Tecrübenin çok önemli bir yeri var insan hayatında. Çünkü, acı tatlı birçok olay neticesinde elde ediliyor tecrübeler. Bunun için her tecrübeden azami derecede istifade etmelidir. Sanayicilerimizden Üzeyir Garih iş hayatındaki elli yıllık tecrübelerini Hayat Yayıncılık''ın yayınladığı altı kitapta toplamış. Liderlik ve yöneticilik ile ilgili bazı tespitlerini istifadenize sunmak istiyorum:
Bu iki kavram çok kez karıştırılıyor. Çok kaliteli yönetici olup liderlik özelliğini taşımayanlar olduğu gibi, lider olup yöneticilik niteliklerine sahip olmayanlar da mevcuttur. Liderlik, insanların hareket ve davranışlarını etkileme sanatıdır. Liderlik, kendi istek ve iradesini, diğer insanlara, onların saygı, güven, itaat ve bağlılıklarını kazanarak, kabul ettirme yeteneğidir. Liderlik özelliklerinin önemli bir kısmı doğuştan gelir. Bunlar eğitim ile ancak geliştirilebilir. Yöneticilik ise bir meslektir ve eğitim ile elde edilebilir. Yönetici, lider tarafından geliştirilen ve hayal gücü ile vizyona dayanan yönlendirmeye uygun olarak planlar yapan ve bu planları usullerine uygun olarak uygulayan ve öngörülen hedeflere ulaştıran kişidir. Lider, doğru işleri yapan kişi; yönetici ise işleri doğru yapan kişidir. İyi bir yöneticinin aynı zamanda iyi bir lider olması mümkün ise de bu duruma pratikte pek rastlanmamaktadır. Pratik olan, iyi bir liderin kaliteli bir yönetici ile ideal bir ikili vücuda getirebilmesidir. Liderde aranan özelliklerin başlıcaları yeterli bilginin yanısıra güven, sevgi ve saygı uyandırması ve sağduyuya sahip olmasıdır. Kurum mensuplarında güven duygusu, liderin doğru işleri doğru yapması veya yaptırması ile gelişir. Bu bakımdan lider hedefleri tanımlayıp tespit ettikten sonra bu hedeflere nasıl ulaşacağını açıkça ortaya koymak zorundadır. "Yapacağım, edeceğim, olacaktır, yapılacaktır" gibi deyimler, çalışanları bir süre için heyecanlandırabilir, oyalayabilir. Ancak heyecan geçtikten sonra, özellikle belirli bir eğitim düzeyine ulaşmış olan kişilerin, bu konuda kendi kendilerine sorabilecekleri soruların cevaplarının, liderin deyimleri kadar, programı, politikası, stratejisi ve taktikleri kapsamında olması gerekir. "Lafla peynir gemisi yürümez" deyimi atalarımızın bu konudaki doğru düşüncelerini açıkça ortaya koymaktadır. Herhangi bir kurumun başarısı iki ana ögeye bağlıdır: Birincisi yöneticisi, ikincisi ise organizasyonudur. Özellikle bir şirket için en son hedef kâr olmalıdır. Başarı, bir şirkette öngörülen kâra ulaşma derecesi ile ölçülür.
Organizasyon nasıl kurulmuş olursa olsun işleri yapacak insanların başlarındaki kişiye güven, saygı, sevgi duymaları ve sağduyusuna güvenmeleri şarttır. Yönetici; görünümü, bilgi ve deneyimi, adaleti ile insanlara değer vermesi ile dinleme hasleti ile, güven, saygı, sevgi ve sağduyulu olduğu duygularını uyandırdığı ölçüde başarıya ulaşır. Yöneticiler totaliter talimatlarla kısa sürede bazı başarılar elde etmişlerdir. Bunlar hep gözlenmiştir. Ancak kısa süre sonra insanların tepkileri, kapalı veya açık şekilde başarıları önlemiştir, baltalamıştır. Yönetici idare eder, lider buluş yapar. Yönetici devam ettirir, lider geliştirir. Yönetici sistem ve yapıyla, lider insanla ilgilenir. Yönetici kontrole dayanır, lider güvenden esinlenir. Yönetici nasıl ve ne zaman, lider ne ve niçin diye sorar. Yöneticinin gözü alt çizgidedir, liderin gözü ise ufuktadır. Yönetici taklit eder, uygular, lider oluşturur. Yönetici işleri doğru yapar, lider doğru işler yapar.

