Kaydet
a- | +A

Resulullah efendimiz, alış verişte karşısındakini sevindirmeyi severdi. Bunun için fakirlere ucuz verip sevindirilmesini isterdi. Bu suretle çalışanlara yardım etmek, sadaka vermekten daha sevaptır. Böyle yapanlar, Resulullahın duasına kavuşur. Çünkü, "Alışverişte kolaylık gösterenlere, Allahü teala merhamet eylesin!" diye dua buyurmuştur.

Yine Resulullah buyurdu ki, "Alış verişte kolaylık gösterenlere, Allahü teala, her işinde kolaylık gösterir".

İyiliğin en büyüğü, en kıymetlisi, fakirlere veresiye vermektir. Parası, malı olmayanın borcunu uzatmak, zaten lazımdır. Malı olup da, ziyan ile satmadıkça veya muhtaç olduğu birşeyi satmadıkça, ödeyemeyecek bir halde olanların ödemesine zaman vermek ihsandır ve büyük sadakadır.

Resulullah buyurdu ki, "Kıyamette bir kimseyi hesaba çekerler ki, çok günah işlemiş, hiç iyilik yapmamış. Sen dünyada hiç iyilik yapmadın mı? derler. Hayır, yalnız çırağıma derdim ki, ''Fakir olan borçluları sıkıştırma! Ne zaman ellerine geçerse, o zaman vermelerini söyle. İstediklerini yine ver. Boş çevirme!'' Allahü teâlâ buyuracak ki: "Ey kulum! Bugün sen fakir, muhtaçsın! Sen dünyada benim kullarıma acıdığın gibi, bugün biz de sana acırız''. Onu affeder."

Efendimiz ödünç vermeyi teşvik ederdi. "Bir müslümana, Allah rızası için ödünç veren kimseye, her gün için sadaka sevabı verilir. Fakirden, alacağını çabuk istemeyene, her gün için malın hepsini sadaka vermiş gibi sevap verilir" buyurudu. Yine buyuruldu ki: "Sadaka verilen her dirhem için on sevap, ödünç verilen her dirhem için ise, onsekiz sevap vardır. Çünkü, borç, ihtiyacı olana verilir. Sadaka belki, ihtiyacı olmayanın eline düşebilir". Borç ödemekte dinin emri, istemeye vakit bırakmadan önce vermektir ve paranın en iyisini vermek ve kendi eli ile ve ayağına gidip vermektir. Onu, birisini göndermeye mecbur bırakmamaktır. Resulullah buyuruldu ki: "En iyiniz, borcunu iyi ödeyeninizdir.Ödünç alan bir kimse, iyice ödemeyi niyet ederse, borcunu ödemesi için, melekler ona dua eder".

Bir kimse, malı, ödeme imkanı olduğu halde, borcunu ödemeyi bir saat geciktirirse, zalim ve asi olur. Namaz kılarken de, oruç tutarken de, uykuda da, yani her an, lanet altında bulunur. Borç ödememek öyle bir günahtır ki, uykuda bile durmadan yazılır. Malı olmak, sadece parası çok olmak demek değildir. Satılacak bir şeyi olup da, satmazsa, günah işlemiş olur. Yarın: "Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz!"