Karadeniz kendini yeniliyor

A -
A +

Karadeniz deyince fındık ve çay gelir akla. Bir de tütün. Ekonomik bir değeri yok ama hadi adamlar karnını doyuruyor deyip mısır ve karalahanayı da ilave edelim buna. Başka? Yok! Son senelerde nispeten kivi de konuşulur oldu ama alternatif bir ürün değil hâlâ. Bölge hem arazi hem de ürün çeşidi yönünden fakir bir bölge. Çukorava gibi dönümlerce arazi yok burada. 10 dönüm tarla sahibi "ağa"dır ki, verasetten dolayı o da kalmadı. Rize mesela. Bu şirin ilin ekilebilir arazisi oldukça az. Rize Valisi Enver Salihoğlu'nun bildirdiğine göre bu arazilerin yüzde 93'ünde çay üretiliyor. Çay dediğin ne ki? Dört aylık bir süre içinde üç defa kesim yapılıyor; hepsi o! Bu dört ayda ne yaptın yaptın. Sonrası yok! Yörenin coğrafik yapısı da çok çetin. Dik yamaçlar ve geçit vermeyen orman. Hasılı, tarım bölge halkının geçim kapısı olamıyor. Geçmiş hükümetler buna çare aramak yerine kolaycılığa kaçtılar. Uyguladıkları sözümona "tarım destekleme politikaları" beraberinde kalitesizlik getirdi. Tam bir fiyasko yani! Üç, bilemedin dört dönüm yerde çay veya fındık yetiştirip de onunla geçinmek mümkün mü? Mümkün değil tabii ki ama geçmiş hükümetler bunu görmezden geldi. Alternatif ürün aramayı bir kenara bırakıp seçim dönemlerinde ilan ettikleri yüksek taban fiyatıyla vatandaşın gönlünü hoş etme kolaycılığına kaçtılar. Ver oyu, al parayı!.. Enflasyon olmuş, sosyal dengeler bozulmuş, bölgeler arasındaki kalkınmışlık farkı büyümüş...kimin umurunda!.. Artık yok bunlar. Hükümetin önünde duran enflasyon hedeflemesi buna müsaade etmiyor. Çay olsun, fındık olsun; piyasa şartlarına göre alınıp satılıyor şimdi. Bu durum halkı pek mutu etmemiş görünüyor ama geçici. Çünkü, hem kalite gelmiş, hem de alternatif ürün arayışı başlamış. Her ikisi de çok önemli bölge için. Meydana gelen ortak akıl sayesinde, Karadeniz önümüzdeki günlerde şantiyeye dönerse kimse şaşmasın. Bölge kıpır kıpır Rize'de öyle bir faaliyet var ki anlatamam. Yayla turizmi hızla artıyor bir kere. Doğrusu da o. Bölge, baştan sona yemyeşil orman. Yeşilin envai çeşidi var orada. İster karayolundan git seyret; ister helikopter veya teleferikle; istersen balonla. O güzelim ormanın seyrine doyum olmaz. O da yetmezse, çık yaylaya; ciğerlerini temiz havayla doldur. Rafting gibi su sporlarına da çok müsait yöre. Ayrıca, traking, dağcılık, safari, yamaç paraşütünün yanı sıra sağlık turizmi de alternatif ürün olarak dahil edilebilir bölge turizmine. Ardeşen, Çamlıhemşin, Ayder... bu yaylalardan bilinen birkaçı. İyi bir projeyle Karadeniz'de daha birçok yayla bütün dünyanın tanıdığı turizm merkezi haline getirilebilir. Rize'de üniversite de kuruluyor ki, bölgeye yeni bir hareket getirecektir mutlaka bu eğitim yuvası. Trabzon'a gelince. Bu kentin asırlar öncesine dayanan bir ticaret kültürü var. Karadeniz ülkelerinin hemen hepsini avucunun içi gibi bilen Trabzonlu tacirler, Anadolu'nun malını alıp Rusya başta olmak üzere Gürcistan, Ermenistan ve Türk cumhuriyetlerine satabilirler. Yeter ki, bu ülkeler ile Türkiye arasındaki siyasi engeller ortadan kaldırılsın. Trabzon, sonunda senelerdir özlemini çektiği tersaneye de kavuşuyor. Bölge insanının en iyi bildiği işlerden birisi de tekne ve yat imalatı. Tersanenin Trabzon ekonomisine fazlasıyla katkı sağlayacağı kesin. Ayrıca, Trabzon Hastanesi de büyütülüyor. Trabzon'da İstanbul Ticaret Odası'nın en büyük ortağı olduğu Dünya Ticaret Merkezi'nin temel atma töreni vardı geçen hafta sonu. Bu tesisin tamamlanmasıyla birlikte şehir 450 yataklı bir otel daha kazanıyor. Daha önce inşa edilen fuar zaten faaliyetini sürdürüyordu. 2007 sonuna kadar tamamlanacak olan otel ve alışveriş merkeziyle birlikte muazzam bir komplekse dönüşecek bu tesis. Karadeniz'e beraberinde 100 işadamıyla gelen İTO Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, Rize ve Trabzon Ticaret ve Sanayi Odalarını ziyaret edip Karadeniz'e yatırımı konuştu. Cidde'ye yaptığı ziyaret esnasında Körfez sermayesinin kendisinden Karadeniz yayları hakkında bilgi istediğini ve bu ilginin yatırıma dönüşmesi için master plan yapacaklarını söyledi. Sahil yolu da bitiyor ki, önümüzdeki senelerde Karadeniz, yerli ve yabancı yatırımcıların istilasına uğrarsa hiç şaşmam.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.