Hazret-i Ömer, Resulullah efendimizin yanına gelen tanımadıkları ve kim olduğunu çok merak ettikleri zatla ilgili gördüklerini şöyle anlatır: Gelen kimsenin, Resulullahın konuşmalarına "Doğru söylüyorsun!" deyişine, "Hem soruyor, hem de, Onu tasdik ediyor!" diye kendisinin haline şaştık. O kimse, böyle her defasında "Doğru söylüyorsun! Doğru söylüyorsun!" dedikçe, bizler "Biz, Resul aleyhisselama, bu adamdan daha çok saygı gösterenini görmedik! Sanki, Resul aleyhisselamı tanıyordur!" demekte idiler. Bundan sonra, gelen zat "Ya Resulallah! Sen, bana, İhsandan haber ver. Ya Resulallah! İhsan nedir?" diye sordu. "İhsan, Allah''ı, görüyormuşsun gibi, ibadet etmendir! Sen, O''nu, görmesen de, muhakkak, O, seni görüyor!" buyurdu. O kimse "Ben, böyle yaptığım zaman, Muhsin, ibadeti, ihsan derecesinde yapmış olur muyum?" diye sordu. Resul aleyhisselam "Evet!" buyurdu. O zat, yine "Doğru söylüyorsun!" dedi. Gelen zat, böyle her defasında "Doğru söylüyorsun! Doğru söylüyorsun!" dedikçe, biz de "Resulullaha bundan daha çok saygı gösterenini görmedik!" diyorduk. Gelen zat. "Ya Resulallah! Bana, Kıyametten haber ver! O, ne zaman kopacak?" diye sordu. Resul aleyhisselam "Kıyamet hakkında kendisine soru sorulan, sorandan daha bilgili değildir!" buyurdu. Gelen zat "Doğru söylüyorsun!" Resul aleyhisselam "Kıyametin vakti, Allahdan başka kimsenin bilmediği beş şeyden biridir." buyurdu. Sonra da Kıyametin ilmi, şüphesiz ki, Allahn nezdindedir. Yağmuru, dilediği yere, dilediği vakitte O, indirir. Anarahminde olanı, O, bilir. Hiç kimse, yarın, hayır veya şer ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse, hangi yerde öleceğini bilemez. "Şüphe yok ki, Allah, her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olandır." (Lokman: 34) ayetini okudu. Gelen zat "Doğru söylüyorsun!" dedi. Sonra da, dönüp gitti. ¡¡¡ Resul aleyhisselam "Bu kimseyi, bana geri çeviriniz!" buyurdu. Hemen kalkıp o kimseyi ardına düştük. Ne kendisinin nereye yönelip gittiğini anlayabildik, ne de, izini, tozunu görebildik. Bunu, Peygamber aleyhisselama anlattık."Ey ibn-i Hattab! Ey Ömer; Sen, soranın kim olduğunu biliyor musun?" diye sordu. "Allah ve Resulü, daha iyi bilir!" dedim. "Resul aleyhisselam O, Cebrail''di. Size, dininizi öğretmek için gelmişti." buyurdu.
* Yarın: "Her şeyden daha hayırlıdır!"

