Resûlullah efendimizin kadınlardan söz aldığı ikinci şart: Başkasının malını izinsiz kullanmamaktır. Kadınların hemen hemen hepsinin düştüğü bu yanlışlık kocalarının malını, kocalarının izni olmadan harcamalarıdır. Bununla, büyük günaha girmiş oluyorlar. Bu hâl, hemen hemen bütün kadınlarda var gibidir. Ancak, Allahü teâlânın koruduğu az kimse bundan kurtulmaktadır.
Allahü teâlâ, kadınları şirkten men ettikten sonra, ikinci olarak, hırsızlıktan, izinsiz almaktan men buyurdu. Çünkü, bunu helâl sanarak, çoğu kâfir olur. Bundan dolayı, bu günah, kadınlar için, başka günahlardan daha büyük oldu.
Başkalarının mallarını da, habersiz kullanmak kendilerine hafîf gelir. Çekinmeden başkalarının mallarına hıyânet ve hırsızlık etmiş olurlar. Bu durum erkek için de geçerlidir. Hanımına ait bir şeyi, kocası ondan izinsiz kullanamaz, başkasına veremez. Dinimize göre, karı koca birbirlerinin mallarına müdahale edemez. Herkesin malı kendinindir. Bir müminin, kendine sâdık ve emîn olan, istismar etmeyen, israf da etmeyen malı haram işlerde kullanmayacak bir hanım olduğunda iş kolay. Müslüman erkek, hanımını bu büyük günâhtan kurtarmak için, malını istediği şekilde sarf etmesine, harcamasına önceden izin verebilir. Bu takdirde onun adına rahat bir şekilde hareket edebilir. Başka bir hırsızlık şekli de namazla ilgilidir. Bir gün Peygamber efendimiz, Eshâb-ı kirâmına sordu:
- Hırsızların büyüğü kimdir bilir misiniz? Eshâbı: - Bilmiyoruz, siz buyurun! dediklerinde:
- Hırsızların büyüğü, namazından çalandır ki, namazın erkânını tam yapmaz, buyurdu.
Bu hırsızlıktan da sakınmalıdır ve büyük hırsız olmaktan kurtulmalıdır. Her müslüman kadın şartlarına uygun olarak, namazını aksatmadan, muntazam olarak kılmalıdır. Çocuğu, ev işlerini bahane ederek, namazı aksatmamalıdır. Kıraatı doğru okumalıdır. Rükü''u, secdeleri, kavmeyi ve celseyi, itmînân ile yapmalıdır. Yâni, rükü''den kalkınca tam dikilip, bir tesbîh miktârı durmalı ve iki secde arasında doğru oturup yine bir tesbîh mikdârı öyle durmalıdır. Böyle yapmıyanlar, hırsızlardan olur ve çok azaplara yakalanır. Kadınlar bilhassa bu konuda gevşek davranmaktadırlar. Namaz dinin temelidir. Temeli olmayan veya sağlam temeli olmayan bina eninde sonunda yıkılır.
Bugün birçok kadın bilhassa birşeyi kaybolunca veya kızına talip çıktığında damat adayının iyi mi kötü mü olduğu, ilerde neler olacağını, geçimlerinin nasıl olacağı hakkında hemen cinci hocalara koşup soruyorlar. Bu çok tehlikelidir. Dinimiz, gelecekten haber vermenin küfür, dinden çıkmak olduğunu bildirmiştir. Buna inanmak da küfürdür.
Yarın: Ahlaksızlığı, fuhşu yasaklamıştır

