Kaydet
a- | +A

Peygamber efendimiz kendisi ilaç kullanır, Eshabına da , "Ey Allahın kulları! İlac kullanın!" buyururdu. Bir kere de, "Her hastalığın ilacı vardır. Yalnız ölüme çare yoktur" buyurdu. İlaç, kaza ve kaderi değişdirir mi dediklerinde, "Kaza ve kader, insana ilacı kullandırır" buyurdu. Bir defasında da, "Bütün meleklerden işittim ki, ümmetine söyle, hacamat yaptırsınlar. Yani kan aldırsınlar dediler" buyurdu. İlaç üç türlüdür: Birinci kısım ilaçların tesiri, faydası katidir, meydandadır. Ekmeğin açlığı, suyun susuzluğu gidermesi böyledir. Ölmeyecek kadar ve namazı ayakta kılabilecek kadar yemek, içmek farzdır. Bu kadar yememek büyük günahtır. Faydası kat''i olan ilaçları kullanmak farz olmaktadır. Tesiri kati olan sebeplere yapışmak vacip, bunları kullanmayıp zarar görmek günahtır. Tesiri muhakkak olan bu gibi ilaçları kullanmamak tevekkül değil, ahmaklıktır ve haramdır. İkinci kısım ilaçların tesiri kati olmadığı gibi, zan ile de değildir. Fayda ihtimali vardır. Fen yolu ile tecrübe edilmemiş maddeler ve Kur''an-ı kerimden olmayan, manasız yazılar kullanmak ve ateşle dağlamak ve uğurlu sanarak kullanılan şeyler böyledir. Tevekkül etmek için, bunları kullanmamak lazımdır. Peygamber efendimiz, bunları kullanmak, sebeplere fazla düşkün olmak alametidir, buyurdu.

Üçüncü kısım ilaçlar, birinci ve ikinci kısım arasında olanlardır. Bunların faydaları kati değilse de, fazla zan olunur. Damardan kan alma, deriden hacamat yapmak, müshil almak, tesirleri şüpheli olan ilaçları kullanmak böyledir. Bazan bunları kullanmamak daha iyi olur. Peygamberimiz, "Arabi ayın onyedinci veya ondokuzuncu veya yirmibirinci günleri hacamat olunuz ki, kan artarsa (ya''ni tansiyon yükselirse), ölüme sebeb olur" buyurdu. Bir defasında da "Allahü teâlânın ölüme sebep yapdığı hastalıklardan birisi, kanın artmasıdır" buyurdu.

Peygamberimiz, Sa''d bin Mu''az için, fasd, yani damardan kan aldırmasını emir buyurmuştu. Hazret-i Ali''nin mübarek gözü ağrıdığı zaman da, taze hurma yememesini, pancar yaprağı, yoğurt ve pişmiş arpa yemesini söyledi. Peygamberimiz, her gece sürme sürerdi. Her ay hacamat olurdu. Vahiy geldiği zaman, mubarek başı ağrırdı. Mübarek başına kına bağlardı. Bir yeri yara olsa, oraya kına kordu. Daha nice ilaçlar kullanmıştır.

Yarın: "İlaç kullanmazsan şifa vermem"