Cerir bin Abdullah anlatır: Gündüzün ortalarında, Peygamber efendimizin yanında bulunuyorduk. Derken, yalın ayak, kaplan postu rengindeki gömleklerini, abalarını başlarına geçirmiş, kılıçlarını sıyırmış yarı çıplak bir takım kimseler çıkageldiler. Resul aleyhisselam, onların fakir ve yoksul hallerini görünce, üzüntüden yüzünün rengi değişti. Öğle namazını kıldırdıktan sonra cemaata bir hutbe irad etti: Bilesiniz ki, yüce Allah, kitabında buyuruyor ki... diyerek şu ayetleri okudu:
"Ey insanlar! Sizi, bir tek candan yaratan, ondan da, yine onun eşini vücuda getiren ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar türeten Rabbinizden korkunuz. Şüphe yok ki, Allah, sizin yaptığınız herşeyi görüyor.. (Nisa: 1) Ey iman edenler! Allah''tan korkunuz. Herkes, yarın (Ahiret günü) için ne gönderdiğine bir baksın! Allah''tan korkunuz! Çünki, Allah, ne yaparsanız, hakkıyle haberdardır. " (Haşr: 18)
Sözüne devamla "İnsan, dinarından, dirheminden, elbisesinden bir sa'' buğdayından, bir sa'' kuru hurmasından hatta yarım hurma bile olsa sadaka vermelidir." buyurdu. Derken, Ensardan bir adam, hemen hemen elinin taşıyamayacağı kadar, hatta elinin taşımaktan aciz kaldığı bir kese getirdi. Sonra, birbiri ardınca herkes, bir şeyler getirmeğe başladılar. Nihayet, yiyeceklerden ve elbiselerden iki küme meydana geldiğini gördüm. Resul aleyhisselamın yüzünün memnuniyetten, altınla yaldızlanmış gümüş gibi parıldadığını gördüm. Bunun üzerine, Resul aleyhisselam "Her kim, İslamda güzel bir çığır açarsa, o çığırın ecri ile kendisinden sonra o çığırla amel edenlerin ecirlerinden hiçbir şey eksiltilmemek şartıyla sevapları kendine ait olur. Her kim de, İslamda kötü bir çığır açarsa, o çığırın vebali ile kendisinden sonra onunla amel edenlerin vebali, hiçbir eksiği olmamak üzere ona ait olur!" buyurdu. º º º Beni Bencilelerin Medine''ye gelip Müslüman olan ilk kafilesini, başlarında Kays bin Garbet''ül''Ahmesi bulunan Ahmesilerden iki yüz elli kişilik ikinci kafile takip etti. Peygamberimiz, onlara "Siz, kimlersiniz?" diye sordu."Biz, Ahmesullahız!" dediler. Cahiliye çağında onlara, böyle denirdi. Peygamberimiz "Siz, bugün, Allahınsınız, Allahın Müslüman kullarısınızdır!" buyurdu. Beni Becileler, yurtlarına dönecekleri zaman, Peygamberimiz, Bilal-i Habeşi''ye "Becilelere binit hayvanları ver ve vermeğe Ahmesilerden başla!" buyurdu. Bilal-i Habeşi de, öyle yaptı. Kays bin Garbe, yurduna dönünce, kavmi olan Ahmesileri, İslamiyete davet etti.
Yarın: "Onlar, doğru yolu bulmuş kimselerdir"

