Hazreti Ömer''in âdet-i şerîfleri şu idi ki; herkesten önce mescide giderlerdi. Bir gün mescide giderken gördü ki, bir çocuk, acele ile önünden gider. Hazreti Ömer dedi ki: Ey çocuk, niçin bu kadar acele mescide gidersin. Sana henüz namaz dahî farz olmamış! Çocuk dedi ki: Yâ Ömer, ben niçin acele etmeyeyim ki, dün, benden küçük bir çocuk vefât etti. Hazreti Ömer çocuktan bu sözü işitince, o şekilde ağladı ki, gözünden yaş yerine kan geldi. Ravdat-ül ulemâ kitabında Hazreti Ali''den rivâyet edilir: Resûlullah''ın huzuruna bir kişi geldi ve dedi ki: Yâ Resûlallah! Filân Yahudi''nin bir köpeği vardır. Her ne zaman cemâate gelmek için oradan geçerim, beni ısırır, elbisemi yırtar. O Yahudi''ye emir edin ki, o köpeği hapsetsin!
Resûlullah hazretleri kalkıp, o Yahudi''nin evine gitti. Yahudi karşıladı. Resûlullah "Senin köpeğin bu kimseyi dişlemiş ve elbisesini yırtmış" buyurdu. Yahudi dedi ki: Benim köpeğim kendine eziyet etmeyene eziyet etmez. Resûlullah Efendimiz, Yahudi''nin köpeğini gördü. Köpek kalktı. Ondan yana koşup, kuyruğunu oynatmaya başladı. O sırada o şahsı da gördü ve hemen saldırdı. Resûlullah buyurdu ki: Nedir senin hâlin yâ kelb! Niçin bu kimseye sebepsiz eziyet edersin.
Hak teâlâ köpeğe konuşmak için izin verdi. Hattâ fasîh bir lisân ve güzel bir ibâre ile dedi ki: Yâ Nebiyyallah! Muhakkak, benim yanımdan her gün bin adam geçer. Hiçbirine zarar vermem. Bu adama o sebebden eziyet ederim ki, Ebû Bekir ve Hazreti Ömer''e buğzeder ve o iki serverin güzel sûretlerini kapısının dehlîzinde tasvîr etmiştir. Evine girerken ve evinden çıkarken o sûret-i şerîflere tükürür. Yâ Resûlallah! Benim ile berâber buyurun, onun evine gidelim. Eğer ben yalancı isem, nefsim sana fedâ olsun.
Resûlullah Efendimiz o şahısın evine gittiler. Baktılar ki, köpeğin anlattığı minvâl üzere dehlîzin kapısı üzerinde, tasvirlerin üzerinde tükürük izleri görünür.
Resûl-i ekrem hazretleri o şahsa dönüp, buyurdular ki: "Tövbe eyle, Müslüman ol. Allahü teâlâ hazretleri tövbeni kabûl eyleye." O şahıs da tövbe edip, Müslüman oldu. Sonra kelbin sâhibi de Müslüman oldu.
Sonra kelb dedi ki: Selâm senin üzerine olsun yâ Resûlallah! Sen Hak teâlânın gönderdiği hak Peygambersin. Sonra gözden kayboldu.

