Kaydet
a- | +A

Zatürrüka gazvesinden sonra bir eşkıya ata binmiş ve bir deveyi de yularından çekiyordu. O haliyle Resulullahın huzuruna geldi. Atımın karnında ne var? dedi.

Resulullah, gaybı Allahü teâlâdan başkası bilmez, buyurdu. Yağmur ne zaman yağacak, dedi. Resulullah o öyle bir iştir ki ne zaman yağacağını Allahü teâlâ bilir, buyurdu. Adam sormağa devam edip; yarın ne olacak, dedi. Resulullah bana malum değildir, diye cevab verdi.

Sonra Allahü teâlâ, meal-i şerifi, "Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak Allahın katındadır. Yağmuru (dilediği zaman, dilediği yere, dilediği mikdar) O yağdırır. Rahimlerde olanı o bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Yine hiç kimse nerede öleceğini bilmez. Şüphesiz Allah, herşeyi bilendir, herşeyden haberdardır" olan ayet-i kerimeyi gönderdi.

Resulullah, sonra secdeye kapandı. Secdeden doğrulup o adama Rabbim bana haber verdi ki, senin yüzünün bir tarafında bir yara açılacak! Yüzünün eti ve derisi çürüyüp dökülecek ve sonra öleceksin! buyurdu.

Kısa bir müddet sonra o kimsenin yüzünde bir yara çıktı. O yaradan öyle pis kokular yayılıyordu ki, halk nefret ederek yanından kaçışıyorlardı. O şahs Muhammedin söylediği doğru çıktı diyordu. Sonunda o perişan haliyle ölüp gitti. ¡ ¡ ¡ Resulullah, Hendek savaşında Huzeyfe Yemaniyi müşriklerin arasına gidip, onlardan haber getirmesi için gönderdi. Gönderirken mubarek eliyle göğsünü ve sırtını sıvazlayıp; Ya Rabbi! Önden-arkadan sağdan-soldan gelecek zarardan muhafaza et diye dua etti.

O gece çok soğuktu. Huzeyfe şöyle demiştir:

Sanki hamama girmiş gibi idim. Hiç soğuk hissetmedim. Nihayet müşriklerin arasına girip, haber topladım ve geri döndüm. Eshab-ı kiramın yanına geldiğimde soğuk bana te''sir etmeye başladı. Resulullah, Huzeyfe''yi Hendek savaşında müşriklerin vaziyyetini öğrenmek için aralarına gönderince, namaz kıldı ve şöyle dua etti:

"Ey üzüntülü kimselerin imdadına yetişen ve güç durumda olanların duasını kabul eden Allahım! Sıkıntımızı ve üzüntümüzü gider. Benim ve yanımda bulunanların halini sen görüyorsun...

O sırada Cebrail aleyhisselam gelip, Allahü teâlâ sana selam eder. Sana zafer verdi. Dünya göğünden onların üzerine taş yağdıran bir rüzgar gönderdi.

Hz. Hüzeyfe şöyle demiştir:

Müşriklerin arasına vardığımda soğuk bir rüzgar esiyordu. Müşriklerin hepsi bir yere toplanmış ve ateşleri sönmüştü. Birbirine soğukdan öleceğiz diye bağırıyorlardı.

Bundan sonra büyük bir fırtına çıktı. Kocaman taşları sürüklüyordu. Müşrikler kalkanlarını siper yapıyorlardı. Fakat fayda vermiyordu. Sonunda hepsi perişan olup kaçmağa karar verdiler.

Allahü teâlâ [Ahzab suresi 9''uncu ayetinde mealen] (Ey iman edenler! Allahın üzerinizdeki ni''metini hatırlayınız. Hani size [Hendek savaşında sizi yok etmek için kafirlere ait] ordular saldırmıştı da, biz onlara karşı bir rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular göndermişdik. Allah ne yapdığınızı görmekteydi) buyurdu. Yarın: "Senin başına da gelir!"