Kaydet
a- | +A

Peygamber efendimiz Mekke''nin fethinden sonra erkeklerle sözleşti, dine uymada nelere dikkat edeceklerini bildirdi. Erkekler bildirilen bu hususlara uyacaklarına dair Resûlullaha söz verdiler.

Bu sözleşmeden sonra Peygamber efendimiz kadınlarla sözleşmeğe başladı. Kadınlarla yalnız söz ile olup, mübârek eli, kadınların ellerine dokunmadı. Kötü huylar, kadınlarda, erkeklerden daha çok olduğundan, daha çabuk tesir altında kaldıklarından kadınlarla sözleşirken, erkeklerden daha fazla şart araya kondu. Allahü teâlânın emirlerini yapmış olmak için, bunlardan kaçınmak lâzım geldiği bildirildi. Peygamber efendimiz kadınlara daha çok şartlar koştu. Bu şartlardan birincisi: Allahü teâlâdan başka, hiçbir şeye ibadet etmemektir. Çok kimse bunu, farkında olmadan yapıyor. Mesela bir kimse, başkaları görmek için ibâdet eder veya Allahü teâlâ için eder fakat, başkasının görmesi de hoşuna giderse veya ibâdetinde başkasından bir karşılık, meselâ, bir "Âferin!" sözü beklerse, o kimse, şirkten, küfürden kurtulmuş olmaz. Peygamber efendimiz, "Küçük şirkten korununuz!" buyurunca, "Küçük şirk nedir?" diye sordular. Resulullah efendimiz, "Riyadır" buyurdu. Riya, başkasına göstermek için gösteriş için ibadet etmektir. Müslüman olmayanların dini günlerinde, bayramlarında, ibadet yaptıklarını yapmak da şirktir, küfürdür. İbâdet olarak değil de âdet olarak yaptıklarını müslümanların yapması küfür olmaz. Böyle şeyler faydalı ise yapılır.

Nisâ sûresi, 59. âyetinde meâlen, "Onlara, kâfirlere inanmayınız dediğim hâlde, onlar kâfirlerin sözleri ile hareket ediyorlar. Şeytan onları aldatıyor." buyuruldu. Maalesef kadınların çoğu, bilmeyerek, bu belaya, bu hataya düşüyor. Ne oldukları bilinmeyen bir takım isimlerden medet bekleyip, bunlarla hastalıktan kurtulmak istiyorlar. Dinimizde hiçbir eksiklik yoktur. Hasta olunduğunda yapılacak işleri, tedavi şekillerini de bildirmiştir dinimiz. Dinimiz İslamiyet, daha önceki cahiliye âdetlerinin hepsini kaldırmıştır. Kısacası bunun dinimizle hiçbir ilgisi yoktur. Ateşe tapınanların her sene 21 Martı kutladıkları ve Hıristiyanların paskalyalarına hürmet etmek ve o zamanlarda, onların adetlerini, onlar gibi yapmak, şirk olur.

Böyle günlerin dinimizle ilgisi olup olmadığı şöyle anlaşılır. Dinimizdeki, mübârek günler, geceler hep hicri aylara göredir. Dinimizde hicri ayların dışında, miladi takvime göre kutlanan hiçbir kıymetli gün yoktur.

Yarın: "Hırsızların büyüğü kimdir bilir misiniz?"