IMF geliyor, inceleme yapıp gidiyor. IMF Türkiye Masası Şefi Carlo Cottarelli, Türkiye''ye stand-by anlaşması çerçevesinde 4 milyar dolar kredi verebileceğini söylüyor. Hükümet ise, 22 Aralık''taki IMF İcra Direktörleri Toplantısı''nda onaylanması bekelenen stand-by anlaşması sonunda 10 milyar dolar bekliyor. Aslında kredinin 4 milyar ile 10 milyar dolar olması arasında çok büyük fark yok. Merkez Bankası rezervleri 24 milyar dolar civarında. Uluslararası rezervler ise nerede ise 40 milyar dolara ulaştı. Türkiye''nin ödemeler dengesinde problemi yok. Sıkıntı, kredilerin kısa vadeli ve faiz oranlarının yüksek olması. Yani güven eksikliği!.. Türkiye''nin paradan çok güvene ihtiyacı var. Güvenin anahtarı ise stand-by anlaşması. Stand-by ile birlikte IMF dünyaya, "Türkiye, kontrolumuz altında. Verdiğiniz paraların nerede harcanacağını takip ediyoruz, Türkiye''den korkmayın, sermaye getirin" mesajını vermiş oluyor. Bu mesaj Türkiye''nin kısa ve orta vadeli ekonomik görünümünü pozitife çevirecek, doğru ve dolaylı yoldan yabancı sermayenin Türkiye''ye akmasına sebep olacak.
İŞİN ÖZÜ İşin özü şu: Kredinin çokluğu azlığı o kadar önemli değil. Önemli olan, stand-by anlaşması ile ortaya konulacak olan programın uygulanıp, uygulanmaması. IMF, Asya Krizi''nde büyük yara aldı. ''Paranın nereye gittiğini takip edemiyor'' damgasını yedi. Şimdi yoğurdu üfleyerek yiyor. Prestijini düzeltmek istiyor. Cottarelli teknisyen rahatlığıyla ama kuyumcu hassasiyetiyle işleri götürüyor. Bizim bürokratlarla uyum içinde. Cottarelli siyasetçilerden korkuyor. Siyasetçi 10 milyar doları istiyor ama programı uygulamak için elini taşın altına sokmakta kararlı görünmüyor. Stand-by beklentisi faizleri yüzde 60''lara düşürdü. Şayet sıkı bir politika uygulanırsa faizler yüzde 50''lerin de altına düşeceğe benziyor.
IMF NE İSTİYOR IMF aslında çok şey istemiyor. Tek istediği israfın önlenmesi. Peki bizde israf nasıl oluyor? İşçiye, memura, çiftçiye, esnafa gelişigüzel para veriliyor. Kimse kalkıp, çiftçiyi, esnafı, sanatkârı desteklemeyin, demiyor. İşçi ve memur zam almasın diye diretmiyor. Herkes, ''verilen destek işe yarasın'' diyor. Türkiye tarımda kendi kendine yeten ender ülkelerden birisi (idi). Şehire in, çocuklarını okut, yaz gelince de bahçedeki ürünü, yaprağına kadar topla devlete sat. Dünyada böyle bir şey kalmadı. Türkiye''de tarım, sektör olamadı. 50 sene önceki usûl ne ise şimdi yine aynı. Teknoloji kullanmıyoruz, teknikten haberimiz yok. Devlet ürünü alıyor, sonra da yakıyor. Bu kadar hovardaca harcanacak para kimde var?!. Hükümet, 2000 Bütçesi ''ne 24 katrilyon vergi geliri koydu. IMF, vergi tahsilatıyla ilgili takvim istiyor. Cottarelli, uyanık. İşini sağlama almak istiyor. Dedik ya, güven meselesi.

