Kaydet
a- | +A

Kisra, Resulullahın davet mektubunu yırttıkdan sonra, Yemen''deki valisi Bazana bir mektub yazıp, o tarafta bir şahsın peygamberlik davasında bulunduğunu haber aldık. Derhal iki alim gönderip, onun halini araştırsınlar. Mümkünse yakalattırıp bana ulaştır, diye emir verdi. O da, iki kişi gönderdi. Medine''ye varıp, Resulullahın huzuruna çıktılar. Melik Kisra, Bazana mektub yazmış seni huzuruna çağırıyor, dediler.

Resulullah tebessüm etti ve oturun, dedi. İkisi de diz çöküp oturdular. Resulullah onları müslüman olmağa davet etti.

O iki kişi, ya Muhammed Melik Kisranın emrine uy. Eğer kendi isteğinle gidersen senin için melike bir mektub yazar da sana faydalı olur. Eğer gitmezsen Kisranın nasıl bir kimse olduğunu biliyorsun. Seni ve kavmini helak ve mülkünü harab eder, dediler.

O iki kişi her ne kadar bunları söyledilerse de, Resulullahın huzurunda bulunmanın heybetinden vücudlarını bir titreme almışdı. Dışarı çıkınca birbirlerine, eğer huzurunda bizi biraz daha alıkoysaydı, az kaldı helak olacaktık, dediler.

Sonra o iki kişi Bazanın mektubuna cevap istediler. Resulullah onlara bugün gidin, yarın gelin, dedi. Ertesi gün huzuruna geldiler. Resulullah onlara şöyle dedi: Gidin sahibinize söyleyin. Rabbim bana bildirdi ki, sizin melikiniz Kisray''ı dün gece oğlu öldürdü! Eğer iman edip, islamı kabul ederse halen elinde bulunan mülkü yine ona bırakayım. Yakında benim dinim her tarafta duyulur ve yayılır. Müslümanlar Kisranın memleketine hakim olurlar!

Kisranın öldürüldüğü haberi gelince, Bazan bütün ailesini ve akrabasını ve kavminden iman edenleri toplayıp, Resulullahın huzuruna geldiler ve huzurunda iman etmekle şereflendiler ve islam ni''metine kavuştular. * * *

Hayber gazasında bir kale kuşatılmıştı. O sırada siyah tenli bir çoban Resulullahın huzuruna geldi. Yanında bir koyun sürüsü vardı.

Ya Resulallah! Bana islamı anlat diyerek, iman edip müslüman olacağını bildirdi. Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem ona islamiyeti anlattı. Çoban; ya Resulallah! Ben bu koyunların sahiplerinin ücretli çobanıyım. Koyunlar bana emanettir. Bunları ne yapayım, dedi. Resulullah, koyunları gönder, onlar sahiplerine gider, buyurdu.

Çoban bir avuç çakıl alıp koyunların üzerlerine doğru attı. Haydi sahiblerinize gidiniz. Artık ben size çoban olmam, dedi. Koyunlar bir yere toplandılar. Sonra sanki onları birisi sürüp götürüyormuş gibi kendi başlarına kaleye gittiler.

O çoban müslüman oldukdan sonra o kalenin fethi için o kadar savaştı ki sonunda şehid oldu. Eshab-ı kiram onun cenazesini bir yünlü dokumaya sardılar.

Resulullah ondan tarafa dönerek iltifat etti. Sonra da mubarek yüzünü geri çevirdi. Ya Resulallah! Mubarek yüzünüzü niçin geri çevirdiniz diye sordular.

Şu anda onun yanında iki huri vardır buyurdu. Yarın: Toprak kabul etmedi!..