Kaydet
a- | +A

Hz. Peygamber özürlülerle ilgilenmiş, onlara güçlerinin yetmediği alanlarda görev vermemiş, yeteneklerine göre görevler vermiş, kendilerine değer vermiş, özürlüleri bir dilenci kitlesi ve sürekli insanlara muhtaç durumda kalmaya mahkum bir kitle olarak görmemiştir.

Özürlülerin başında görme özürlüler (âmâlar) gelmektedir. Çünkü o dönemde, hastalık sebebiyle ve bunun yanında savaşların ok ve mızrak gibi delici aletlerle yapılmasından dolayı toplumda görme kabiliyetlerini kaybeden insanların hayli fazla olduğu görülmektedir.

Kur''an-ı kerim''de âmâ kelimesi çoğu yerde manevî körlük anlamında kullanılmıştır. Abese sûresinde özel olarak körlerin ve genel olarak sakatların haklarına ve onlara gerekli ilginin gösterilmesi gerektiğine dikkat çekmek için Abdullah b. Ümmi Mektum''un adı verilmeden "âmâ" diye bahsedilmektedir. Hz. Peygamberin hadislerinde daha çok görme özürlülerle ilgili hükümler yer almaktadır. O, gözleri kör olup da sabredenlerin cennetle mükafatlandırılacağını bildirmiştir: "Allahü teâlâ, iki gözü olmayan müslümanı cehenneme koymaz.", "Gözsüz kimse, sabrederse, Allahü teâlâ ona cenneti verir." Cennette gözlerinin olacağını, Cennetin güzelliklerini göreceklerini bildirmiştir.

Yalnız gözü olmayan değil, diğer sakatlıkları olan da sabrederse, ölürken, kabirde ve mahşer yerinde sıkıntı çekmeden cennete girer. Cennette ise sakatlık yoktur. Körlere karşı kötü davrananları, meselâ, onların yoluna engel olanları kınamıştır. Hz. Peygamber''in görme özürlülere karşı davranışlarında en güzel örneğini ünlü sahâbî Ümmi Mektûm''a karşı tutumunda görmek mümkündür.

Onu Mescid-i Nebevî''de müezzin olarak görevlendirmiştir. Bunun yanında, kendisini idarede en üst kademesinde, kendi yerine vekil, başka bir ifade ile devlet başkanı vekili olarak istihdam etmiştir; Veda Haccına ve Uhud Savaşına gidişi de dahil, çeşitli vesilelerle Medine dışına çıktığında on üç defa Medine''de yerine onu vekil bırakmıştır.

Peygamberimiz özürlüleri bir dilenci kitlesi olarak görülmesini istememiştir onlara dilenci imajı oluşturacak uygulamalarda da bulunmamıştır. Kendilerini yardıma muhtaç, âcizliğe, âtıl olmaya mahkum ve zavallı bir kitle olarak görmemiştir. Durumlarına göre özürlüleri çalışmaktan alıkoymamış, onların ticaret yapmasını kolaylaştırıcı hükümler getirmiştir. Hz. Peygamber özürlüleri takat yetiremeyecekleri işlerden muaf tutmuştur. Ensardan Selemeoğullarının başkanı Amr bin Cemûh topaldı. Bedir Savaşına katılmak istedi; ancak Hz. Peygamber ona müsaade etmeyip savaştan muaf tuttu.

Yarın: Olgun müslüman olmanın yolu