Kaydet
a- | +A

Sen beni, ben de seni... Biz, birbirimizi uyarmazsak; kim uyarır ki bizi?

Öyle değil mi?

§

Ben, hep seviniyorum; hataları "sevdiklerimin yanında" yaptığımda, biliyor musun?..

Çünkü sevdiklerim, beni uyarıyorlar... Çünkü sevdiklerim, beni uyaranlardır...

Sevdiklerin de; seni uyaranlardır!

§

Beni sevenler; beni uyaranlardır...

Seni sevenler de, seni uyaranlardır!..

Hadi gel, biz de her uyarıdan; bir sonuç çıkaralım...

§

Birilerinin işidir sanki sevmenin tarifini yapmak. Bazılarıysa, sadece "tarif" yapmayı iş edinmişlerdir; kitaplar, kitaplar, kitaplarla... Sazlar, sözler, edebiyatlarla... Da;

Nedir sevmek?..

§

Sevmek; bir insanı sadece "bir insan olduğu için" sevmek... Ona acımak... Onu, içinde bulunduğu kötü durumdan kurtarmak için, her an; "kılını kıpırdatmaya" hazır beklemek...

...de demek değil mi?..

§

Görmemezlikten de gelemezsin ki artık; bir çocuk kadar saf ve doğal, dümdüz ve dolambaçsız baktığın zaman!..

"Aman, giyinin, dersin... Sayın kral; sokağa elbiselerinizi giymeden çıkmışsınız... Lütfen geri dönün ve giyinin... Yoksa bu halde herkese rezil olacaksınız!.."

Anlatabiliyorum, değil mi?..

§

Büyükler, boşuna mı diyor: "Aman yavrum, ateşe yaklaşma!.. Aman evladım, yoksa yanarsın!.."

Hangi yürek dayanır, süt kuzusu bir tenin sobayı tutmasına?.. Analar, bizden de çok döker gözyaşlarını; ağlayışlarımıza!..

§

Sor kendine, şunu sor: Bu, beni seviyor mu?..

Seviyorsa; yanlışı diyen dildir, gönül doğrulardadır... Dil sürçmesi düzelir, niyet yanlış değilse!..

§

Şimdi; sen beniii, ben de seni...

Yani biz, birbirimizi uyarmazsak; bizi kim uyarır ki yanlış yaptığımızda, yoldan saptığımızda?

Öyle, değil mi?..