Resulullah efendimiz hutbe okurken, mescidde bulunan hurma ağacından bir direğe dayanırdı. Hicretin sekizinci, bir rivayetde de yedinci senesinde, Resulullah için bir minber yaptılar. Cum''a günü o minbere çıkarak hutbe okudu.
O sırada daha önce dayanarak hutbe okuduğu hurma direği insan gibi inledi. Eshab-ı kiram bu sesi işittiler. Resulullah, bu hurma direği üzerine dayanarak hutbe okumadığım için inliyor buyurdu. Sonra minberden inip, mubarek eliyle o hurma direğini sıvazladı, inlemesi kesildi. Tekrar minbere çıktı. Mescidin önceki hali değiştirildiği sırada o hurma direğini Übeyy bin Ka''b evine götürdü. Onun evinde kurtlar yiyip, dökülünceye kadar durdu. * * *
Mekke fethedilince, Resulullah Kâbe''yi tavaf etti. Kâbe''nin çevresinde üçyüzaltmış put vardı. Putlar ayaklarından bakır ve kurşunla yere perçinlenmişti. Resulullah mubarek elindeki bir çubuk ile bir puta işaret ederek, meal-i şerifi, (De ki, hak geldi, batıl yıkılıp gitti. Zaten batıl daima yıkılmaya mahkumdur) olan İsra suresinin 81''inci ayeti kerimesini okudu.
Resulullahın elindeki çubuk puta henüz dokunmadan putlar yüzüstü devrildiler. Mekke''de evlerde bulunan putlar da o anda yüzüstü devrildiler. * * * Mekke fethedilince, Resulullah hazret-i Ali ile Kâbe''nin içine girdiler. Hazret-i Ali, ya Resulallah! Ayağınızı benim sırtıma basarak bu putları indiriniz, dedi. Resulullah, Ya Ali! Sen peygamberlik sıkletini çekemezsin. Sen benim sırtıma bas da o putları indir, buyurdu.
Hazret-i Ali emre uyarak, Resulullahın mubarek sırtına basıp, putlara uzanarak, onları birer birer aşağıya indirdi. O halde iken Resulullah buyurdu ki: Ya Ali! Kendini nasıl buluyorsun?
Dedi ki: Ya Resulallah! Bütün perdeler kalktı. Başım Arş''ın tavanına yaklaştı. Elimi uzatsam Arş''ın tavanına değeceğim, dedi. Resulullah: Senin halin Allahü teâlânın işini yaptığın için iyidir. Benim halim de, Allahü teâlânın sevdiği birini taşıdığım için iyidir, buyurdu. * * * Resulullah, Mekke''nin fethedildiği gün öğle namazı vaktinde, Bilal-i Habeşi''ye yüksek bir yere çıkıp, öğle ezanını okumasını emir buyurdu.
Kureyşliler dağlara kaçmışlardı. Ezan oralardan duyuluyordu. "Eşhedü enne Muhammeden Resulullah" dendiğini işittiklerinde, Halid bin Üseyyid de çok şükür ki, babam bu sesi (ezanı) duymadan öldü, dedi. Babası Mekke''nin fethinden bir gün önce ölmüştü. Dağlara kaçışmış olan Kureyşliler, ezanı işitince, her biri birşey söyledi.
Ebu Süfyan ise, ben birşey söylemeyeceğim. Eğer bir şey söylersem bu taşlar Muhammed''e haber verirler, dedi.
Sonra Resulullah gelip, yanlarına durdu.
Her birinin ismini söyleyerek, ey falan, sen şöyle söyledin. Ey falan sen de böyle söyledin, diyerek söylediklerini bildirdi. Ebu Süfyan, Ya Resulallah! Ben birşey söylemedim deyince, Resulullah tebessüm etti. Yarın: "Bundan şeytanı uzaklaştır!"

