Şunu yaz bir kenara:
Gidenler, seni hak etmeyenlerdi!
Gittiler; doğru insana yol açılsın diye...
*
Bahar geldi; su yürüyor şimdi her ağacın dalına...
Bahar geldi; yeşermekte yapraklar...
Bahar geldi; içine ve içime...
Ama, bahar gelirken gene ve yine giderken bahar; yanacak bazı canlar!..
*
Unutuyorsun bazen;
Attığın her okunun saplandığı nokta olmayabilir hedef...
Sen, sezdiğin hedefle buluşturmaya çalışacaksın okunun ucunu!
*
Değneğinin yere değdiği yer olmayabilir çoğu zaman dünyanın merkezi...
Dünyanın merkezi; yüreklerin ayrı köşelerinden tutuşmasıyla değil, kalplerin aynı noktada buluşmasıyla belirir!..
Belki bu hal; iki gönlün, aynı yerde kök salabilmesi olarak ifade edilebilir. Yani, iki sarmaşık tohumu gibi sanki...
*
Şimdi sen, bir ok olup uçarken... Veya bir hedef gibi beklerken... Neden sızlanmaktasın ki bulamadığın hedefler, yahut seni bulamayan oklar için?..
*
Bahar gelir, sular yürür; kışı canlı çıkaran her ağacın dalına, yaprağına...
Gönül ister ki; yanmasın canlar. Gönül ister ki; giden olmasın ve kalsın ilk gelen...
Peki, bu olur mu sence her zaman?..
*
Gidecek zaten; gidecek olanlar!
Anlamak lazım; yolcular için olduğunu yolcu koltuklarının!..
İsteyen iner, ve insin de zaten dilediği durakta;
Sen yürü!..
*
Hadi, şunu yaz bir kenara...
De ki;
Gidenler, beni hak etmeyenlerdi!
Gittiler; doğru insana yol açılsın diye...

