Resulullah efendimiz, ilme, eğitim ve öğretime büyük önem vermiştir. Kur''an-ı kerimin birçok yeri, ilmi emretmekte, ilim adamlarını övmektedir. Mesela Kur''an-ı kerimde mealen "Bilen ile bilmeyen hiç bir olur mu? Bilen elbette kıymetlidir." buyurulmaktadır.
Peygamber efendimizin ilmi öven ve teşvik buyuran sözleri o kadar çoktur ve meşhurdur ki, gayrimüslimler dahi bunları bilmektedir. İlim ile ilgili buyurdu ki: "İlim, Çin''de de olsa alınız!", "Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz, çalışınız!", "Yarın ölecekmiş gibi ahırete ve hiç ölmeyecekmiş gibi dünya işlerine çalışınız!", "Bilerek yapılan az bir ibadet, bilmeyerek yapılan çok ibadetten daha iyidir." Efendimizin faaliyetlerinde ve sözlerinde bilgi, öğrenme, öğretme, öğrenci ve öğretmene verilen değer çok fazla yer tutar. Bu hususta kendisine indirilen ilk vahiy de "Oku" emridir. Dolayısıyla okumak ona ve ümmetine Allahü teâlânın ilk emridir. Bunun yanında Kur''an-ı kerim''de bilime teşvik eden ve âlimi öven âyet-i kerîmeler mevcuttur.
Kur''an-ı kerim''de, Peygamberimizin tebliğ görevinin bir ta''limden ibaret olduğu bildirilir. Bu mealde şöyle buyrulur: "Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah mü''minlere büyük bir lütufta bulunmuştur."
Hz. Peygamber de bir hadisinde kendi görevinin mahiyetini şöyle açıklamıştır: "Allah beni bir muallim olarak göndermiş bulunuyor." Dolayısıyla gönderildiği toplumu eğitim ve öğretime tabi tutmak onun peygamberlik görevleri arasında bulunmaktadır. Kur''an''ın ve Hz. Peygamberin teşviki, müslümanlar arasında yazıya ve ilme rağbeti ve öğrenme arzusunu artırmıştır. Onun döneminde insanlar birşeyler öğrenmek için kendisinin ve diğer öğretmenlerin yanına gelmeye başlamışlardır. Daha Mekke döneminde, kendisine vahyedilen ayetlerin yazılmasına ve bu suretle korunmasına önem vermiştir. Ayetlerin çoğaltılarak dağıtılmasını teşvik etmiştir. Mekke döneminin ilk yıllarında Dârü''l-Erkam''ı bir eğitim-öğretim merkezi olarak kullanmıştır.
Burada, Kur''an-ı kerim okunuyor, yazılıyor, dînî bilgiler öğreniliyor ve bu bilgilerin pratik uygulaması yapılıyordu. İslâm''ı öğrenmek isteyenler de buraya geliyorlardı. Hz. Peygamber, hicretten iki yıl önce Mekke''ye gelip Akabe mevkiinde müslüman olan Medinelilerin eğitimi ile de ilgilenmiş; onların isteği üzerine Kur''an-ı kerimi ve İslâmın emirlerini öğretmek için Medine''ye öğretmen göndermiştir. Yarın: "Merhamet etmeyene merhamet olunmaz!"

