1934''te ABD''de doğan Landon Thomas, Harvard''dan tarih bölümünden 1956''da mezun oldu. Deniz Piyadesi olarak 4 yıl askerlik yaptı. Sonra İsviçre''de İş Okulu''na gitti. New York''ta 1960''ta Fiduciary Trust Company''de çalışmaya başladı. Şirketin uluslararası faaliyetler bölümüne başkan yardımcısı iken, 1999 yılı ilkbaharında emekliye ayrıldı. Ama, hissedarı olduğu şirketin yönetim kurulu üyesi olmaya devam ediyor. Uluslararası yatırımlar konusunda şirkete danışmanlık yapıyor. Robert Kolej''in 1969''dan beri Mütevelli Heyeti üyeliği de yapan L. Thomas, Türkiye ile yakından ilgili. Çocukları Türkiye''de eğitim gördüler. Bir kızı ve bir de oğlu var. Kızı Tezhip eğitimi yaptı. Oğlu Boğaziçi Üniversitesi''nde okudu. Türkçe''yi ve Türk kültürünü çok iyi öğrendiler. Oğlu da babası gibi yatırım bankacısı oldu, Türkiye''de gazetecilik de yaptı. Landon Thomas ile Türk ekonomisinin durumu ve Türkiye ile ilişkileri üzerinde sohbet yaptık.
* Kışlalı -Türkiye''ye ilginiz nereden geldi? Thomas -Türkiye uzmanı gazeteci arkadaşım Nick Ludington dikkatimi çekti. Balayımı böylece 1962''de Türkiye''de geçirdim. Ondan önce Orta Avrupa tarihiyle ilgiliydim. Tabii işin içine Osmanlı İmparatorluğu da giriyordu. Modern Türkiye ile de ilgiliydim. 1962''den sonra da sık sık geldim. Hâlâ çok sık geliyorum.
* Kışlalı -1962''den sonra bu ülkeyle ilişkin nasıl gelişti? Thomas -Önce turist olarak geldim. Mavi Yolculuk yaptım. Van, Erzurum gibi doğu kentlerini gezdim. Karadeniz kıyılarını gördüm. Ama daha çok İstanbul çevresini gezdim. Birçok arkadaş edindim. Sonra iş için gelmeye başladım. Bankam dolayısıyla yatırımlara başladık. Türk borsasına açıldığı ilk günlerden itibaren yatırım yaptık. Türkiye''yi hep yakından izledik. Çünkü Türkiye''nin parlak bir geleceği olduğuna inandık. Hâlâ da inanıyoruz. Türk müşterilerimiz de var. Onlar adına İsviçre bankamız vasıtasıyla yatırımlar yapıyoruz. Bazıları için doğrudan New York''ta yatırım yapıyoruz.
Umut verici işaretler * Kışlalı -Türkiye''nin ekonomisini yakından izlediğinize göre nasıl aşamalar tespit ettiniz? Thomas -Uzun yıllar hayal kırıklığına uğradık. Şimdi bazı ciddi gelişmeler görülüyor. Ama bu tahminde daha önce de bulundum fakat yanıldım. Bu defa IMF paketi sanırım uygulanıyor. Hükümetteki üst düzey sorumlular, özellikle Merkez Bankası yetkilileri ile başta Maliye Bakanı olmak üzere hükümet üyeleri konuya ciddi yaklaşıyorlar. Siyasetçiler ellerini bu konulardan çekip işi bürokrasiyle sorumlu bakanlara bırakıyorlar. Bu iyi bir şey. Geçen sene kötü bir yıldı. Bu sene umut verici işaretler görüyoruz, özelleştirme cephesinde. Ama bunu daha önce de görmüştük. Fakat birçok vaadlerden vazgeçildi. Bu defa özelleştirme ekibi işlerini ciddi biçimde yürütüyorlar. Para politikası hedefine tam uygun gidiyor.
* Kışlalı - nflasyonla mücadeleyi nasıl görüyorsunuz? Thomas -Burada hedefe tam hükümetin belirlediği şekilde 2000 yılı içinde yüzde 25''le varılmasa da buna yakın bir noktaya ulaşılacağı anlaşılıyor. Yüzde herhalde 30-35 olabilir. Bu son derece cesaret verici bir gelişmedir. Gelişmenin de bu sene cesaret verici olacağı söylenebilir. Herhalde 3 veya 3.5 olabilir. Belki daha fazla bile olur. Ama Türkiye''nin gerçek anlamda yüzde 6''lık bir oranda kalkınması gerekir. Bu her yıl iş pazarına yeni gelen işçilerin gereksinimini karşılamak için zaruri olan orandır.
* Kışlalı -Avrupa Birliği''ne bu gelişmelerle yaklaşılıyor mu? Thomas -Para ve finans politikalarında Türkiye evini düzene sokuyor. Böylece Avrupa Birliği''ne girmesine engel olan; tarım politikası Türkiye için en zor sorunu da çözümleyebilir. Kısmen de olsa çözümleyebilir. AB bu gelişmeleri memnuniyetle karşılar. Yabancı bakış açıları sık sık çarpıtılmış olur ama bence Türkiye''nin şimdi içinde bulunduğu durum oldukça umut verici. Bir kere daha tekrar edersem; daha önce birçok defa yanlış başlangıçlar oldu. Çok şey vadedildi ama hiçbiri gerçekleştirilmedi.
