Kaydet
a- | +A

Günaydın!

Varsın çevren karanlık olsun... Sen, bu karanlığın içinde bile yarın sana "sabahı" getirecek olan güneşe bakan yıldızları görebiliyorsun ya; Alkışla kendini... § Ne mümkün şimdi karanlık olsun içimde; doğdu güneş... Bir ilkbahar sabahı gibi yüreğime doğdu! Günaydın dediğin ve günaydın demeyi senden öğrenen her insan adına binlerce günaydın... Verdiğin her şey gibi "günaydın"ların da sana geri döneceği için, hiç eksilmeyeceksin... § Nedir, nerdedir bilmediğim bir parçam hep kayıptı... Ne yapsam, nereye gitsem eksiktim işte, eksik... Dar geliyordu her yer zor geliyordu günler, sebepsizliğiyle!.. Şimdi bir ''buyurun''u beklerken mutlu olmamak mümkün mü? En sevilen ile yaşamak çok özel. Gerçek olmayan bu belki, yani sen... Yoksa, hayal mi yine?.. § Ben iyiyim, kötüyüm... Ben dostum, düşmanım... Ben aşkım, nefretim. Neyi istersen benden, oyum!.. Ama önemlisi; ben, seni isteyenim... § Arayan buluyor, isteyen alıyor, inleyen, sızlayan, ağlayan bir şekilde "ölüyor" kayboluyor, siliniyor... Hemfikiriz bunda artık, değil mi?.. § Bulduğun, gördüğün ilk güzel şeye benim için de bak... Ve bana da haber ver; Güzel olan sensin... Sen benim İstanbul''umsun! Bugünün, bu haftanın, bu ayın en güzel şeyi "sana" yazıyor olmak!.. § Tamam ama bir de "çiçeğin" olayım ve sen de benim bana en uzaktaki köklerimden biri ol...Ve besle beni! § Ve düşün bunu.

Hayalime göre hayalinim Hayalimde sen... Benim aradığımı sende arıyorsun. Bütün yolları bırakmışız bir tek birbirimizi bulabileceğimizi umduğumuz yoldayız. Gözlerimzi bir an bile kırpmadan en ufak bir kıpırtıyı kaçırmaktan korkarcasına bakıyoruz. Kan ter içinde kalıyoruz ama yorgunluğumuzu farkedemeyecek kadar yoğunuz. Çünkü arıyoruz dünyanın en güzel insanını. Dinlemeye vaktimiz çok olacak bulduğumuzda birbirimizi. Peşine düşmüşüz o sonsuz aşkın...  Haklısın. Aradığımı hâlâ bulamamışsam, sebebi; aradığımı bilmemendir. Arandığımı bilmediğim gibi... Oysa bilmek ne kadar çabuk buluşturur bizi. Sahip olmak istediğimden daha fazla "sahiplenilmeyi" bekliyorum. Artık arandığımı düşünüyorum. Sadece bir varsayım ama ya doğruysa? Değilse yoluma devam ederim. Ama ya doğruysa...  Hayalini sana gönderiyorum artık. Çünkü sana geldiğinde, senide mıknatıs gibi bana getirecek "ben" tutkunluğuyla. Hayalinle, özeneceğin hatta kıskanacağın neler yaşadık biz... İşte bu yüzden hayalini sana gönderiyorum. Birlikte gelmeniz dileğiyle. Sizin için ne sabırsızlanıyorum bir bilsen... NURHAN TAŞÇI

Türk Kadınından (Türkiye Şehit Anneleri Derneği Başkanı Pakize Akbaba''nın güzel ve uzun şiirinin ancak bir kısmını yayınlayabiliyorum...) Omuzumda merminin izi var hâlâ Başımı eğerim yalnız Allah''a Tütüyor ocaklar, tütüyor daha

Savurtmam külümü sönmeden önce Türk kadını şeref, onur misali Doğurmuş yiğitler yoktur emsali Bölmez vatanını bölmez vallahi Beşikdeki dahi gitmeden önce Ekmeğimi aşımı suyumu işte Eşim yok merhamet iyi huy işte Vatanım bayrağım herşeyden üste Sürdürmem elini ölmeden önce Canımın özünde vatan toprağı Çekmişim gönlüme şanlı bayrağı Türk''ün yiğitleri onur toprağı İndirmez bayrağı ölmeden önce Kanımız vatana sel gibi akar Bir şehit bin defa ayağa kalkar Yiğitler söndürmez ocağı yakar Söndürmez ateşi canından önce Vatanıma olsun bu canım helal Başımın tacıdır yıldızla hilal Türk ileri diyor Mustafa Kemal Geriye dönmek yok ölümden önce.

Yaşamak Yaşamak ömür boyu, Dertten kederden

uzak. Hayata neş''e ile Sevgi ile bağlanmak... Dertle dolu dünyada, Dertsiz bir hayat

bulmak; Bir ömür mutlu

olmak... İşte budur yaşamak. Hayatın baharında Darılıp küsmek olmaz. Ağlasak da gülsek de, Güzel şeydir yaşamak. ÖMER İLYASOĞLU/TRABZON

STOPLAYANLAR Işıl Akbahar-Bursa, Çilem, Halime Sarpdağ-Isparta, Nurhan Taşçı-Bursa, Nihayet Ağçay-İst., Songül Madik-İst., Aşık Gürkani... (Not: Aşık, bana gönderdiğin "insanlar" isimli şiirini yeniden gönderiver. Fakstan iyi geçmemiş bir kısmı okunmuyor ve yayınlayamıyorum.)

ÖĞRENDİM Kİ! Zirvelerin rüzgarına dayanmak herkesin harcı değildir...