Ehl-i Beyt, hiçbir şahsı görmedikleri ve sezmedikleri halde, "Selam ve Allahın rahmet ve bereketleri üzerinize olsun!" diyerek kendilerine selam verildiğini ve taziyede bulunulduğunu işittiler. Ehl-i Beyt de selama aynı şekilde karşılık verdiler. Nereden geldiği bilinemeyen ses, şöyle konuştu: "Her can, ölümü tadacaktır. Kıyamet günü, size ecirleriniz tamamiyle verilecektir. Kim, ateşten uzaklaştırılıp Cennete sokuldu ise, artık, o, muhakkak muradına ermiştir. Dünya hayatı, aldatma metaından başka bir şey değildir.
İyi biliniz ki: Her musibetin, Allah katında bir tesellisi, her ölenin, bir halefi, yerine geçeni, her vefat edenin de, bir bedeli vardır. Allah''a sarılınız ve umacağınızı, O''ndan umunuz! Asıl musibete uğrayan, sevaptan mahrum kalandır. Selam ve Allah''ın rahmet ve bereketleri üzerinize olsun!" Hazret-i Ömer "Bu sözleri, Ehl-i Beyt''in hepsi, Mescidde bulunanlar ve yoldakiler işittiler!" demiştir. Hz. Ali: "Bu seslenenin kim olduğunu biliyor musunuz?" diye sordu. "Hayır!" dediler. Hz. Ali: "Bu, Hızırdır! Peygamberinizden dolayı size taziye ediyordur!" dedi. Hz. Enes bin Malik "Ben, hiçbir zaman, Resul aleyhisselamla Ebu Bekir''in, Medine''ye gelip girdikleri günden daha ziyalı ve daha güzel olan bir gün görmedim! Ben, Resul aleyhisselamın vefatı gününe de şahid oldum. Kendisinin, içinde vefat etmiş olduğu günden daha karanlık, daha sevimsiz bir gün de görmedim!" "Resulullahın, Medine''ye gelip girdiği gün, Medine''nin her şeyi aydınlanmış, vefat ettiği gün de her şeyi kapkaranlık olmuştur!" diyerek, Peygaberimizin vefatında duyulan derin acıyı dile getirmiştir. Eshabı kiram, Hz. Ebu Bekir''e biat ettikten sonra ertesi Salı günü, Hz. Ebu Bekir, Mescidin Minberine çıkıp oturdu. Konuşmağa başlamadan önce, Hz. Ömer, ayağa kalktı. Allaha hamd-ü senada bulunduktan sonra "Ey insanlar! Ben, dün size kendinde olmadan bazı sözler söylemiştim. Onları, Allahın kitabında bulamadığım gibi, Resul aleyhiselamın da, bana o hususta bir sözü yoktu. Fakat, ben, Resul aleyhisselamın, bizden sonraya kalacağını ve işlerimizi, kendisi çekip çevireceğini sanıyordum. Oysa ki, yüce Allah, Resulü vasıtası ile doğru yolu gösteren bir Kitabı sizin içinizde bırakmış bulunmaktadır ki, ona sımsıkı sarılırsanız, Allah, onunla, doğru yolu Resulüne gösterdiği gibi, size de gösterir. Allah, hilafet işinizi, sizin hayırlınız ve Resulullahın arkadaşı, mağarada ikinin ikincisi olan zat üzerinde topladı yoluna koydu. Kalkınız, ona biat ediniz!" deyince, daha önceki biatta bulunan bulunmayan herkes topluca Hz. Ebu Bekir''e umumi biat yaptılar. Yarın: Hz. Ebu Bekir''in konuşması