* Kışlalı -Size son defa ne vakit vaadlerde bulunuldu? İşlerin düzene sokulacağı söylendi de bu gerçekleştirilemedi? Thomas -Hemen hemen her sene bu vaadlerde bulunuldu. Söyleyenler hep aynı üslubu kullanıyorlardı ama kullandıkları kelimeler başka başkaydı.Ya da kelimeler aynı, üsluplar başkaydı.
* Kışlalı -Herşeyin daha iyi gittiğinin işaretleri neler? Neden iyi gidiyor? Thomas -Başbakan Ecevit gerçek devlet adamı. Ekonomik konulara da öylesine ciddi yaklaşıyor. Bütün siyasi hayatında soldaydı. Bütün solda olanlar gibi şimdi ekonomik siyaset açısından modern dünyaya döndü. Koalisyon ortakları hakkında, Mesut Yılmaz hariç, fazla bir şey bilmiyorum. Ama onlar şimdi IMF''nin politikasını destekliyorlar. Bu iyi bir şey. İşler iyi giderse ne ala, ama iyi gitmezse IMF''yi suçlayarak işin içinden çıkmak her zaman mümkün.
* Kışlalı -Türkiye''de nasıl yatırım tasarlıyorsunuz? Thomas -Kısa vadeli para pazarı, yabancı yatırımcılar için fırsatların olduğu bir yer. Gelişmeleri dikkatle izliyoruz. Ankara''da da iki görevlimiz var. Merkez Bankası gibi kurumlarla temas halindeler. Kısa vadeli kağıtlara Türk Lirası yatırım yapıyoruz. Dolara bağlı, sabit gelirli yatırımlar daima iyi olmuştur. Eğer bu para politikasıyla döviz politikası yürürse -ki başarılı gözüküyor- TL bazında gerçek gelir sağlanabilir. Ama bunda da çok dikkatli olmak ve vadeyi mümkün olduğu kadar kısa tutmak gerekir.
* Kışlalı -Hisse senetleri açısından durumu nasıl görüyorsunuz? Thomas -Çok parlak şirketler ve hisseleri var. Temel sanayi iyi. Yüksek teknolojiyle ilgili şirketler pek parlak değil. Büyük holdinglerin çok başarılı olduğu görülüyor. İhracat pazarında da durum öyle.
* Kışlalı -Holdinglerle ilgili hiç sorun yok mu? Thomas -Bir nokta var. Bunların hâlâ aile şirketleri olması, aileler tarafından yönetilmeleri mahzurlu. Bir çoğunun son derece iyi yetişmiş ve becerikli yöneticileri var. Ama bunların halka açılmalarıyla daha da profesyonel yöneticelere terkedilmesi gerekiyor. Yabancılar borsaya gelince düş kırıklığına uğramamalılar. Bunun için de daha fazla özelleştirmenin yararı olacağı muhakkak.
* Kışlalı -Yabancı sermayenin ne kadar çabuk gelebileceğini düşünüyorsunuz? Thomas -Ne zaman eksiksiz potansiyel görürlerse o zaman gelirler. Bunun için de şeffaf ve önceden tahmin edilebilir ekonomik politikanın yerleşmesi gerek. Demin söylediğim gibi enflasyon ve döviz politikalarının başarıya ulaştığının görülmesi çok yararlı olur. Bu da ekonomik büyümenin işareti sayılır. Borsada hisseler artar. Yabancı sermaye de gelir. Bölgede en büyük
* Kışlalı -Bu geliş ne zaman başlayabilir? Thomas -Bu yılın ortasından itibaren olabilir. Şimdilik fazla geliş görülmüyor ama olabilir. En çok geliş borsada görülür. Finansal kapitalin büyümesi ani ve çok büyük olabilir. Bir günden diğerine büyük değişiklik gösterebilir. Finans dünyası gariptir. Birinin geldiğini gören bir başkası gelebilir ve bu böylece büyüyebilir. Tabii aynı şey tersi için de geçerlidir. Birinin gittiğini gören birçoğu izleyebilir. Büyüyen, ortaya çıkan pazarlar böyle. Türkiye de büyüyen bir pazar. Birçok büyüyen pazardan daha büyük. Bölgede en büyük. Ona yakın olan sadece Mısır.
* Kışlalı -Bu hükümet IMF ile anlaşma yapmasaydı ne olurdu? Thomas -Çok kötü olurdu. Bir kere uluslararası güven kaybolurdu. Merkez Bankası Başkanı sanırım istifa ederdi. Hükümetin yaptığı en önemli şeylerden biri Merkez Bankası''na bağımsızlık vermesi. Tabii ABD''deki kadar değil bu bağımsızlık. Anlaşma olmasaydı bir hayal kırıklığı daha yaşanmış olurdu. Birçok fırsat yitirilmiş olurdu. Türkiye''de pazarda yer alan kimseler bu işin önemini çok iyi biliyorlar.

