Peygamber efendimiz sağlığa çok önem verirdi. Tıp bilgisini çeşitli şekillerde medh buyurdu. Mesela; "İlim ikidir: Beden bilgisi, din bilgisi". Yani ilmler içinde en lüzumlusu, ruhu koruyan din bilgisi ve bedeni koruyan sağlık bilgisidir diyerek, herşeyden önce, ruhun ve bedenin zindeliğine çalışmak lazım geldiğini emir buyurdu.
İslamiyet, beden bilgisini, din bilgisinden önce öğrenmeyi emrediyor. Çünkü, bütün iyilikler, bedenin sağlam olması ile yapılabilir. Hasta insan, iyi edilse de, çok kere, arızalı, çürük kalır. İşte İslamiyet, tababetin birinci vazifesini, hijyeni garanti etmiş, teminat altına almıştır. Kur''an-ı kerimin, tıbbın iki kısmını da teşvik buyurduğu, ayet-i kerimelerle isbat edilmekdedir.
Resulullah efendimiz, Rum imparatoru Heraklius ile mektuplaşırdı. Birbirlerine elçi gönderirlerdi. Her iki tarafın sözlerini, mektuplarını, kitaplarda okuyoruz.
Bir defa, Heraklius birkaç hediye göndermişti. Bu hediyelerden biri, bir doktor idi. Doktor gelince dedi ki: "Efendim! İmparator hazretleri, beni size hizmet için gönderdi. Hastalarınıza bedava bakacağım!" Resulullah efendimiz, kabul buyurdu. Emreyledi, bir ev verdiler. Her gün nefis yiyecek, içecek götürdüler. Günler, aylar geçti. Bir Müslüman, doktora gelmedi. Doktor, utanıp gelerek, "Efendim! Buraya, size hizmet etmeye geldim. Bugüne kadar, bir hasta gelmedi. Boş oturdum, yiyip içip, rahat ettim. Artık gideyim" diye izin isteyince, Peygamberimiz tebessüm buyurdu: "Sen bilirsin! Eğer daha kalırsan, misafire hizmet etmek, ona ikram etmek, Müslümanların başta gelen vazifesidir. Gidersen de uğurlar olsun! Yalnız şunu bil ki, burada senelerce kalsan, sana kimse gelmez. Çünkü, Eshabım hasta olmaz! İslam dini, hasta olmamak yolunu göstermiştir. Eshabım temizliğe çok dikkat eder. Acıkmadıkça birşey yemez ve sofradan, doymadan önce kalkar!" dedi. Resulullanın emrine uyan Müslüman, hastalık çekmez. Müslümanlardan hastalık çekenler, emirleri öğrenmeyenler ve yapmayanlardır. Evet, ölüm hastalığı herkese gelecektir. Bu hastalık müminlere bir nimettir. Ahıret yolculuğunun habercisidir. Hazırlanmak, tövbe, vasiyyet etmek için, alarm işaretidir. Cenab-ı Hak, çeşitli hastalıkları, ölüme sebep kılmıştır. Eceli gelen, bir hastalığa yakalanacaktır: Ecel geldi cihana, baş ağrısı bahane. Yarın: Ruh ve beden temizliğine önem verirdi

