Peygamber efendimizin üçü erkek, dördü kız olmak üzere yedi çocuğu olmuştur. Hazret-i Fatıma hariç, hepsi de Resulullah efendimizden önce vefat etmişlerdir. Sevgili Peygamberimizin nesli hazret-i Fatıma validemizle devam etmiştir. Torunlarından hazret-i Hüseyin''in nesline seyyid, hazret-i Hasan''ın nesline şerif denir. Seyyidlere ve şeriflere hürmet, Peygamber efendimize hürmettir. Seyyidleri ve şerifleri sevmek, son nefeste imanla gitmeye sebep olur.
Hz. Fatıma: Peygamber efendimizin, hazret-i Hadîce vâlidemizden olan en küçük ve en sevdiği kızıdır. Hazret-i Ali''nin zevcesi ve hazret-i Ömer''in kayın vâlidesidir. Fâtıma vâlidemiz; aklı, zekâsı, hüsn ü cemâli (güzelliği), zühdü (dünyâya düşkün olmaması), takvâsı (haramlardan kaçınması) ve güzel ahlâkı ile bütün insanlara çok güzel bir örnektir. Yüzü pek beyaz ve parlak olduğundan "Zehrâ" denildi. Zühd ve dünyâdan kesilmekte en ileri olduğu için, "betül" yâni çok temiz demişlerdir. Hicretten on üç yıl önce 609 senesinde Mekke''de doğdu. Başka târihte doğduğu rivâyeti de vardır. 632 (H.11) senesinde Medîne-i münevverede vefât etti. Peygamber efendimiz, kızı hazret-i Fâtıma''yı çok severdi. Âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerle medh olundu. Peygamber efendimiz onu 624 (H.2) senesinde on beş yaşındayken Allahü teâlânın emriyle, hazret-i Ali ile evlendirdi. Evlilikleri müddetince, hazret-i Fâtıma, Hz. Ali''yi üzecek ve gazaplandıracak bir şey yapmadı. Aslâ emrine muhâlefet etmedi. Hazret-i Ali de onun gönlünü kıracak bir harekette bulunmadı. Evliliklerinden bir sene sonra hazret-i Hasan, dört sene sonra da hazret-i Hüseyin dünyâya geldi. Resûlullah efendimizin soyu yalnız Fâtıma vâlidemizden olan hazret-i Hasan ve Hüseyin''le devâm etti. Hazret-i Fâtıma''nın; Hasan, Hüseyin, Muhsîn adında üç oğlu ile Ümm-i Gülsüm ve Zeyneb adında iki kızı oldu. Muhsîn küçük yaşta vefât etti. Hazret-i Fâtıma ile ilgili olarak Peygamber efendimiz buyurdular ki: Fâtıma, benden parçadır, ona kızan bana kızmış olur. Fâtıma, Meryem''den sonra Cennet kadınlarının seyyidesi, efendisidir. Kızım Fâtımâ nâmusunu korumuştur. Bu yüzden Allah onu ve zürriyetini ateşe haram kılmıştır. Ya Ali! Fâtıma''nın hâtırına riâyet eyle. O benden bir parçadır. Onu hoş tut. Eğer onu üzersen, beni üzmüş olursun.

