Temmuz enflasyonu negatif tahmin ediliyordu, olmadı. TEFE yüzde 1, TÜFE yüzde 2,2 çıktı. Yani tahmin edilen gibi değil, olması gereken gibi oldu. Korkulacak bir şey yok. 36 aylık bir programda böyle ufak tefek sapmalar elbette ki olacak. Bir sıçrama varsa tedbir alınır. Şayet tedbir alınmaz veya geç kalınırsa o zaman sonuç kötü olur. Ankara''da durum öyle olmadı. Ankara panikledi. Önce biberi sorumlu tuttular, ardından özel sektöre saldırdılar. İstanbul da bu konuda hassasiyetini hemen ortaya koydu ve "Tencere dibin kara, seninki benden kara" dedi.
Biberle uğraşmayın Yahu millet zaten ağzını tatlandıramıyor. Hiç olmazsa acıyı bari ağız tadıyla yesin. Biberin her tarafı fiyat artışı olsa ne olur!.. Bir ailenin yediğinin hepsini toplasan bir avuç biber etmez. Bir kaşık suda fırtına koparmaya ne gerek var?.. Öbür taraftan özel sektör temsilcilerini anlayabilen var mı?.. Adamlar karanlıkta gölge kovalıyor. Yalancı pehlivanlar gibi atıp tutmayı pek seviyoruz. Şimdi herkes işi gücü bıraktı, beyanat yarışına girdi. "En iyi beyanatı ben verdim" deyip, kasım kasım kasılıyorlar. 25 yıldır bu ülkenin insanı beyanat dinliyor. Yeter artık. Lâf değil iş üretmek lâzım. Vatandaş onu istiyor. Hadi siz vatandaşı pek kaale almazsınız. Yabancıyı da mı düşünmüyorsunuz? Yarın adamlar, "Yahu bunlar yine birbirine düştü. Türkiye''yi unutalım" derlerse ne yapacaksınız?
Cari açık İthalat arttı ve cari işlem açığı 5 milyar doları buldu. Bunun yarısı zaten petrol fiyatlarındaki artıştan kaynaklanıyor. Enerji ve makine ithalatını da buna eklerseniz, açığın sebebi ortaya çıkıyor. Gümrük Birliği''ne girmiş bir ülkenin, ''Otomobil ithalatını yasaklayacağım'' diye ortaya çıkması kime yarar?.. Eğer yerli malı kullanacaksak, yapılacak olan tek şey var; o da kaliteyi arttırmak. Yoksa gümrük duvarlarıyla bu saatten sonra bir yere varılmaz. 3 senedir evine şehir ekmeği götüremeyen köylüye, çiftçiye yüklenip, "Tarım ürünleri enflasyona sebep oluyor" demek; kimseye bir şey kazandırmaz. Abalıya vurmak yerine politika üretmek gerekiyor.
7 ay geçti Ekonomide 7 ay az zaman değildir. Ekonomi hâlâ para politikalarıyla yönetilmeye çalışılıyor. Biz Stand-by anlaşmasını bunun için yapmadık. Yapısal reformlar uygulansın, diye yaptık. Tarım, sosyal güvenlik, bankacılık reformları ne oldu?.. Kamu bankalarının görev zararları ne zaman bitecek?.. Vatandaş bunu soruyor. Böylesine ciddi reformları yapmak için güçlü iktidarlara ihtiyaç var. Taşın üstüne çıkıp, "Ey millet! 3 sene sıkıntı çekeceğiz ama sonunda düze çıkacağız" diyecek, dirayetli liderlerle ancak bu işler yapılır. İşi bürokrata havale edip, dengeleri korumaya çalışan 3 başlı bir iktidarla sonuca gitmek işte böyle zor oluyor. Vatandaş sıkıntıya razı, köyüne dönmeye hazır, az paraya kanaat edecek ama 3 sene sonra rahat edeceğine inanmak istiyor. İnandırıcı politikacı aranıyor!..
Birbirimizi aldatmayalım Senelerdir tüketimi erteleyen vatandaşın biraz mal almasından kimse korkmasın. Sistem bu alışlarla işliyor. Türk siyasetçisi, seçim dönemi fiyatları yükseltmek, sıkıştığında da indirmekten öte bir şey bilmiyor. Buna aldatma denir. Kalite, standart, pazar yoksa fiyatla oynamak kimseye bir şey kazandırmaz. Reform yapmak demek, kaliteyi arttırmak demek. Hükümetten reformları yapması ve özelleştirmeyi hızlandırması bekleniyor.

