Kaydet
a- | +A

Geçen hafta İsrail askerleri tarafından, Filistin''de oniki yaşındaki masum Rami''nin, babasının kucağında vurulup kıvrana kıvrana ölmesi, babasının da ağır yaralanması vahşetini televizyonlardan defalarca bütün dünya ibretle izledi.

Tabii ki, bu kameraların tespit edebildiği bir olaydı, tespit edilemeyen daha nice vahşetler işleniyor; sözde insan haklarına önem veren, yine sözde medeni olan devletlerin gözü önünde.

Kendimi bildim bileli Filistin karışıktır. Olaylar, ölümler eksik olmaz... Son bir hafta içinde ölenlerin sayısı yüzü buldu. İster istemez insanın aklına geliyor: Acaba geçmişte yapılan hangi yanlışlıklar Filistin''in bu günlere gelmesine sebep oldu? Filistin halkının bunda rolü neydi? Bu soruların cevabı için Filistin''in geçmişine, tarihine bir bakmamız lâzım:

Hazret-i Ömer''in komutanlarından Ebu Ubeyde bin Cerrah''ın 637''de Kudüs''ün fethiyle Filistin, Müslümanların hakimiyeti altına girdi. Bu tarihten İsrail''in kuruluşuna kadar, Filistin, İslam kültürüyle yoğruldu. 1516 senesinde Yavuz Sultan Selim Han tarafından Osmanlı topraklarına katıldı. Tam 400 sene Filistin, Osmanlı Devletinin hakimiyetinde kaldı. 8.5 sene içinde Osmanlı Devletini iki misli büyüten Yavuz Sultan Selim Han, çok kuvvetli tarih, strateji, siyaset ve taktik bilgisine sahipti. İslam ülkelerinin zayıf ve parçalanmış olmasının tehlikesini gören nadir bir devlet adamıydı.

Bir gün İslam ülkelerinin Hıristiyan veya Yahudilerin sömürgesi olmaması için, o devirde en güçlü İslam devleti olan Osmanlı Devleti etrafında topladı. Nitekim Osmanlı Devleti yıkılınca bütün İslam ülkeleri Hıristiyan ülkelerin sömürgesi oldular.

Osmanlı Devletinin en büyük hizmeti, Filistin''de Yahudi Devleti kurulmasını 430 sene geciktirmiş olmasıdır. İsrail, kuruluşundan yarım asır önce kurulmuş olsaydı, bugün bütün Arap ülkeleri İsrail işgalinde olacaktı. Bir asır önce kurulsaydı bütün Müslümanlar imha edilmiş ve sapık yollarla İslamiyetten uzaklaştırılmış olacaktı.

Osmanlı Devleti, Yahudinin, Müslümanları ve İslamiyeti imha planını engellemiştir. Arap ülkeleri maalesef bunun farkında değildir. Kendilerine sağlanan dört asırlık huzuru unutup, Osmanlı yıkılınca sevinçten bayram ettiler. Osmanlıya minnet duyacakları yerde gençlerini, hâlâ Türk düşmanı olarak yetiştirmektedirler. Bugün çekilen sıkıntılar geçmişteki ihanetin bedeli olmasın! İngiltere 19. asrın başlarında Osmanlının zayıflamasıyla, Ortadoğu''nun zenginliklerinden faydalanmak, dünya hakimiyetini devam ettirebilmek ve İslam ülkelerini bölmek için Filistin''de bir Yahudi Devleti kurulması ve bunun için dünya Yahudilerini bir bayrak altında toplama fikrini ortaya attı. İşte Filistin''in başına ne geldiyse bundan sonra geldi. İngiltere, Avrupa devletlerinin ve Rusya''nın da desteğini alarak sinsi faaliyetlerine başladı.

1884 yılında Silezya''nın Kattowitz şehrinde ilk "Yahudi Milli Kongresi" toplandı. Kongre başkanlığını Rus Yahudisi Leon Pinsker yaptı.1896''da Avusturyalı gazeteci Yahudi Theodor Hertzel, The Jewish State (Yahudi Devleti) isimli bir kitap yazdı. Bu kitap siyonizmin kuruluşunu temin etti.

Siyonizmin hedefini gerçekleştirmek için ticari birçok şirket kuruldu. Çok uluslu şirketler böylece ortaya çıktı. 1897''de İsviçre''de Basel şehrinde ilk siyonist kongresi Dr. Theodor Hertzel başkanlığında 200 delege ile toplandı ve bu kongrede mühim kararlar alındı. İkinci siyonist kongre 1898''de yine Basel''de toplandı. İki milyon sterlin sermayeli "Karen Kaymet" adlı bir vezne vasıtasıyla Filistin''de, Yahudi kolonileri teşkiline, Yahudi nüfusunun artırılmasına karar verildi. Norman Bertwich isimli bir Yahudi, İsrail Resurgent isimli kitabında, Filistin''de Yahudi Devletinin İngilizlerin siyasi ve mali yardımı ile inşa edildiğini itiraf etmektedir. Filistin için bu faaliyetler yapılırken, Osmanlı Devleti ne yapıyordu, bunu da yarına bırakalım.