Mükemmelim ben!
Acaba... Acaba gerçekten mükemmel miyim?
Buna, bu "kişiliğe" dışından bakanlar cevap verebilir; mükemmel miyim?
*
Bence kusursuz olmana gerek yok. Hatasız olmayabilirsin...
Sen, sen gibi de güzelsin;
"Bu hâlin"le kabulümsün ve bu hâlin mükemmel...
*
Harika bir şekilde bardak düşürebilirsin elinden...
Etmen gereken telefonları unutabilir; beni, bulacağın yerde bekletebilirsin...
Benzeri kusurları kasten tekrarlamadığından eminim... Elinden geldiğince düzeleceğini de biliyorum.
O zaman nasıl hesaba çekebilirim ki seni; "neden mükemmel değilsin" diye?..
*
Mükemmel olmayışının sebebini biliyorum ben. Ama söylesem mi acaba, sana?..
Peki, söylüyorum...
Mükemmel değilsin, çünkü ben mükemmel değilim. Veya sen de benim kadar kusursuzsun!..
*
Hem, neden "hatasızlık" arayalım ki, söyle bana?
Ben, açıkçası; mükemmel olmanın yükünü taşıyamam. Üstelik sana da bunu yükleyemem.
Çünkü gerçekten kaldırılmaz bir ağırlık bu. Baş edilmez, tahammül sınırlarına sığmaz!..
*
Mükemmel olma, istemiyorum...
Sadece iyi niyetli ol. Her gün "daha iyi"ye doğru bir adım at.
Benim için yeter...
*
Ben, senin alına hayranım, yeşiline vurgunum...
Kendi üstüne sarılışına ve yavaşça açılışınaysa tutkunum. Hatta zarafetine, inceliğine bazen...
Şimdi, nasıl haykırabilirim ki sana; "neden dikenlerin var" diye...
...Gülüm?

