Kaydet
a- | +A

Dün, Misyonerlerin ülkemizde ve diğer Müslüman ülkelerde yaptıkları tehlikeli boyutlara varan yıkıcı Hıristiyanlık propagandasından bahsetmiştim. Bugün de bu faaliyetlerde kullandıkları metotlardan bahsetmek istiyorum. Hıristiyanlaştırmada nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini Misyoner papazlarından Geo G. Harris, "Müslümanlar Nasıl Hıristiyan Yapılır?" isimli kitabında (özetle) şöyle açıklar: "Müslümanları Hıristiyan yapmak çok zordur. Çünkü Müslümanlar, inançlarına, ananelerine bağlıdır ve çok inatçıdırlar. Bunları Hıristiyan yapmak için şu hususlara dikkat edilmesi gerekir.

1- Onları Hıristiyan olmak için açıktan katiyyen zorlamayınız. Hiç olmazsa, kalblerine bir şüphe hasıl olsa, başlangıçta bu şüphe bile bize yeter.

2 - Müslümanlar genellikle fakir kimselerdir. İnancı zayıflamış fakir Müslümanlara bol para, hediye ve eşya vererek veya ona bir Hıristiyan yanında iş imkanı sağlayarak, kendisini Hıristiyanlığa teşvik etmelidir.

3- Müslümanların çoğu, din ve fen bilgilerinde cahildir. Çoğu islam ilimlerinden ve islam alimlerinin kitaplarındaki ince bilgilerden tamamen habersizdir. Hissettirmeden, içlerinden elde ettiğiniz kimselerle İslamiyete hurafeler sokun. Bunlar vasıtasıyla, reformu; dinin emir ve yasaklarının çağa uymadığını sık sık gündeme getirin. Geçmişleriyle, alimleri ile irtibatlarını kesin; herkesin dinin kurallarını kendisinin yorumlamasını sağlayın! Bu fikirde olanlara el altından destek verin! İslamiyet ne kadar bozulursa, asli unsurlarından ne kadar uzaklaştırılırsa bizim işimiz de o kadar kolaylaşır.

4 - Onlara daima şunu anlatın: "Siz de biz de aynı Allah''a inanıyoruz. Aramızda fazla fark yok. Ancak gerçek din Hıristiyanlıktır. Bunun ispatı meydandadır. Görüyorsunuz ki, teknolojide zirvede olan devletler Hıristiyan; dünyada en zengin, en medeni, en bahtiyar insanlar yine Hıristiyanlar. İslam memleketleri Hıristiyan memleketlerinden yardım dilenmekte... Allah, gerçek din olan Hıristiyanlığa girmeyenleri cezalandırmak için, onları daima sefil, hakir, perişan bir halde bırakmakta. Bunun için Müslümanların hiçbir zaman iki yakası bir araya gelmeyecektir."

İşte misyonerlerin, yalan ve iftiraları... Cenab-ı Hakka, hamd-ü sena olsun ki, Müslümanlar onların zannettikleri kadar cahil insanlar değildir. Hıristiyanlığın bir memleketin gelişmesine, ilerlemesine, zengin olmasına hizmet ettiği şöyle dursun, tamamen aksine olarak, bütün bunlara mani olduğunu bilirler. Orta Çağda, Hıristiyanlar, ilerlemelere mani olmuşlar, ilim ve fennin bulduğu herşeyi günah saymışlar, dünyanın döndüğünü söyleyen Galile''yi bile öldürmüşlerdir. Ancak, İslamiyetin gelişinden ve dünyaya yayılışından sonra, eski medeniyet eserleri tekrar meydana çıkarılmış, eski fen bilgileri, Müslümanlar tarafından elde edilen yeni buluşlarla zenginleştirilerek, okutulmaya başlanmıştır. Bugün insaflı bütün Avrupalı ilim adamları, bunu kabul etmektedir.

Müslümanların bugünkü durumlarına gelince; aklı başında olan herkes, bunda kabahatin İslamiyette değil, bu dinin esaslarını bilmeyen veya bildiği halde tatbik etmeyen kimselerde olduğunu bilir. Müslümanların geri kalmalarının sebebi, Hıristiyan olmadıklarından değil, tam tersine, hakiki Müslüman olmadıkları içindir. Japonlar Hıristiyan olmadıkları halde, Kur''an-ı kerimin emrettiği gayret, çalışma azmi ve dürüstlük neticesi olarak Amerika ile yarışıyorlar. Misyonerler acaba buna ne diyecekler? Bu tehlikeden korunabilmemiz için, yukarıdaki tespitlerin aksini yapmamız yani; dinimizi, dinimizin güzel ahlakını iyi bilmemiz, bildiklerimizi tatbik etmemiz, yaşayışımızla dinli dinsiz herkese güzel bir örnek olmamız gerekir. Not: Misyonerlik faaliyetleri, Müslümanlık ve Hıristiyanlık konularında geniş bilgi sahibi olmak istiyenlere, "Herkese Lazım Olan İman" ve "Cevab Veremedi" kitaplarını önemle tavsiye ederim. (Hakikat Kitabevi, Tel: 0212 523 45 56)