Kaydet
a- | +A

Öncelikle bütün kalbimle Ramazan Bayramınızı kutluyor ve yeni yılınızın hayırlı, sağlıklı, mutlu ve bol kazançlı geçmesini diliyorum. İnşallah, 2000 yılında tüm ülke halkını mutlu edecek ekonomik gelişmeler yaşarız. 2001 yılı haziran ayına kadar belirlenmiş olan stabilizasyon ve enflasyonla mücadele programı çerçevesinde alınan kararları daha önceki yazılarımızda özetle değerlendirmiş ve beklentilerimizi çok kısa cümleler yardımıyla sizlerle paylaşmıştık. Bu ve önümüzdeki hafta yayınlanacak yazılarımızda, sözkonusu stabilizasyon ve enflasyonla mücadele programından kaynaklanacak ekonomik gelişmeleri günlük hayata yakın bir dil ile sizlerle paylaşacağız. Programın açıklandığı günden bugüne kadar olan süre içerisinde yaşadığımız gelişmelerin ışığı altında yaptığımız değerlendirmelere baktığımızda, 1 Ocak 2000''den itibaren önce sepet ( 1 US$ + 0,77 Euro ) devalüasyonu, ardından da faizler ( öncelikle kısa vadeli ) düşeceği için alternatif yatırım araçları ve piyasalar aranmaya başlanacak. Özellikle yılın ilk 3 ayında döviz olarak tutulan mevduat hesapları ve repo getirileri enflasyonun altında kalacağı için bu yatırım araçları bireysel yatırımcılar açısından cazibesini kaybedecek ( Bazı günler TL piyasasında yaşanacak sıkışıklıktan kaynaklanacak yüksek O/N faiz oranları hariç ). Dolayısıyla geride bıraktığımız 1999 yılının son iki ayında borsaya olan talep devam edecek ve ardından da ilgi, gayrimenkul ve dayanıklı tüketim maddelerine kayacak. Genel olarak beklenen ekonomik gelişmeler böyle iken, biraz daha detaya inersek beklentilerimizi şöyle sıralayabiliriz. Ucuzlamakta olan tüketici kredileri daha da ucuzlayacak. Düşen faizler ile birlikte ucuzlayan tüketici kredileri başta ithal mallar olmak üzere satışlara bir ivme kazandıracak.

Bankalar eski cazibesini kaybeden bono yatırımlarını zamanla çözerek bu kaynaklarını şirketlere kredi olarak kullandıracak. Özellikle riski düşük olan, uluslararası normlara göre yönetilen ve güçlü fizibilitesi olan sağlam projeler üreten şirketlerin bu kredilerden faydalanma imkanı olacak.

2000 yılının başlarında faizlerde dalgalanmalar yaşanacağı için rotatif yerine spot krediler tercih edilecek. TL krediler ile döviz kredilerin faizleri zamanla birbirlerine yaklaşacak.

Şirketlerin kâr marjları daralacak. Bu durumda şirketler yatırım kararlarını verirken çok daha titiz davranacak ve maksimum getiriyi sağlamaya çalışacaklar. Eğer şirketler getirilerini arttıramıyorlarsa maliyetlerini minimize etmeye çalışacaklar.

Şirketler alternatif finansman kaynakları bulmaya çalışacaklar. Halka açıklık oranları yükselecek, halka açılmalar artacak. Özel şirket bonoları gündeme gelecek. Doğal olarak bütün bunlar uluslararası normlara göre çalışan ve güçlü sermaye yapısına sahip şirketler tarafından gerçekleştirilebilecek.

Önümüzdeki hafta kaldığımız yerden devam edeceğiz. Ancak şunu bir daha belirtmek lazım. Bütün bu beklentilerimiz siyasi istikrarın devam ettiği ve bu siyasi iradenin, açıklanan programın tamamiyla arkasında durduğu ve popülizmden uzak kaldığı şartlarda geçerli olacaktır.

Teknik Analiz Haftaya rekor yükselişle başlayan borsa, Çarşamba günü bankalara gelen satışlarla geriledi. Perşembe günü 2 milyar dolara ulaşan rekor işlem hacmine rağmen kamulara gelen satışlar genele yayıldı. Cuma günü de satışların yaşanması ve düşüşün devam etmesi beklenen düzeltmenin başladığına işaret olarak yorumluyoruz. Önümüzdeki hafta borsanın sağlığı açısından geciken düzeltmenin devam edeceğini tahmin ediyoruz. Endeksin uygun desteğine gelince burada yeni maliyetler oluşacak, kağıt bazında hareketleri devam edecektir. 2,5-2,3 ve 2 cent önemli desteklerdir. Destekler 15500-15400-13500 Dirençler 16.300-17500-18500