Kaydet
a- | +A

Süfyan bin Abdullah Sakafi anlatır: Peygamber efendimize: "Ya Resulallah! Bana, İslamiyet hakkında öyle bir şey söyle de senden sonra, o hususta hiç kimseye sormayayım? dedim. Resul aleyhisselam: "Rabbim Allah! de! Sonra da, istikamet et!" buyurdu. "Ya Resulallah! Benim hakkımda en çok korkacağın şey hangisidir?" diye sordum. Kendi dilini tutarak: "İşte, budur!" buyurdu." Hz. Enes bin Malik''in bildirdiğine göre: Peygamber aleyhisselamın Eshabından birkaç kişi ki, Hz. Ali, Hz. Abdullah bin Amr bin As ve Hz. Osman bin Maz''un''dan ibaret üç kişilik bir cemaat, Peygamber aleyhisselamın Zevcelerinin evlerine geldiler. Peygamber aleyhisselamın gizlice yaptığı ibadetini sordular. Kendilerine haber verilince galiba, onları, az buldular ki: "Biz nerde, Peygamber aleyhisselam nerde! Allah, O''nun geçmiş ve gelecek bütün günahlarını bağışlamıştır!" dediler. Onlardan birisi: "Ben, geceleri, temelli namaz kılacağım!" O birisi "Ben de, hep oruç tutup duracağım, hiç bırakmayacağım!" Başka birisi "Ben, kadınlardan uzak kalacağım. Kadınlarla hiç evlenmeyeceğim!" Kimisi: "Ben, hiç et yemeyeceğim!" Kimisi: "Ben, döşek üzerinde yatıp uyumayacağım!" dedi. Resul aleyhisselam, onların yanlarına vardı. Allah''a hamdü senada bulunduktan sonra: "Şu cemaatlara ne oluyor ki, şöyle şöyle söylemişler! Yoksa, şöyle şöyle söyleyenler, sizler misiniz?! Vallahi, sizin, Allah''tan en çok korkan ve sakınanınız, benim! Fakat, ben, hem namaz kılarım, hem de uyurum. Hem oruç tutarım, hem de tutmam. Kadınlarla da, evlenirim. Kim, benim Sünnetimden yüz çevirirse, benden değildir!" buyurdu. Onları, istikamet ve itidale sevk etti. Peygamberimlizin bir özelliği de sıddık oluşudur. Nitekim, yüce Allah "Kim, Allah''a ve Peygamberine itaat ederse, işte onlar, Allah''ın, kendilerine nimetler verdiği Peygamberlerle, sıddiklarla, şehidlerle ve iyi insanlarla beraberdirler. Onlar, ne iyi arkadaştır!" (Nisa: 69) buyurmuştur. Sıdk: Doğruluk, sözü, haberi doğru ve gerçek söylemek, doğru ve gerçek sözlü olmak demektir ki, yalanın, yalancılığın zıddıdır. Tasavvuf büyüklerdine göre: Sıdk, ölünecek yerlerde bile, hakkı, gerçeği söylemektir. Yalandan başka bir şeyin onu kurtaramayacağı bir yerde bile, doğruyu söylemektir. Her şeyin direğidir. Her şey, sıdk ile tamamlanır, düzenini, onunla bulur.

Yarın: Bütün insanların en doğru sözlüsü