Bir gün Resulullah hazret-i Abbas''a, "Ey Ebel Fadl! Ben gelinceye kadar git evinde otur" buyurdu.
Hazret-i Abbas evine gidip, bekledi. Kuşluk vakti Resulullah onun evine gidip, ev halkına selam verdi. Onlar da selamına cevap verdiler. Sonra bir araya toplanınız buyurdu. Ridasını onların üzerine örtüp: "Ya Rabbi! Bunlar benim ehl-i beytimdir. Ridamla onları örttüğüm gibi, sen de onları Cehennem ateşinden ört." diye dua etti.
Evin dıvarlarından ve kapısından amin, amin diye sesler işitildi. º º º Bir gün muhacirin ve ensarın kadınları bir araya toplanmışlardı. Hazret-i Fatıma''nın da gelmesi için Resulullahtan izin istemişlerdi. Hazret-i Fatıma, o toplantıda giyeceği güzel elbiseleri olmadığı için, gitmek istemedi.
Resulullah "Git ya Fatıma! Bizim yolumuzda kimseyi ümitsiz bırakmak yoktur" buyurdu. Hazret-i Fatıma o toplantıya katıldı. Döndüğünde üzüntülü idi.
Resulullah o toplantıya katılan kadınlardan birini çağırıp, o toplantının durumunu sordular. O hanım dedi ki: Ya Resulallah! Fatıma gelince bütün kadınlar onun güzel elbiselerine hayran kaldılar. Birbirlerine böyle güzel elbiseleri nereden almışlar, diyorlardı. Hazret-i Fatıma, ya Resulallah niçin bana öyle görünmedi ki, ben de sevineydim, dedi. Resulullah efendimiz, o elbiselerin güzelliği senin üzerine örtülmesindedir. Onları sana göstermediler ve sen görmedin, buyurdu. º º º Eshab-ı kiramdan bir zat şöyle anlatmıştır:
Medine''ye gelip iman ettim. Resulullahın huzurundan hiç ayrılmazdım. Bir gece akşamla yatsı vakti arasında Resulullah dışarı çıktı. Bana islamiyyetin hükümlerini öğretti. Her nasılsa, o gece gök gürleyip şimşek çaktı. Her taraf iyice karardı ve şiddetli yağmur yağdı.
Biz, ya Resulallah, evlerimize nasıl gideceğiz, dedik. Ben sizi evlerinize ulaştırırım. Size asla bir sıkıntı erişmez, buyurdu. Sonra bekleyiniz buyurdu.
Biz de bekledik. Mescidden dışarı çıktı. Her tarafı koyu bir karanlık kaplamıştı. Gökden devamlı yağmur yağıyordu.
Resulullah bize, evlerinize doğru yürüyüp gidiniz, buyurdu. Bunun üzerine evlerimize gitmek üzere yürüdük. Hiçbirimizin elbiseleri bile ıslanmadı. Yarın: Kıyamet günü nimeti

