemeye veremezsiniz. Çünkü o devlet adına hareket etmektedir. Bu durumda devleti muhakeme etmektesinizdir. Sizin sürekli olarak usulüne uygun hareket etmenizi kontrol devletin asli görevidir. Memurun hareketinden devlet sorumludur. Burada da görevli olan bağımsız araştırmacı-soruşturmacıdır. Gerekirse polis ve yargı işin içine girebilir. Suiistimale sebep olabilecek özel müteahhitler ve onların kamu ile ilişkileri ayrıntılı biçimde kurallara bağlanmıştır. Bunların ihlal edilmemesi esastır."
İNGİLİZ SİSTEMİNİN GÜCÜ NEREDE? "Amerikan sisteminde durum farklıdır. Kongre''de Etik Komitesi araştırmayı yapar. Çünkü Amerika''da siyasetçiler kendi kurumlarının ahlaki bütünlüğünden kendilerinin sorumlu olduğunu düşünürler. Ben İngiliz parlamentosunda yirmi yıldan fazla bulundum. Benim bu konudaki görüşlerim farklıdır. Siyasi şapkaları bulunan milletvekilleri birbirleri hakkındaki bağımsız, tarafsız araştırmaları mümkün değil yapamazlar. Bence siyasetçiler her halükarda siyasetçidirler. İşin içine kişisel ilişkiler gibi başka hususlar
da girebilir." "1983''ten beri bu konularda çok tartışmalar oldu. Benim inancım bu araştırmaların esas noktası bağımsızlığa sahip bir unsurun bulunmasıdır. Parlamentonun Etik Komitesi bu tamamiyle bağımsız ve tarafsız kişinin raporunu aldıktan sonra, onu yayımlayarak bir karara varmalıdır."

