Kıyamet günü mahşerde insanlar, ilk peygamber olan Âdem aleyhisselama giderler; "Ya Âdem aleyhisselam! Sen aziz ve şerif bir peygambersin. Allahü teala seni yarattı ve melekleri senin önünde secde ettirdi. Sana kendi ruhundan üfledi. Hesaba başlaması için bize şefaat eyle de Allahü teala ne murad ederse, onunla mahkum olalım. Ve nereye emrederse, herkes oraya gitsin. Her şeyin hakimi ve maliki olan Allahü teala mahluklarına dilediğini yapsın" diye yalvarırlar. Âdem aleyhisselam buyurur ki: "Ben, Allahü tealanın yasak ettiği ağacın meyvesinden yedim. Bu zamanda Allahü tealadan utanırım. Fakat siz Nuh''a gidiniz." Bunun üzerine bin sene aralarında meşveret ederler. Sonra Nuh aleyhisselama giderler ve; "Hiç dayanamayacak bir haldeyiz. Bizim muhakememizin çabuk yapılması için şefaat eyle. Şu mahşer cezasından kurtulalım" diye yalvarırlar. Nuh aleyhisselam onlara cevap olarak; "Ben Allahü tealaya dua eyledim. Yeryüzünde ne kadar insan varsa, o dua sebebiyle boğuldu. Bunun için, Allahü tealadan utanırım. Fakat siz, Halilullah olan İbrahim aleyhisselama gidiniz. Allahü teala Hac suresinin son ayetinde mealen; "İbrahim (aleyhisselam) siz dünyaya gelmezden evvel size müslüman diye isim verdi" buyurdu. Belki o size şefaat eder" der. Yine evvelki gibi aralarında bin sene daha konuşurlar. Sonra İbrahim aleyhisselama gelirler. "Ey müslümanların babası! Sen Allahü tealanın kendine halil eylediği zatsın. Bize şefaat eyle! Allahü teala, mahlukat arasında, hükmünü versin" derler. İbrahim aleyhisselam onlara; "Ben dünyada üç kerre kinaye söyledim. Bunları söyleyerek din yolunda mücadele ettim. Şimdi, Allahü tealadan bu makamda şefaat izni istemekten utanırım. Siz Musa aleyhisselama gidiniz. Zira, Allahü teala onunla konuştu ve kendisine manevi yakınlık gösterdi. O, sizin için şefaat eder" buyurur.
Bunun üzerine yine bin sene durarak birbirleriyle istişare ederler. Fakat bu zamanda halleri gayet güçleşir. Mahşer yeri çok daralır. Sonra Musa aleyhisselama gelip, derler ki, "Ya İbn-i İmran! Sen Allahü tealanın kendisiyle konuştuğu, Tevrat''ı indirdiği peygambersin. Hesabın başlaması için bize şefaat eyle! Zira burada durmamız çok uzadı. İzdihamdan ayaklar birbiri üzerine birikti."
Musa aleyhisselam onlara der ki: "Ben, Allahü tealaya, Fir''avn''ın senelerce hoşlanmıyacakları şeylerle cezalandırılması için dua ettim. Sonra gelenlere ibret olmalarını rica eyledim. Şimdi şefaat etmeğe utanırım. Fakat, cenab-ı Hak rahmet, magfiret sahibidir. Siz İsa aleyhisselama gidiniz. Çünkü resullerin marifet ve zühd cihetinden en efdali ve hikmet cihetinden en üstünü odur. Size o şefaat eder" buyurur.
Yarın: Sonunda Resulullaha geldiler

