Peygamber efendimiz, cömerdin yemeğini tavsiye eder, cimrinin yemeğini tavsiye etmezdi. Bu hususta Hz. Abdullah bin Ömer, Fahr-i kainat efendimizin, "Cimrinin yemeği marazdır (hastalıktır) ve cömertlerin yemeği şifadır", diye buyurduğunu nakletmiştir. Cimrilik kötü bir huydur. Kur''an-ı kerimde cimriler şöyle kötülenmektedir: "İçlerinden kimi de, "Eğer Allah bize lûtfundan ihsân ederse, yemin olsun ki zekâtını vereceğiz, muhakkak sâlihlerden olacağız" diye Allaha söz vermişti. Ne zaman ki Allah kendilerine lûtfundan verince de onunla cimrilik edip, va''dlerinden döndüler. Onlar öyle dönektir işte!" Peygamberimiz, güneşte kalmayı da tavsiye etmezdi. Kesel denilen tembellik ve uyuşukluk hastalığına sebep olacağını bildirirdi.
Keselden sakınmak hususunda İmam-ı Ebu Davud, Mürasil''in de, Yunus''dan, o da Rabiatü''bni Abdurrahman''dan nakleder ki: "Bir gün beni güneşte yanım üzeri yatarken gördü de bundan nehyedip: - Resulullah efendimiz: "Güneş kesel verir ve gizli hastalığı tahrik ve izhar eder", demiştir, dedi. Basur hastalığından sakınma hususunda Peygamber efendimiz hacetin giderilmesi lazım olduğu halde cima etmekten nehyedip "Bu halde cima etmek basur hastalığını getirir", demiştir. Geceleyin çanakları, su kaplarını açık bırakmamak hususunda Cabir, Resulullah efendimizden rivayet etmiştir ki: "Kabı kacağı ve kırbayı geceleyin açık bırakmayın, ağızlarını örtün...", diye buyurmuşlardır. Bunun için her gece kabı kacağı açık bırakmamak, her birini nasıl mümkünse o yolla kapatmak ve korumak gerekir, diye buyurulmuştur. Bu hadis-i şerifi İmam-ı Müslim Sahih''inde rivayet etmiştir. Efendimiz, çocukları ahmak kadınlara emzirmeği de yasaklamıştır. Bu hususta İmam-ı Ebu Davud, Mürasil de sahih isnatla Ziyad Es-Sehmi''den rivayet etmiştir ki: "Bir kadında hamakat varsa ona çocuk emzirtmekten Resul efendimiz menetti. Zira süt, çocuğu sütannesine benzetir", buyurmuşlar. Hz. İbn-i Hubeyb de: "Gerçekten Peygamber efendimiz, zina edici kadına çocuk emzirtmekten nehyetti", demiştir. Yarın: "Acıkmadıkça yemezler!"

