Kaydet
a- | +A

Mervan bin Ebi Said bin Mualla''nın yaptığı araştırma sonucunda, sularının tatlanmaları ve çoğalmaları için Peygamberimizin dua ettiği ve sularından içtiği birçok kuyu vardır.

Ebu Enes kuyusu diye anılan kuyu, Enes bin Malik bin Nadr''lara aid olup Enes bin Malik''in evinde bulunuyordu.

Peygamberimiz, Hz. Ebu Eyyub''un konuğu olduğu zaman, Ebu Enes kuyusunun suyunu içerdi.

Casum kuyusu, Medine''nin Ratic mevkiinde olup suyu, tatlı idi. Peygamberimize bu kuyudan da su getirilirdi.

Enes bin Malik ile Harise''nin oğulları Hind ve Esma, Peygamberimizin zevcelerine, Sukya kuyusundan su taşırlardı.

Peygamberimiz; Kuba köyündeki Gars kuyusu hakkında "Ne güzel Kuyudur Gars kuyusu! O, Cennet kaynaklarındandır! Onun suyu, suların en tatlısıdır." buyurur, ondan içer ve onun suyu ile yıkanırdı.

Bir gün Gars kuyusunda hiç su kalmamıştı.

Peygamberimiz, ağzına su alıp çalkaladıktan sonra, onu, kovanın içine, kovayı da, kuyunun içine döktükleri zaman suyu, coşmağa başlamıştı.

Akik''taki Rume kuyusu, Müzeynelerden bir adama ait idi.

Adam, yazın kuyunun yanında kurduğu çadırda desti içinde soğuk su satardı.

Peygamberimiz, adama bakıp: "Şu adamdan, bunu, satın alıp tasadduk ve vakf etmek, Müslüman için, ne güzel sadakadır!" buyurdu.

Hz. Osman da, hemen dört yüz dirheme satın alarak üzerine kovasını asmış, Peygamberimiz, kuyunun üzerinde kovayı asılı görünce sormuş, Hz. Osman''ın satın alıp vakf ettiği haber verilince "Ey Allahım! Ona, Cennet''i vacib ve nasib kıl!" diyerek dua etmişti.

Peygamberimiz, Budaa kuyusunun da, defalarca başında durup suyundan içmiş, abdest almış ve suyunun çoğalması için dua etmişti.

Birisi, hastalandığı zaman "Budaa suyu ile yıkayınız!" buyurur, hasta, yıkandığı zaman, hastalıktan kurtuluverirdi.

Yarın: Resulullahın asası